ayırdı ile cümle

ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Każdego dnia przez 20 lat jadłem je na lunch.”
Diğer gözünün de sorun çıkarması üzerine 1964 yılında kendisini emekliye ayırdı.Den senare tjänsten innehade han till sin pensionering år 1964.
Ortadan ikiye ayırdık.Vi bröt den itu.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.І побачив Бог світло, що він гарний, і відокремив Бог світло від темряви.
Yalnızca besinleri birbirinden ayırdığı bilinmektedir.Види відрізняються між собою лише за забарвленням.
Chung hayırseverliği onu neslin diğer işadamlarından ayırdı.Двоє інших Олексиних братів розділили з ним долю підпільника.
Kimler ayırdı bizi 07.Як зустрілись… 07.
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.На спорудження комплексу іранський уряд виділив $ 2 млрд.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.Švýcarský časopis Camera mu věnoval zvláštní vydání.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Bůh viděl, že světlo je dobré, a Bůh oddělil světlo od tmy.
Chung hayırseverliği onu neslin diğer işadamlarından ayırdı.A právě jeho světlé vlasy jej od ostatních z jeho rodu odlišovaly.
1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı.V roce 1954 zanechal své veřejné práce a celý svůj čas zasvětil psaní.
Ancak sezon sonunda yollarını ayırdılar.Následující jaro se jejich cesty oddělili.
Yar.1: 4 Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Viděl, že světlo je dobré, a oddělil světlo od tmy.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dumnezeu a văzut că lumina era bună; și Dumnezeu a despărțit lumina de întuneric.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.Importanta revistă londoneză Index of Censorship i-a dedicat un număr special.
İkili, yollarını ayırdı ve Mayer solo kariyerine adım attı.Ca și rezultat, duetul s-a destrămat, Mayer continuându-și cariera solo.
2015 yılında Seda Güven'le yollarını ayırdı.2015 A reménnyel győzködjük magunkat.
Bunun ardından Montreal'a taşındı ve tüm vaktini yazmaya ayırdı.Hazatért Budapestre, és minden idejét az írásnak szentelte.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.És látá Isten, hogy jó a világosság; és elválasztá Isten a világosságot a setétségtől.
Kulüp ayrıca Gamper'in üyelik numarasını emekliye ayırdı.A Barca tisztelete jeléül befagyasztotta Gamper tagsági számát.
Mimar mekanı merkezde Musalar Salonu ve iki yanında büyük daireler olmak üzere üç bölüme ayırdı.Külön épületben helyezték el a három szobás szaktanítói lakást a hozzá tartozó melléképületekkel együtt.
Kendisine ayırdığı zamanlarda ise bir seri katil...Amikor már saját sorozatot kapott akkor már ezreket mészárolt le.
976 yılında II. Otto bu eyaleti merkezden ayırdı ve Babenberger ailesinden gelen Liupold'a (I. Leopold) verdi.976-ban Ausztria vezetését II. Ottó a Babenberg-házból származó I. Lipótra bízta.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Sana vuoden jokaiselle päivälle.
Bu ayırdıklarını küçük kardeşi Mago'nun komutasına verdi.Joukkuetta valmensi hänen isoveljensä Miika Elomo.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.Mutta jos ne otetaan irti toisistaan, ne vetävät toisiaan puoleensa.
1323 yılında imzalanan Nöteborg Antlaşması (Fince: Pähkinäsaaren rauha), Karelya'yı ikiye ayırdı.Με την Συνθήκη του Νότενμποργκ (φινλανδικά: Pähkinäsaaren rauha) το 1323, η Καρελία χωρίστηκε μεταξύ των δύο.
2001 yılında Atlanta Hawks 21 numaralı formasını emekliye ayırdı.Το 2001 οι Ατλάντα Χοκς απέσυραν τη φανέλα του με το νούμερο 21.
Venedikliler burayı 4 idari birime ayırdı.Ο Καίσαρας άφησε εκεί τέσσερις λεγεώνες φεύγοντας.
Gazmimihal hayatının büyük bir bölümünü halk müziği araştırmalarına ayırdı.Ο Αλφεράκης αφιέρωσε ένα μεγάλο μέρος της ζωής του στη μουσική.
Yirmi iki bölümlük ssezon bölümleri iki bloka ayırdı.Den bestod af 22 afsnit udsendt i to blokke.
