ayır ile cümle

ayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En ayırt edilir İnka seramik eserleri Cuzco’nun “aryballos” şişeleridir.Самым бесполезным «оружием» являются собственные кулаки Альтаира.
İkili yollarını ayırdıktan sonra Rock, solo kariyerini sürdürdü ve dünya çapında itibar kazandı.После распада дуэта, Рок начал сольную карьеру, которая принесла ему всемирную известность.
Sanatçı etkinliğini eğitim etkinli­ğinden hiç ayırmadı.Музыкант никогда не скрывал своего опыта употребления наркотиков.
Sen nehri şehri ortasından ikiye ayırır.Река делит город пополам.
Linnee canlıları sadece iki gruba ayırmaktadır.Линдси остается одна между двумя мертвецами.
15:7 Terumah Gedolah (Kohen için armağan) ayır Deut.7, 5), лишается приличия (Плач.
CNBC-e, yayınlarını gündüz ve akşam kuşağı olarak ikiye ayırmaktaydı.Вещание Polsat велось в двух блоках программ: дневном и ночном.
Yapı grubu, bir caddenin ayırdığı iki ana bölümden oluşmaktadır.Планировка состоит из двух частей, разделённых автодорогой.
Karıncalardan ayırt etmek zor olabilir.Отделить её от ореха очень сложно.
İyiyi kötüden ayırmak isteyen her birey, aklın yol göstermesine muhtaçtır.Любые попытки отличить добро от зла обречены на провал.
Limmat nehri Altstadt'ı ortadan ikiye ayırır.Единственная крупная река, пересекающая экватор два раза.
Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir.Дзэн использует медитации, но в понимании, отличном от понимания других буддийских школ.
Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.Во-вторых, еще не существовало законодательной базы, регулирующей отношения в банковской сфере.
Venedikliler burayı 4 idari birime ayırdı.Рефери снял с венесуэльца одно очко.
Üç farklı sorunu ayırt etmemiz gerekir.Рассмотрим три случая.
Kalutron, uranyum izotoplarını ayırmak için kullanılan bir kütle spektrometresidir.Фактически, это был ускорительный масс-спектрометр для разделения изотопов урана.
1990'ların sonunda, işletim sistemine Psion'un yeni EPOC32 sistemi'nden ayırmak için EPOC16 adı verildi.В 1990-х EPOC16 уступила место EPOC32.
Bu durumda bireysel kimlikle sosyal kimliği birbirinden ayırmak gerekir.Анализируя индивидуальные мотивы они забывают социальные.
Bu taşkınlıklar zamanında, Williams ve Guy Chambersın yollarını ayırdığı resmi olarak onaylandı.Очень скоро и факт, и время смерти Элизабет Хьюм, были подтверждены.
Kesriye Yarımadası gölü ikiye ayırmaktadır.Плотина разделяет озеро на две части.
Nedeni, tam buradan Afrika´yı Asya´dan ayırır.Дону уже принадлежит вся Азия.
Hiçbir açık ayırıcı özelliği yoktur.Не существует чётких критериев для их разграничения.
Ancak bunlar her biçimsel dili ayırmak için yeterli değildir, bkz.Не все языки могут быть заданы с помощью КС-грамматик.
Köyde yerleşmeler köyü ikiye ayırmıştır: Kuzey ve güney kısımları.Железная дорога разделяет деревню на две части: северную и южную.
Panama Kıstağı Kuzey Amerika ile Güney Amerika'yı birbirinden ayırır.С юга отделена от Южной Америки Панамским перешейком.
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.Он разделился на две части: мир покойников и людей.
Bu anlamda Nicolai Sinai sureleri yapısallıklarına göre 3 farklı kategoriye ayırmaktadır.Как и в случае с гидронимами, метод переименований можно подразделить на 4 категории.
Kuzeyinde uzanan Rhein-Herne Kanalı ve Emscher, bölgeyi Gelsenkirchen-Erle ve Resser Mark'tan ayırır.На северо-востоке пролив Мак-Клур отделяет его от островов Принс-Патрик и Мелвилл.
Film için Tobe Hooper 4,700,000 dolarlık büyük bir bütçe ayırmıştır.قد خصص توب هوبر ميزانية ضخمة للفيلم وهى 4.700.000دولار.
Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.أي تقنية متقدمة بصورة كافية لا يمكن تمييزها عن السحر.
Deneylerden birinde katılımcılardan gerçek ve sahte intihar notlarını ayırt etmeleri istenmiştir.في إحدى التجارب، وجب على المشاركين التفرقة بين رسائل الانتحار الحقيقيّة والمزيَّفة.
Payne ve meslektaşlarının deneyinde, katılımcılar rastgele seçilip iki gruba ayırıldılar.وخلال تجربة باين وزملائه، تم اختيار المشاركين عشوائيا وتقسيمهم إلى مجموعتين.
