ayırdı ile cümle
ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.Et si pour toi, ce n'est pas un nombre complexe. Mais on peut les séparer et dire que
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.I to wciąż może nie wyglądać dla Was jak liczba zespolona. Ale gdy oddzielimy części to możemy powiedzieć
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.Og som stadig måske ikke ligne et komplekst tal til dig.
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.To ešte stále nevyzerá ako komplexné číslo.
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.To ještě stále nevypadá jako komplexní číslo.
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.وهذه االصورة بالنسبة لك قد لا تشبه العدد المركب لكن يمكننا الآن ان نفصلهم فنقول
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.これらの数字を分けて、 これは、(ac+bd)/(c^2+d^2)
Tabiki başta ayırdığımız eksi x var.A to celé násobíme '-x'.
Tabiki başta ayırdığımız eksi x var.Y por supuesto, está el coeficiente principal -x.
Tabiki başta ayırdığımız eksi x var.وبالطبع، لدينا ذلك الـ -x
Tabiki başta ayırdığımız eksi x var.ここでの一般的な考えは
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Chúng tôi dành trọn một kỳ báo cho vụ này.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Ci abbiamo dedicato tutto un numero.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Escribimos todo un número al respecto.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Fizémos disso um grande ponto de debate.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Készítettünk egy egész lapszámot erről.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.스켑틱 매거진 한 호를 통째로 할애한 적이 있죠.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Mali sme o tom celé číslo.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.On a fait tout un sujet là-dessus.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Poświęciliśmy temu tematowi całe wydanie.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.S-a creat o întreagă problemă din asta.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Teimme siitä kokonaisen numeron.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Věnovali jsme jí celé číslo časopisu.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Vi gjorde ett helt tidningsnummer (Skeptic magazine) om det.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Vi udgav et helt nummer om det.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.We kennen het verhaal.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Wir hatten dem eine komplette Ausgabe gewidmet.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Το κάναμε ολόκληρο ζήτημα.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Мы посвящали этому целый номер.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.Направихме цяло издание по темата.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.הקדשנו לכך גליון שלם.
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.قمنا باصدار عدد كامل عنها
Tamamen bu konuya ayırdığımız bir sayımız var.アルカイダの 19 名が飛行機をビルに
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.아직은 존트라볼타까지는 아니지만 이미 작업 중이랍니다. 시간 내주셔서 감사드립니다.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Niezupełnie to John Travolta, ale nad tym też pracujemy. Dziękuję bardzo za poświęcony czas.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Noch nicht ganz John Travolta, aber wir arbeiten daran. Ich danke euch für eure Zeit.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.No es John Travolta, todavía, pero estamos en eso también. Gracias por su tiempo.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Non è ancora John Travolta, ma stiamo lavorando anche a questo, quindi grazie mille per il vostro tempo.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Pas encore John Travolta mais on y travaille. Merci beaucoup.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Конечно, ещё не Джон Траволта, но мы над этим работаем. Всем огромное спасибо за внимание.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.Не е съвсем Джон Траволта още, но работим и по това, много ви благодаря за времето.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.לא ממש ג'ון טרבולטה, אבל אנחנו עובדים גם על זה אז תודה רבה על זמנכם
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.ليس بالضبط جون ترافولتا بعد ، لكننا نعمل على ذلك أيضا ، شكرا جزيلا على ما منحتوني من وقتكم.
Tam olarak John Travolta değil henüz ama üzerinde çalışıyoruz, ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.ご清聴ありがとうございました ありがとう
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.가장 세부적으로는, 종교를 기준으로 나눌 수 있습니다.
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.שבאופן הגרעיני ביותר , אני מפריד אותם על פי הדת
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.قمت بتفصيلها حسب الدّين،
Tane tane, bu aileleri dinlerine göre de ayırdık.世界には72の宗教分類がありますから
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.A Bôh videl svetlo, že je dobré, a Bôh oddelil svetlo od tmy.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Allah senang melihat hal itu. Lalu dipisahkan-Nya terang itu dari gelap
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.A viděl Bůh světlo, že bylo dobré; i oddělil Bůh světlo od tmy.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dieu vit que la lumière était bonne; et Dieu sépara la lumière d`avec les ténèbres.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dios vio que la luz era buena, y separó Dios la luz de las tinieblas
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dio vide che la luce era cosa buona e separò la luce dalle tenebr
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ðức Chúa Trời thấy sự sáng là tốt lành, bèn phân sáng ra cùng tối.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ðức_Chúa_Trời thấy sự sáng là tốt_lành , bèn phân sáng ra cùng tối .
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Dumnezeu a văzut că lumina era bună; şi Dumnezeu a despărţit lumina de întunerec.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.És látá Isten, hogy jó a világosság; és elválasztá Isten a világosságot a setétségtõl.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Het beviel God en Hij maakte een duidelijke scheiding tussen het licht en het donker.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.In videl je Bog svetlobo, da je dobra; in ločil je Bog svetlobo od teme.