ayırdı ile cümle
ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Y si aceptaban, le dábamos el que ellos habían armado y nosotros desarmamos.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Και αν μας έλεγαν ναι, τους δίναμε αυτό που είχαν φτιάξει και το σπάγαμε.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Ако кажеха да, им давахме този, който са сглобили, а ние развалили.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.И если они соглашались, мы давали им тот самый, который они построили, а мы разобрали.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Якщо вони погоджувались, ми давали їм збудований та розібраний нами виріб.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.ואם הם אמרו "כן", נתנו להם את זה שהם בנו ואנו פירקנו.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.إذا كانت إجابتهم نعم ، أعطيناهم التي بنوها سابقاً ، وفككناها .
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.これがエンドレスな行為-
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekBeh, così lei è sempre in cabina e io dico "Non vedo l'ora di prendere un po 'di tempo a parte."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekCuando se subió al taxi le dije "estoy deseando que nos separemos durante algún tiempo."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekEh bien, si elle est dans la cabine et je dis: "Je suis impatient de prendre un peu de temps d'intervalle."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekNun, so ist sie in die Kabine bekommen, und ich sage: "Ich freue mich darauf, etwas Zeit nehmen auseinander."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." DemekНу, так что она становится в кабину и я говорю: "Я с нетерпением жду, чтобы принимать какое-то время врозь."
Eh, o yüzden taksiye biniyor ve "Ben biraz ayrı zaman ayırdığınız için sabırsızlıkla bekliyorum." Demekحسنا، حتى انها الدخول في سيارة أجرة وأنا أقول "إنني أتطلع إلى أخذ بعض الوقت بعيدا."
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?2時間は? 1時間なら?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?사무실에서 마지막으로 3시간을 스스로에게 할당해본 때가 언제인가요?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Cand ati avut ultima data 3 ore neintrerupte de munca la serviciu?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?¿Cuándo fue la última vez que tuvieron tres horas para sí en la oficina?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Hvornår har I sidst haft 3 timer for jer selv på kontoret?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Kapan terakhir kali Anda memiliki tiga jam untuk diri Anda sendiri di kantor?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Kdaj ste v pisarni nazadnje imeli tri ure miru za delo?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Kdy jste pro sebe v kanceláři měli naposled tři hodiny?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Kedy ste mali naposledy tri hodiny len pre seba?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Kiedy ostatnio mieliście dla siebie 3 godziny w biurze?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Lần cuối cùng mà anh/chị dành cho mình ba tiếng tại văn phòng là khi nào?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?När hade du senast tre timmar för dig själv på kontoret?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Ön mikor töltött utoljára 3 órát a gondolataiba merülve az irodában?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Quand avez-vous eu trois heures à vous au bureau pour la dernière fois ?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Quando è stata l'ultima volta che avete sfruttato tre ore in ufficio?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Quando foi a última vez que tiveram 3 horas para si no escritório?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Wanneer was de laatste keer dat je drie uur voor jezelf had op kantoor?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Wann hatten Sie zuletzt drei Stunden für sich im Büro?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Πότε ήταν η τελευταία φορά που είχατε δικές σας τρεις ώρες στο γραφείο;
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Кога за последно сте имали три часа спокойствие в офиса?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Когда в последний раз у вас было три часа на свои дела в офисе?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?Коли востаннє у вас було три години на власні справи в офісі?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?מתי הפעם האחרונה שהיו לך שלוש שעות לעצמך במשרד?
En son kendinize ofiste üç saat ayırdınız?متي كانت آخر مرة قضيت فيها ثلاث ساعات لنفسك في المكتب؟
Erkekleri dişilerden ayırdık.Abbiamo separato i maschi dalle femmine.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Am separat masculii de femele.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Chúng tôi phân tách những con đực ra với con cái.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Elkülönítettük a hímeket a nőstényektől.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Hemos separado los machos de las hembras.
Erkekleri dişilerden ayırdık.저희는 수컷을 암컷에게서 분리했고,
Erkekleri dişilerden ayırdık.Nous avons séparé les mâles des femelles.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Oddělili jsme samce od samiček.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Oddzieliliśmy samce od samic.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Separámos os machos das fêmeas.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Vi har skilt hannerne fra hunnerne.
Erkekleri dişilerden ayırdık.We scheidden de mannetjes van de wijfjes.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Wir haben die Männchen von den Weibchen getrennt.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Мы отделили самцов от самок.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Разделихме мъжките от женските.
Erkekleri dişilerden ayırdık.Розділяємо самців та самок.
Erkekleri dişilerden ayırdık.הפרדנו את הזכרים מהנקבות.
Erkekleri dişilerden ayırdık.قمنا بفصل الذكور عن الإناث.
Erkekleri dişilerden ayırdık.オスを小さなポットに入れ
Eşim ve oğlum var biliyorsun. Şimdilik durumumuz iyi. Ama onlar için kenara bir şeyler ayırdım.Im Moment geht es uns zwar gut, aber ich habe Vorkehrungen für sie getroffen.
Evet, ifadeyi çarpanlarına ayırdık.2 つの二項式に変換しました。
Evet, ifadeyi çarpanlarına ayırdık.Ale rozklad máme hotový.