ayır ile cümle

ayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yıllardır kör olan kişiler, artık bardak, tabak ve bıçak gibi nesneleri ayırt edebiliyor" diye konuştu.Det vet jag eftersom mina vänner som varit nyktra som barn nu dricker mycket."
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Han tar broderns kropp och sliter honom i 13 delar och sprider dem över hela Egyptens land.
Nesneleri karakterize eden üç özellik; Kimlik: nesneyi diğer nesnelerden ayırt edici özelliktir.Det finns tre olika typer av krav: Funktionella krav - svar på frågan Vad?
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) , karma birleşmeleri üç alt bölüme ayırıyor.Flygbolaget SAS styrelse beslutar att splitta bolaget i tre nationella bolag.
Bu da diğer piramitleri Adım Piramidi'nden ayırır.För andra betydelser, se Piramida.
Bunları ayırmak için çok fazla enerji gereklidir.Det är ytterst energikrävande att deformera dessa gitter.
Ortadan ikiye ayırdık.Vi bröt den itu.
Ondan gözünü ayırma.Håll ett öga på honom.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Будь-яку досить розвинену технологію неможливо відрізнити від магії.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.В одному з експериментів учасників просили розрізнити справжні та підроблені записки самогубців.
1884 yılında Berlin'de, iki büyük bakteri sınıfının ayırt edilmesi için bir yöntem geliştirdi.У Берліні в 1884 році він розробив метод розрізнення між двома головними класами бактерій.
Tip 1 ve tip 2 diyabet, ortaya çıkan durumlara dayalı olarak birbirinden ayırt edilebilir.Діабет 1-го та 2-го типу розрізняється за наявними обставинами.
Ayrıca açık yıldız kümeleri Yerel Grup’un çoğu galaksisinde kolaylıkla ayırt edilebilirler.Крім цього, розсіяні скупчення можна легко виявити у багатьох галактиках Місцевої групи.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.І побачив Бог світло, що він гарний, і відокремив Бог світло від темряви.
Mikroorganizma hastalıklı organizmadan ayırılıp (izole edilip), saf kültürde büyütülmelidir.Мікроорганізм можна виділити від хворого (або тварини) та виростити в чистій культурі.
Bilgisayar güvenliğinde, sandbox, çalışan programları ayırmak için bir güvenlik mekanizmasıdır.Sandbox — в комп'ютерній безпеці механізм для безпечного виконання програм.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran yasa kabul edildi.1905 року у Франції був прийнятий Закон про відділення церков від держави.
Gut hastalığındaki en önemli ayırıcı tanı septik artrittir.Найбільш важливий диференціальний діагноз при подагрі — це септичний артрит.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Сет розірвав тіло Осіріса на чотирнадцять частин і розкидав по сім частин у Верхньому і Нижньому Єгипті.
Gezinti yapmak için önceden yer ayırttıkları bir gemiye giderler.До відправлення пароплава їм треба було десь жити.
Bizim galaksimizdeki sistemlerden bunları ayırt etmek daha kolaydır.Це більше, ніж у будь-якому іншому скупченні нашої Галактики.
Eşeyler ayırt edilebilir.Це рівняння можна розв'язати.
Bu çizgiler sayesşnde kolayca ayırt edilebilirler.За цією ознакою їх досить легко розрізнити.
Aşağıdaki çözümler farklı koordinat sistemlerinde değişken ayırma yöntemi ile elde edilmiştir.Розв'язки знаходяться шляхом розділення змінних в різних системах координат.
Yeşil renkler ayırt edilemez.Зелені кольори відсутні.
Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağlarını ikiye ayırır.Долина Кідрон пролягає на схід від Старого міста і відокремлює Олійну гору від міста.
Kan antikor testleri yaralı olabilir fakat mevcut enfeksiyonu öncekilerden ayırdedemez.Може проводитись аналіз крові на антитіла, але він не здатний відокремити минулі із теперішніми інфекціями.
Yalnızca besinleri birbirinden ayırdığı bilinmektedir.Види відрізняються між собою лише за забарвленням.
Chung hayırseverliği onu neslin diğer işadamlarından ayırdı.Двоє інших Олексиних братів розділили з ним долю підпільника.
