ayırdı ile cümle

ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bizimle konuşmaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.Thank you for taking the time to talk to us.
Dan, Linda'yı solunum cihazından ayırdı.Dan disconnected Linda from her respirator.
Tom ve ben bir sürahi bira ayırdım.Tom and I split a pitcher of beer.
Tom ve Mary bir şişe şarap ayırdı.Tom and Mary split a bottle of wine.
Konsey bilimsel araştırmalar için milyonlarca dolar ayırdı.The council has committed millions of dollars to the scientific research.
Tom aslında bizimle konuşmak için zaman ayırdı.Tom actually took the time to talk to us.
Dostluğumuzu kestikten sonra onun numarasını ayırdım.I removed her number after severing our friendship.
Uşak geldi ve ağacı küçük parçalara ayırdı.And the servant came and chopped the Tree into little pieces.
Tom sonunda büyükannesini aramak için zaman ayırdı. Onun öldüğü ortaya çıktı.Tom finally got around to calling his grandmother. It turned out she was dead.
Çocuğumu benden ayırdılar.They took my child away from me.
Biz arkadaşları ayırdık.We parted friends.
Tom resmi parçalara ayırdı.Tom tore the picture into pieces.
Mary resmi parçalara ayırdı.Mary tore the picture into pieces.
Kendine yeni bir cep telefonu ayırdın mı?Did you sort yourself a new cellphone?
Öğretmen öğrencileri gruplara ayırdı.The teacher split the students into groups.
Tom saati parçalara ayırdı.Tom took the clock apart.
Yıldırım meşeyi ayırdı.The thunderbolt split the oak.
Tom Fransızca öğrenmek için çok zaman ayırdı.Tom devoted a lot of time to studying French.
İşten zaman ayırdım ve doktora gittim.I took time off from work and went to the doctor.
İşten zaman ayırdım ve ve hastaneye gittim.I took time off from work and went to the hospital.
Tom bize yardım etmek için zaman ayırdı.Tom took the time to help us.
Tom bize yardımcı olmak için zaman ayırdı.Tom took the time to help us.
Tom, Mary'ye yardım etmek için zaman ayırdı.Tom took the time to help Mary.
Sami banka soygunu için zaman ayırdı.Sami has done time for bank robbery.
Onu iki parçaya ayırdım.I have cut it into two pieces.
Tom hamuru iki parçaya ayırdı.Tom divided the dough into two portions.
Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.And God saw the light that it was good; and he divided the light from the darkness.
Tom, Mary için bir dilim pasta ayırdı.Tom saved a piece of cake for Mary.
ABD elektrikli arabalar ve bataryalar için 2.4 milyar dolarlık bir ödenek ayırdı.The US has pledged US$2.4 billion in federal grants for electric cars and batteries.
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.The Iranian government has reportedly devoted US$2 billion to this development.
1323 yılında imzalanan Nöteborg Antlaşması (Fince: Pähkinäsaaren rauha), Karelya'yı ikiye ayırdı.The Treaty of Nöteborg (Finnish: Pähkinäsaaren rauha) in 1323 divided Karelia between the two.
Tumblr, 2011 yılı itibarıyla yatırımcılardan yaklaşık 125 milyon dolar kaynak ayırdı.As of 2011 Tumblr had received about $125 million of funding from investors.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.The Swiss magazine Camera honored him with a special issue.
Németh gittikçe kendini parti lider kadrosundan ayırdı.Németh gradually decoupled himself from the party leadership.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.4God saw that the light was good, and He separated the light from the darkness.
Wawrinka, Eylül 2011'de Lundgren ile yollarını ayırdığını açıkladı.In September, Wawrinka announced that he had parted ways with Lundgren.
İkili, yollarını ayırdı ve Mayer solo kariyerine adım attı.The two parted ways, and Mayer embarked on a solo career.
Chung hayırseverliği onu neslin diğer işadamlarından ayırdı.His courteous manner sets him apart from the other men.
Kilise meselelerine daha fazla zaman ayırdıktan sonra Çimiskes, 975 ilkbaharında döndü.After dealing with more Church matters, Tzimiskes returned in the Spring of 975.
3 Aralık'ta grup Interscope ile yollarını ayırdı.The band parted ways with Interscope on December 3.
Leuven'den ayrılıp Anvers'e giderek orada zamanını felsefe konuları üzerine düşünmeye ayırdı.He left Leuven for Antwerp, there to devote his time to contemplation of philosophy.
2004 yılında Lowery ve Manson yollarını ayırdı.In 2004, Lowery and Manson parted company.
1976 yılından itibaren tüm zamanını partiye ve sosyal faaliyetlere ayırdı.Since 1976 she has worked exclusively in party and social activities.
Kısa süre sonra şirketle yollarını ayırdı ve Queen Latifah'nın Flavor Unit oluşumuna katıldı.He soon parted ways with the label and became a member of Queen Latifah's Flavor Unit establishment.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.When separated, they attract each other.
Grup üyeleri, 1994'te yollarını ayırdı.The band members parted ways in 1994.
Birkaç yıl süren birlikteliğin ardından Loeb ve Mitchell yollarını ayırdılar.After developing a following together, Loeb and Mitchell parted ways a few years after college.
Redpoint Ventures, Harrison Metal ve Felicis Ventures'dan 7,3 milyon dolar kaynak ayırdı.It received $7.3 million in funding from Redpoint Ventures, Harrison Metal and Felicis Ventures.
Kimler ayırdı bizi 07."U Told Me" 07.
Değişik asitleri ayırdı ve alkali ile kombinasyon sonucunda sabun elde etti.He separated the different acids that, in combination with the alkali, produced the soap.
1303'den itibaren II. Andronikos ile İrini saraylarını ayırdı.Since 1303, Andronikos II and Irene held separate courts.
Natalya oradan ayrılırken Nikki ona saldırı ve onları hakemler ayırdı.As Natalya was leaving the ring, Nikki attacked her once again until referees separated them.
Teknolojinin insanı çevreden ayırdığını ve doğayı yok ettiğini ifade eder.Technology has accomplished the task of separating man from nature.
Yar.1: 4 Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.4 And God saw the light, that good: and God divided the light from the darkness.
Ancak sezon sonunda yollarını ayırdılar.They parted ways at the end of the season.
Kapalı insanlara kıyasla, daha yaratıcı ve arzularının daha fazla ayırdında olan insanlardır.They tend to be, when compared to closed people, more creative and more aware of their feelings.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”I'd like to spend a few months there every year."
Yirmi iki bölümlük ssezon bölümleri iki bloka ayırdı.There were twenty-two episodes aired in two blocks.
Bulls ona ait 23 numarayı emekliye ayırdığı için, 45 numara ile oynamaya başlası.Since the Bulls had already retired his number 23, he returned wearing number 45.
Cevabı bulduk. İfadeyi çarpanlarına ayırdık.We have factored the expression.

İlgili Sayfalar