ayırdı ile cümle
ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.I widział Bóg światłość, że była dobra; i uczynił Bóg rozdział między światłością i między ciemnością.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Ja Jumala näki, että valkeus oli hyvä; ja Jumala erotti valkeuden pimeydestä.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.그 빛이 하나님의 보시기에 좋았더라 하나님이 빛과 어두움을 나누사
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Och Gud såg att ljuset var gott; och Gud skilde ljuset från mörkret.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Og Gud så, at Lyset var godt, og Gud satte Skel mellem Lyset og Mørket,
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Og Gud så at lyset var godt, og Gud skilte lyset fra mørket.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Und Gott sah, daß das Licht gut war. Da schied Gott das Licht von der Finsternis
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Viu Deus que a luz era boa; e fez separação entre a luz e as trevas.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.και ειδεν ο Θεος το φως οτι ητο καλον και διεχωρισεν ο Θεος το φως απο του σκοτους
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.И Бог видя, че светлината беше добро; и Бог раздели светлината от тъмнината.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.И увидел Бог свет, что он хорош, и отделил Бог свет от тьмы.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.וירא אלהים את האור כי טוב ויבדל אלהים בין האור ובין החשך׃
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.وراى الله النور انه حسن. وفصل الله بين النور والظلمة.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.神 看 光 是 好 的 、 就 把 光 暗 分 開 了
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.神 看 光是 好 的 、 就 把 光 暗 分開了
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Ale co jemu dí odpověd Boží? Pozůstavil jsem sobě sedm tisíců mužů, kteříž neskláněli kolen před Bálem.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Ale čo mu hovorí na to Božia odveta? Zanechal som si sedem tisíc mužov, ktorí nesklonili kolena modle Bálovi.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Ale cóż mu mówi Boska odpowiedź? Zostawiłem sobie siedm tysięcy mężów, którzy nie skłonili kolana Baalowi.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Cosa gli risponde però la voce divina? ginocchio davanti a Baal
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››De mit mond néki az isteni felelet? Meghagytam magamnak hétezer embert, a kik nem hajtottak térdet a Baálnak.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››저에게 하신 대답이 무엇이뇨 내가 나를 위하여 바알에게 무릎을 꿇지 아니한 사람 칠천을 남겨 두었다 하셨으니
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Men hvad sier Guds svar til ham? Jeg har levnet mig syv tusen menn som ikke har bøiet kne for Ba'al.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››както е писано: "Бог им даде дух на безчуствие, очи – да не виждат и уши – да не чуват".
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››Що ж глаголе йому Божа відповідь? Зоставив я собі сїм тисяч мужів, що не приклонили колїна перед Ваалом.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››אבל מה ענה אתו מענה אלהים השארתי לי שבעת אלפים איש אשר לא כרעו לבעל׃
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››لكن ماذا يقول له الوحي. ابقيت لنفسي سبعة آلاف رجل لم يحنوا ركبة لبعل.
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››神 的 回 話 是 怎 麼 說 的 呢 . 他 說 、 『 我 為 自 己 留 下 七 千 人 、 是 未 曾 向 巴 力 屈 膝 的 。
Tanrının ona verdiği yanıt nedir? ‹‹Baalın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.››神 的 回話 是 怎麼說 的 呢 . 他說 、 『 我 為 自己 留下 七千 人 、 是 未 曾 向 巴力 屈膝 的 。
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.만약 당신이 토끼 잡는 시간을 줄여서 두 마리의 토끼를 잡을 수 있다고 하면, 평균적으로 240개의 배리를 딸 시간을 얻게 됩니다.
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.Als u de hoeveelheid tijd die u besteed aan het vangen van konijnen vermindert
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.Tehát ez a D lehetőség.
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.君は2匹のウサギを捕まえる。すると・・・ 君には240個のベリーを取るのに十分な時間が できるんだ。 そして、例えば君がウサギを捕まえるための時間を もっと減らしたとしよう
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Đây là những điểm phân vị của Uganda.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Dit zijn de kwintielen van Oeganda.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Há os quintis do Uganda.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Nämä ovat Ugandan viidenneksiä.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Questi sono i quintili dell'Uganda.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Voici les quantiles de l'Ouganda.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Вот квинтили Уганды.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Това са петините в Уганда.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.우간다를 나누면, 우간다 내에도 꽤 차이가 존재합니다. 이것은 우간다의 5분위수입니다.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Acestea sunt cele cinci părţi ale Ugandei.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Det här är Uganda i kvintiler.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Dette er femdelingen af Uganda
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Estos son los quintiles de Uganda.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Ezek Uganda kvintilisei.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Hier ist Uganda in Fünftel aufgeteilt.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Ini adalah seperlima dari Uganda.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Jeśli podzielimy Ugandę, widać duże różnice.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Tohle jsou kvintily - pětiny - Ugandy.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Toto sú kvintily Ugandy.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Αυτά είναι τα πέμπτα της Ουγκάντα.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.Оце — квінтілі (поділ даних на 5 рівних груп) по Уганді.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.יש פער משמעותי בתוך אוגנדה. אלה חמישיות מאוגנדה.
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.نجد اختلافاَ كبيراً داخل أوغندا. هذه هي أخماس أوغندا
Uganda'yı bölersek eğer, Uganda'nın içinde de bayağı farklar var. Uganda'yı beş parçaya ayırdım.ウガンダで最も富裕な20%がここ
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Ďakujem vám veľmi pekne za váš čas.
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Danke, dass Sie sich die Zeit genommen haben. (Applaus)
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Dank jullie wel voor jullie aandacht.
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Dziękuję bardzo za uwagę. (Brawa)