Onları diğer gruplardan ayıran en büyük özellik ise, vokal Henning May'ın pürüzlü sesidir.Особлива прикмета їх звучання — сильний, з хрипотою голос соліста Хеннінга Мая.
Bu yüzden öngörü bitlerini bellekten ayırmak gerekliydi.При цьому було необхідно зберегти завоюванню свого попередника.
Ama Hamming (7,4) bir ve iki bitlik hataları birbirinden ayıramaz.Однак Гемінг(7,4) і подібні коди Гемінга не можуть розрізняти одно- і дво-бітові помилки.
"Özel" kelimesi, Tokyo'nun ilçelerini Japonya'nın diğer büyükşehirlerindeki ilçelerden (区 ku) ayırmaktadır.Слово «особливий» у назві 23 районів Токіо виділяє їх від решти районів (区) великих японських міст.
Kura Nehri şehri ikiye ayırır.Річка Магаданка ділить місто на дві частини.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.До місць харчування довгоносики перелітають або йдуть «пішки».
Bu da matematiksel nesneleri diğerlerinden ayırmanın bir genelleştirmedir.Ці слова додають, щоб відрізнити цю Академію від інших.
Sevgi, öğeleri birleştirir, nefret ise bunları birbirinden ayırır.Закохані хочуть бути разом, але хтось чи щось заважає їм.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Аналізи не розрізняють гостру та хронічну інфекції.
Bu bulgu; bebeklerin, bir başkasının amaçlı eylemini ayırt edebildiklerini şeklinde yorumlanır.Ця тема тісно переплітається з іншою — відплатою дітей за вчинки батьків.
Küpü kolayca parçalarına ayırmak mümkündür.Їх можна легко роз'єднати на сполучні частини.
Kimler ayırdı bizi 07.Як зустрілись… 07.
Yaşadığı evin bir odasını tamamen Ayaz’la ilgili anılarına ayırmıştır.На фасаді будинку, в якому він мешкав, встановлено меморіальну дошку.
Wilson & Reeder 1993 yılında bu türleri beş sistematik gruba ayırmaya çalışmıştır.Між 1993 та 2001 роками ODMG опублікувала п'ять ревізій своїх специфікацій.
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.На спорудження комплексу іранський уряд виділив $ 2 млрд.
Görünüşünden ayırt edilebilir.Судити про нього можна тільки з його зовнішнього вигляду.
Ural Dağları, Avrupa ve Asya'yı birbirinden ayırmaktadır.Горами Уралу проходить кордон між Європою і Азією.
Diğer adıyla "ayırma alıştırmaları" uygulanmak zorundadır.Для позначення групи використовується термін «взаємні настанови».
Ayırmak anlamını içerir.Зрозуміло, має сенс розрізняти.
Tenis oynamak için zaman ayıramam.Я можу собі дозволити пограти в теніс.
Irkçı bilincin ayırt edici bir özelliği, güç umududur.Відмітною рисою свідомості рашистів є надія на силу.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)O bojích mezi nimi není pochyb.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.Švýcarský časopis Camera mu věnoval zvláštní vydání.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Testování nedokáže rozlišit mezi akutními a chronickými infekcemi.
Kidron Vadisi, Eski şehrin doğusuna doğru gider ve Zeytin Dağlarını ikiye ayırır.Kidronské údolí probíhá východně od Starého města a odděluje Olivovou horu od vlastního města.
1826 yılında, Bretonneau viral krupu difteri kaynaklı kruptan ayırmıştır.V roce 1826 odlišil Bretonneau krup virového původu od krupu způsobeného záškrtem.
Bunları uçaklardan ayırmak çok kolaydır.Porovnávat mezi sebou letadla je obtížné.
Bu levha, ışığı iki demete ayırır.Světluška vždycky mluví pravdu 2.
Dış çevre ile vücudu ayırır ve vücudu dış çevreye karşı korur.Pokrývá tělo a odděluje tak vnitřní prostředí organismu od vnějšího prostředí.
4Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.Bůh viděl, že světlo je dobré, a Bůh oddělil světlo od tmy.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Podle těchto pramenů Sutech Usirovo tělo roztrhal na kusy a jeho části rozházel po celém Egyptě.
İlgili Sayfalar