ayırdı ile cümle
ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Evet, ifadeyi çarpanlarına ayırdık.인수분해를 다 했네요
Evet, ifadeyi çarpanlarına ayırdık.لكننا انتهينا، لقد حللناها الى عواملها
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Dzielili między siebie różne linie metra i dolepiali własne wersje znaków.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Esta é uma delas. (Risos) [Diverte-te.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Họ chia ra những tuyến khác nhau và thêm vào phiên bản riêng của mình.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Ils se répartissaient les différentes lignes de métro et ajoutaient leur version.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler. (Kahkahalar)Dividieron las diferentes líneas del metro y añadiendo su propia versión (risas)
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler. (Kahkahalar)Si sono divisi le varie linee della metro e hanno aggiunto la loro versione (Risate)
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.그들은 여러 지하철 노선으로 흩어져 그 안내문을 붙였습니다.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.S-au împărțit pe diferite linii de metrou și au lipit versiunile lor.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Sie haben sich auf verschiedene U-Bahn Linien aufgeteilt und ihre eigene Version hinzugefügt.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Ze verdeelden de verschillende metrolijnen en voegden er hun eigen versie aan toe.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.Разделяли са се по различните линии на метрото и са добавяли техните собствени версии.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.הם חילקו בינהם את קוי התחתית והוסיפו את הגרסה שלהם.
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.وينقسمون إلى خطوط القطارات المختلفة وينشرون نسختهم من الإشارات
Farklı metro hatlarını ayırdılar ve kendi versiyonlarını eklediler.(笑い)
Faz halinde titreşen cisimler, onları ayırdığınızda da eşdurumludur.الجسيمات الكميّة تبتعد عن بعضها لكنها تبقى متماسكة فيما بينها
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Enquanto Ford se despia ela esticou uma perna e depois a outra.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford cởi đồ. Cô sãi một chân ra, và tiếp chân khác.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford klädde av sig. Hon särade på ena benet, och sedan på det andra.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford kleedde zich uit. Ze spreidde één been, daarna de andere.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford leöltözködött. A NŐ széttárta egyik lábát, majd a másikat is
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford nue. Ecarta une jambe, puis l'autre.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford riisuuntui. Hän levitti jalan ja toisenkin.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford s-a dezbrăcat. Și-a depărtat un picior, apoi pe celălalt.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford sa vyzliekla. Roztiahla jednu nohu, a potom druhú.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford se je slekla. Razprla je eno nogo in nato še drugo.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford se quitó la ropa. Extendió una pierna, y después la otra.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford se svlékla. Pokrčila jednu nohu a pak i tu druhou.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford się rozebrała. Rozchyliła najpierw jedną nogę, potem drugą.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford si spogliò. Lei distese una gamba, poi l'altra.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford telanjang. Dia mengangkat satu kakinya dan kemudian kaki yang lainnya
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford tog tøjet af. Hun spredte det ene ben, og så det andet.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Ford zog sich aus. Sie spreizte ein Bein, und dann das andere.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.포드는 옷을 벗었다. 그녀는 다리 하나를 벌리고, 또 한쪽을 벌렸다.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Η Φορντ ξεντύθηκε. Άπλωσε το ένα πόδι και μετά το άλλο.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Форд разделась. Она отставила одну ногу, а потом другую.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Форд роздяглася. Вона відвела в сторону одну ногу, а потім іншу.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.Форд се съблече. Тя разтвори единия си крак, после и другия.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.פורד התפשטה. ופתחה רגל אחת, ואחרי זה את השניה.
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.تهيأت فورد له
Ford soyundu, bacaklarını ayırdı sırayla.ガスティは大胆に彼女の中に入っていき、リズミカルにセックスをしました。
Gördüğünüz gibi tek yaptığım bu sayıyı bir asal sayı ve tam kare sayı olarak çarpanlarına ayırdım.112는 소수(7)와 완전제곱수(16)의 곱입니다
Gördüğünüz gibi tek yaptığım bu sayıyı bir asal sayı ve tam kare sayı olarak çarpanlarına ayırdım.Je to vlastne súčin štvorcového čísla a prvočísla.
Gördüğünüz gibi tek yaptığım bu sayıyı bir asal sayı ve tam kare sayı olarak çarpanlarına ayırdım.Vidíte, zjednodušil jsem to na součit druhé mocniny přirozeného čísla a prvočísla.
Gördüğünüz gibi tek yaptığım bu sayıyı bir asal sayı ve tam kare sayı olarak çarpanlarına ayırdım.Vi har faktoriseret, så vi har et kvadrattal og et primtal.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››A čo kto má zo svätých vecí, jeho bude. Čo kto dá kňazovi, jeho bude.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Alle Helliggaver skal tilfalde ham; hvad nogen giver Præsten, skal tilfalde ham.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Enfim, as coisas consagradas de cada um serão do sacerdote; tudo o que alguém lhe der será dele.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››És kinek-kinek az õ szenteltje a magáé legyen; a mit pedig kiki a papnak ád, azé legyen.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››honom skola allas heliga gåvor tillhöra; vad någon giver åt prästen skall tillhöra denne.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››hver manns hellige gaver skal høre presten til; det nogen gir ham, skal høre ham til.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››In vsakega človeka posvečene reči pripadejo duhovniku; karkoli kdo da duhovniku, bodi njegovo.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Ja jokaisen pyhät lahjat olkoot papin omat; mitä joku antaa papille, se olkoon papin oma."
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››각 사람의 구별한 물건은 그의 것이 되나니 누구든지 제사장에게 주는 것은 그의 것이 되느니라
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Las cosas consagradas por cualquier persona serán para él; lo que cualquiera da al sacerdote será para éste.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››le cose che uno consacrerà saranno sue e ciò che uno darà al sacerdote apparterrà a lui»
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Les choses qu`on aura consacrées lui appartiendront, ce qu`on lui aura remis lui appartiendra.
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Lucrurile închinate Domnului vor fi ale preotului: tot ce i se va da preotului, al lui să fie.``
Herkesin kendine ayırdığı sunular kendinin, ama kâhine verdikleri kâhinin olacaktır.› ››Owe rzeczy poświęcone od kogożkolwiek, jego będą; i kto by co oddał kapłanowi, jemu zostanie.