Steno parçalara ayırdığı kadavrayı dikkatle inceleyerek buna dair elde ettiği bulguları 1667 yılında yayınlar.Steno membelah kepalanya dan empublikasikan penemuannya pada tahun 1667.
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.Pemerintah Iran dilaporkan telah mengeluarkan anggaran sebesar US$2 miliar untuk keperluan pengembangan itu.
Aynı ay Minogue, "kariyerini daha fazla kontrol altına almak" için Roc Nation ile yolunu ayırdı.Trong tháng đó, cô cũng chấm dứt với Roc Nation "để kiểm soát sự nghiệp của mình tốt hơn."
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.Chính phủ Iran đã thông báo dành 2 tỉ đô la cho xây dựng tổ hợp này.
Ayrıca birkaç gününü the Ethics başyapıtını henüz tamamlamış olan Spinoza ile yoğun tartışmalara ayırdı.Ông cũng trải qua vài ngày tranh luận hăng say với Spinoza, người vừa mới hoàn thành tác phẩm chính, Đạo đức.
Wawrinka, Eylül 2011'de Lundgren ile yollarını ayırdığını açıkladı.Tháng 9 năm 2011, Wawrinka thông báo việc không hợp tác cùng Lundgren nữa.
Chung hayırseverliği onu neslin diğer işadamlarından ayırdı.Hoạt động từ thiện của ông làm ông khác biệt với tất cả các doanh nhân khác cùng thế hệ.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.Một khi giao cấu xong, chúng sẽ tách nhau ra.
İkisini güvenlik ayırdı.Cả hai chia tay trong yên bình.
Ölümün ayırdıkları son mekan olarak ahirette buluşurlar.死してなお世を憂い現世に留まる者達。
ABD elektrikli arabalar ve bataryalar için 2.4 milyar dolarlık bir ödenek ayırdı.アメリカ合衆国は電気自動車とバッテリー向けの連邦補助金にUS$24億を約束した。
1977'de grup ve Preston yollarını ayırdı.1971年、アシュトンとフィールドが脱退。
İki Kilikya'yı ise Lamas (Limonlu) çayının birbirinden ayırdığı kabul edilir.レモン・ジュースが使われるか否かが、2つのカクテルの大きな違いなのである。
Kadın olduğunun bu kadar az ayırdında olması ürpertici.女として自覚なさ過ぎて怖い。
Ev sahibi, misafirleri için hindi etini parçalara ayırdı.主人はお客に七面鳥の肉を切り分けた。
Yar.1: 4 Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.」1:4「神看光是好的、就把光暗分開了。
Ertesi gün kilisede Albay Fitzwilliam, Darcy'nin Bingley'i Jane'den ayırdığını ağzından kaçırır.次日,菲茨威廉上校无意中让伊丽莎白得知,是达西令珍妮和彬格莱分隔两地。
Bulls ona ait 23 numarayı emekliye ayırdığı için, 45 numara ile oynamaya başlası.隋炀帝时始設,为正五品,列八十一御妻,定员二十名。
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.神看光是好的,就把光暗分开了。
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.이 일이 끝나면 우린 서로 풀어야 할 것도 있고.
1998'de USAF bu uçakları emekliye ayırdı.ב-1998 רכשה יטי איירליינס את המטוס.
New York'taki ilk konserinde büyük övgüler aldı ve dinlenmek için gezmeye çok zaman ayırdı.הופעתו הראשונה בניו יורק קצרה שבחים רבים ומאז עד סוף חייו הרבה במסעות קונצרטים.
Ayrıca birkaç gününü the Ethics başyapıtını henüz tamamlamış olan Spinoza ile yoğun tartışmalara ayırdı.הוא גם בילה מספר ימים בדיון סוער עם שפינוזה, אשר זמן קצר לפני כן השלים את יצירת המופת שלו, האתיקה.
İki buçuk sene beraber olduk ama mesafe ve sürekli seyahat etmeler bizi ayırdı.בשל כך הוא גם שונה כשנתיים וחצי בכל מזל והשפעות ניכרות לאורך זמן.
Ancak kısa süre sonra Vincent, üçüncü kez yollarını Simmons ve Stanley ile ayırdı.Не след дълго, Винсънт излиза отново със Симънс и Стенли за трети път и отново скъсват музикалните си връзки.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.I vidje Bog da je svjetlost dobra; i rastavi Bog svjetlost od tame.
İkisini güvenlik ayırdı.Obje vrste su zaštićene.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Písal som ti každý deň celý rok."

İlgili Sayfalar