ayır ile cümle
ayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bundan itibaren fiziksel ayırt edilebilir kavramlar matematiksel karmaşıklıkta izole edilmiştir.ومن هذا، تم عزل ملحوظة المفاهيم الفيزيائية من التعقيد الرياضى.
Bu özel durumda çift tabakalar oluşturulmaktadır, yük ayırma, bazı Debye uzunluklarını uzayabilir.بهذه الحالة الخاصة تكون الطبقات المزدوجة متشكلة ويمكن أن يمتد توزيع الشحن إلى عشرات من أطوال ديباي.
Yapışık ikizlerin çoğu şimdi ayrı fonksiyonel organları ayırma girişiminin ameliyatı için değerlendirildi.يتم تقييم معظم التوائم الملتصقة الآن للخضوع لعملية جراحية لمحاولة فصلها إلى أجسام وظيفية منفصلة.
Şabel Nehri şehri ikiye ayırmaktadır.يقسم نهر بسكارا المدينة إلى قسمين.
Köyde yerleşmeler köyü ikiye ayırmıştır: Kuzey ve güney kısımları.خلال هذا الوقت تم تقسيم القرية إلى قسمين، شمال وجنوب الطريق الثانوية.
Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.وباعتماده على هذه الطريقة حاول ماركس أن يفصل النتائج الرئيسية عن الانحياز الأيدولوجي.
Taksimleri kolaylıkla ayırt edilir.تذكرتهم فاز بسهولة.
Açlık süresi ilk 24 saat, 24-72 saat ve sonrası olarak dönemlere ayırılabilir.تبدأ الاستجابة السريرية لتأثيره خلال 24-72 ساعة من تطبيقه.
Genç kuşlar ve bir yaşındaki kuşlar erişkinlerden pek ayırt edilemez.ولا يمكن تمييزأعمار هذه الطيور التي في سن كبير والتي في مقتبل عمرها عن الطيور البالغين.
Yalnızca $ işaretiyle veya diğer dolar para birimlerinden ayırmak için C$ ile gösterilmektedir.يشار إليه اختصارًا بعلامة الدولار $، أو C$ لتمييزه عن العملات الأخرى المسماة بالدولار.
Kısmi doku farklılıklarını ayırt edebilseler de bu bilgilerden bütün bir imge ortaya çıkaramazlar.لكن الفلكيين غير قادرين على التمييز بين هذين الاحتمالين إلى أن يقوموا برسم خرائط كاملة لهذه البنى.
Aras Nehri'nin ayırdığı sınırın güvenliği askeri hudut karakolu ile sağlanmaktadır."رابط جأش الحدود" يتعزّز بقياده القوات البرية".
Her sorunu çözümü için gerekli sayıda parçalara ayırmak.تقسيم كل مشكلة إلى أجزائها.
Farklı optik desenleri ayırt edebiliyor ve uzun mesafeli yönleri belirleyebiliyorlardır.أن تكون لديهم إشارة محددة ومميزة يمكن تمييزها عن بعد.
Şehir yakınlarındaki Öresund Boğazı, Danimarka'yı İsveç'ten ayırır.يفصل الخليجين رأس الخنزير قرب مدينة السويدية.
Silahlarını yanlarından ayırmıyorlardı.إنّهم لم يحاربوهم بالمسدّسات.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran yasa kabul edildi.1903: دعمت قانون الفصل بين الكنيسة والدولة.
Ülkeyi ilk kez eyaletlere ayırarak Rumeli Eyaleti'ni oluşturdu.تم تسوية المنطقة لأول مرة من قبل الأمريكيين الهنود الحمر.
Yeni arabamın üstüne bir ağaç düştü ve onu hurdaya ayırmak zorunda kaldım.سقطت شجرة فوق سيارتي الجديدة وأجبرت على أخذها لساحة الخردوات.
bu lehçeyi 3 kısma ayırabilirizيمكن تقسيم اللهجة في ذلك الوقت إلى ثلاثة أقسام:
Fakat bizi ayıran bu farklılıklar değil.Mas não são essas diferenças que nos separam.
Dee, bilim ve sihir dünyalarını ayırt etmek için çalışıyordu.Dee perscrutou os mundos da ciência e da magia.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.Em um experimento, participantes tiveram que distinguir entre cartas de suicídio verdadeiras e falsas.
Dharani ve mantra arasında ayırım yapmak güçtür.A distinção entre dharani e mantra é difícil de fazer.
Mekanik vücudundan başını ayırır ve vücuduna onları öldürmesini emreder.Ele tira a cabeça de seu corpo mecânico e dá ordens para matá-los.
Payne ve meslektaşlarının deneyinde, katılımcılar rastgele seçilip iki gruba ayırıldılar.Nos estudos de Payne os participantes foram selecionados aleatoriamente e divididos em dois grupos.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.A revista suíça Camera homenageou-o com um número especial.
