ayırdı ile cümle

ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Acil durumlar için bir sürü yiyecek ayırdık.We have reserved a lot of food for emergencies.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.I took the radio apart to repair it.
Tom benim için bir koltuk ayırdı.Tom held a seat for me.
Çocuk radyoyu parçalara ayırdı.The boy took the radio apart.
O sadece eğlenmek için parçalara ayırdı.He took the clock apart just for fun.
Şirketimize ziyarette bulunmak için zaman ayırdığınız için size teşekkürler.Thank you for taking the time out to pay a visit to our company.
Annesi gözlerini ayırdı.His mother opened her eyes wide.
Polis kavga eden iki adamı ayırdı.The policeman separated the two men who were fighting.
Polis kavgayı ayırdı.The police broke up the fight.
Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.We dissected a frog to examine its internal organs.
Ben okula gitmeden önce bir saatlik koşuya vakit ayırdım.I put in an hour of jogging before I go to school.
Öğretmen Tanaka'yı övgü için ayırdı.The teacher singled out Tanaka for praise.
Öğretmen bizi iki gruba ayırdı.Our teacher separated us into two groups.
O, kağıdı ikiye ayırdı.He tore the paper in two.
O, masayı kendine ayırdı.He had the table to himself.
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.He has a reputation for taking a long time to make up his mind.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
O benim için bir yer ayırdı.He kept a seat for me.
O, bir saati parçalara ayırdı.He took apart a watch.
Tüm vaktini tarih çalışmalarına ayırdı.He devoted all his time to the study of history.
Kitaplarını beş kategoriye ayırdı.He grouped his books into five categories.
O meşguldü, ama bana şehri gezdirmek için zaman ayırdı.He was busy, but he took the time to show me around the city.
Araştırma çalışması için yeterli para ayırdılar.They earmarked enough money for research work.
Konuşmasını özet şeklinde parçalara ayırdı.She took down the speech in shorthand.
O, mektubu parçalara ayırdı.She tore the letter into pieces.
O mektubu okuduktan sonra, onu parçalara ayırdı.After she had read the letter, she tore it to pieces.
O, mektubunu parçalara ayırdı.She tore his letter to pieces.
Daha sonra alacağım CD'yi daha şimdiden ayırdım.I've already picked out the CD I'm going to buy next.
Anne dövüşen çocukları ayırdı.The mother separated the fighting children.
Tom kağıdı iki parçaya ayırdı.Tom tore the paper in half.
O, elmayı iki parçaya ayırdı.She cut the apple in two.
Gazeteyi parçalara ayırdı.I tore the newspaper into pieces.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.Thank you for your time.
Tom sözleşmeyi okumak için zaman ayırdı.Tom took his time reading the contract.
Tom bütün evi kendine ayırdı.Tom had the whole house to himself.
Tom parti için üç yüz dolarlık bütçe ayırdı.Tom budgeted three hundred dollars for the party.
Tom Mary'nin mektubunu ikiye ayırdı.Tom tore Mary's letter in half.
Tom bütün odayı kendine ayırdı.Tom had the whole room to himself.
Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.Tom had the whole campsite to himself.
Bomba Tom'un evini parçalara ayırdı. İyiki, o anda evde değildi.The bomb blew Tom's house to smithereens. Fortunately, he wasn't at home at the time.
Bomba Tom'un arabasını parçalara ayırdı.The bomb blew Tom's car to smithereens.
Tom kirli çamaşırlarını ayırdı.Tom sorted his laundry.
Tom Mary'ye bir yer ayırdı.Tom saved Mary a seat.
Tom bir koltuk ayırdı.Tom reserved a seat.
O Hamlet, kalbimi iki parçaya ayırdın.O Hamlet, you have broken my heart in two.
Çalışmaya çok zaman ayırdı.He devoted a lot of time to study.
Tom. Almanca cümlelerde Mary'yi sık sık bir virgülle ayırdığı için üzgün.Tom is sad, as in German sentences he is often separated from Mary by a comma.
Beni görmek için zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.I appreciate you making the time to see me.
Sadece vazgeçemiyorum. Bu konuda çok fazla zaman ayırdım.I can't just give up. I've put in way too much time on this.
Pastırmamı benim için ayırdın.You've saved my bacon for me.
Sana bir koltuk ayırdım.I saved you a seat.
Daha sonrası için yiyeceğimi ayırdım.I saved up my food for later.
Onlar arabaları park etmek için bir alanı çitle ayırdı.They fenced off an area to park cars.
Mary ekmeği iki parçaya ayırdı.Mary divided the bread into two pieces.
Yardım etmek için zaman ayırdığınız için teşekkürler.Thanks for taking the time to help.
Tom eşyaları üç kümeye ayırdı.Tom separated the items into three piles.
Sana bir koltuk ayırdık.We saved you a seat.
Sana yanımda bir koltuk ayırdım.I've saved you a seat next to me.
Görüşme ve bize ayırdığınız zaman için çok teşekkürler.Thank you very much for the interview and the time you have given us.
Sana burada bir koltuk ayırdım.We saved you a seat right here.

İlgili Sayfalar