1990'ların sonunda, işletim sistemine Psion'un yeni EPOC32 sistemi'nden ayırmak için EPOC16 adı verildi.No final dos anos 90, o sistema operacional foi referido como EPOC16 , para distingui-lo do então novo EPOC32.
Tanrı Işığı Karanlıktan Ayırmakta.A luz é separada da escuridão.
Yapılan test, akut ve kronik enfeksiyonları birbirinden ayıramaz.Os exames não conseguem distinguir entre infecções agudas ou crónicas.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.Qualquer tecnologia suficientemente avançada é indistinguível da magia.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Quando não é possível convencer Sasha a ir com ele, ele lhe dá um beijo de despedida, e eles se separam.
Bu son on yılı önceki kariyerinden ayıran şey televizyonun yaygın kullanımıydı.O que determinou a esta década, aparte de sua carreira anterior, foi o aparecimento da televisão.
Xiphilinus, çalışmasını her bölüm bir imparatorun hayatını kapsayacak şekilde bölümlere ayırmıştır.Xifilino dividiu a obra em seções, cada uma contendo a vida de um imperador.
Görünüşünden ayırt edilebilir.Ele pode disfarçar sua aparência.
Uzatılarak okunan ünsüz harfler çift olarak yazılırdı; uzun ünlüler genellikle kısalardan ayırdedilmezdi.Consoantes geminadas eram escritas duas vezes; As vogais longas geralmente não eram distintas das curtas.
Bu onlara, gözlerini ekrandan ayırmak ve başka bir şey izlemek için bir bahane olurdu." diyerek vazgeçmiştir.Seria uma desculpa para desviar o olho da tela e assistir a algo mais".
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devotou em um tempo considerável na procura de galáxias e na produção de catálogos.
Ancak yıldızları büyük amatör teleskoplarla bile ayırt edilemez.Porém, não resolúvel em estrelas individuais, mesmo com grandes telescópios amadores.
Ancak Lazlar, kendilerini bu bölgelerin diğer vatandaşlarından ayırmak için gittikçe daha çok çalıştılar.No entanto, cada vez mais os lazes tentam diferenciar-se dos outros habitantes dessas regiões.
Hastalığın başlangıcında her zaman güvenilir bir ayırt edici olmayabilir.No entanto, na fase inicial da doença este indicador nem sempre é confiável.
Açıklama yapan otoriterler, bazı ayırt edici özelliklerini belirttiler.Os autores que o descreveram indicaram alguns traços distintivos.
Herhangi bir ağ adresindeki uygulamalar kendi TCP veya UDP bağlantı noktası ile ayırt edilir.As aplicações em qualquer endereço de rede são distinguidas por seus endereços de porta TCP ou UDP.
Ama parçalara ayırmadan kendimi ve onları nasıl özgür bırakırım.Mas como me libertar e libertá-los sem rasgos.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Faço festa o ano inteiro".
Kimler ayırdı bizi 07.O Que Te Perturba 07.
"Manyetik Ayırma ile Zenginleştirme".Destruir riqueza não é distribuí-la".
Bazı medeniyetler bu parçaları şekillerle ayırt ederlerdi ve karanlık bulut gruplarına isim verirlerdi.Algumas culturas distinguiram formas nessas áreas e deram nomes a essas "constelações de nuvem escura".
Bu fark sayesinde erkek ve dişi ayırt edilebilir.Como exemplo disso, podemos ter a diferenciação entre cachorro e homem.
Ancak bunlar her biçimsel dili ayırmak için yeterli değildir, bkz.Porém, nem todas línguas bantas apresentam tais exceções.
Bu denklemler çarpanlara ayırma, kareye tamamlama ve diskriminant yöntemleri ile çözülürler.A alternativa não é fechá-los em casa e enchê-los de receio.
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.Porém, novamente, disputaria poucas partidas, apenas uma a mais que na temporada anterior.
Okumak istiyordu ama ailesi onun eğitimi için para ayırabilecek mali güçten yoksundu.Ele veio de uma família pobre, mas que soube poupar dinheiro suficiente para a sua educação.
Her şeyi görür, bilir ve doğruyu yalanı ayırt ederdi.Então, decidiu investigar e descobrir toda a verdade.
Bunun nedeni ise ailesine zaman ayırmak istemesi.Diz ele que o motivo foi estar sem tempo para a família.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Ambos fatores são quebrados (particionados) em suas centenas, dezenas e unidades.
Bu özellik kuşlar sınıfını diğer canlı gruplarından ayıran önemli bir özelliktir.Estão entre as características que distinguem as Aves dos outros grupos vivos.
Ayrıca açık yıldız kümeleri Yerel Grup’un çoğu galaksisinde kolaylıkla ayırt edilebilirler.Os aglomerados abertos podem ser detectar facilmente em outras galáxias do Grupo Local.
Kılıcını yanından asla ayırmaz.Está quase sempre com sua espada nas costas.
Sahneye ilk gelişinden itibaren kendini diğer kadın karakterlerden ayırıyor.Desde sua primeira aparição ele foi comparado a outros personagens da série.
İlgili Sayfalar