Toyota Üretim Sistemi, meydana gelen fireleri tanımlar ve bunları 7 ana kategoriye ayırır.إنتاج تويوتا نظام يحدد الهدر ويصنفه إلى 7 فئات رئيسية.
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.ولأنه كان يعمل يومان في الاسبوع فقد كان يوجد وقت يخصصه لأعماله .
Ancak Güney Asya'da çok sayıda bulunan türler arasındaki benzerlikler ayırt edilmelerini zorlaştırmaktadır.إلا أنه من الصعب عدم تمييز التشابه بين الأنواع الموجودة بأعداد كبيرة في جنوب آسيا.
Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.من المهم التفريق بين تحليل المشكلة وصنع القرار.
Bu kısım, hikâyenin gelişimine daha fazla zaman ayırabilmek için kesilir.وتم قطع هذا الجزء من أجل إمكانية فصل الزمن أكثر لتطور الحكاية.
İsviçre'de çıkan Camera dergisi kendisine özel bir sayı ayırdı.تم إصدار عدداً خاصاً له من مجلة الكاميرا اللاقطة في سويسرا.
Peter 1857'de çikolata yapımına ilk adımını attığında süt ile suyu birbirinden ayırmada güçlük çekmiştir.عندما بدأ دانيال بيتر بعمله في صنع شوكولاتة الحليب في عام 1857، كانت لديه مشكلة في إزالة الماء من الحليب.
Levend-i Rumi - Müslüman Levendlerden ayırt edilmeleri için tamamen farklı giyinirlerdi.جنود الروم كانوا يرتدوا ملابس مختلفة تماماً من أجل تميزهم من اللافنديين المسلمين.
Atay edebiyatının ayırıcı özelliklerinden biri olan oyun motifi, romanın bütününe hakimdir.يهيمن دافع اللعبة ، وهو أحد الملامح المميزة لأدب أتاي ، على الرواية بأكملها.
None of that!") diye söyleyerek onları ayırırdı.قال: «فاعتزل تلك الفرق كلها!
Fiziği günümüzde klasik fizik ve modern fizik diye ikiye ayırmak mümkün.يمكن تقسيم الفيزياء إلى فيزياء كلاسيكية وفيزياء حديثة.
En önemli özelliği, görsel olarak ayırt edici konferans kulesidir.ما أهم ما يميز مهرجان الدوخلة في نظرك؟.
Türleri ayıran sınırları belirlemek çok zordur.ومن الصعب جداً توضيح الحدود الفاصلة بين الأنواع.
Terim adını iki kıtayı ayıran Atlantik Okyanusu'ndan almaktadır.المصطلح مستمد من المحيط الأطلسي الذي يفصل بين القارتين.
1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı.واستقالت لأسباب شخصية 1952 وتفرغت للكتابة.
Tanrı Işığı Karanlıktan Ayırmakta.وفصل الله بين النور والظلمة.
Ali Fuat Cebesoy ise bu adı matematik öğretmeninin onu kendisinden ayırt etmek için koyduğunu belirtir.أما على فؤاد جبسوى فيقول إن معلم الرياضيات قد منحه ذلك الاسم كي يُميزه من نفسه.
Sinema kariyeri için ayırdığı bir yılın ardından, Nisan 2001'de yedinci stüdyo albümünü yayımladı.وعقب عام انهت مشوارها السينمائي ونشرت البوم الاستديو السابع في ابريل 2001.
Manevi faziletleri ve iyi ile kötüyü ayırt etme kapasitesini ihtiva eder.أنه يحتوي على الفضائل الأخلاقية والقدرة على التمييز بين الخير والشر.
Hepburn, onu sinema galaksisinden ayıran hayati bir şeye sahip."فلديها شيء حيوي يضعها بمعزل عن مجرة الفيلم."
Normatif İktisadı (ne olmalı) pozitif iktisattan (ne) ayırmak yaygındır.وكل ما يعذب به هؤلاء هو رغبتهم الأبدية في مصير خير من مصيرهم، وعلمهم بأنهم من ينالوا هذا المصير.
Bu insanın tüm diğer canlı türlerinden ayırt edilmesini sağlayan unsurdur.هذا يفصل الرجل عن جميع أشكال الحياة الأخرى.
Bu son on yılı önceki kariyerinden ayıran şey televizyonun yaygın kullanımıydı.الأمر الذي اختلف فيه هذا العقد عن بداية حياتها المهنية هو انتشار التلفزيون.
Duke, 4 Şubat 2007'de formasını emekliye ayırmıştır.تقاعدت من السياسة في 14 فبراير 2007.
Bir sıradağı diğerinden ırmaklar ve ona benzer yeryüzü şekilleri ayırır.بمعنى أنه يتحمل وزر ما أخذه من الأرض ظلما وعدوانا ويكون له ذلك كالطوق وهو ما يوضع في العنق.
Ancak görünüşündeki çeşitliliklerin türleri ayırt etmede önemli kolaylıklar sağlayacağı düşünülmektedir.من المهم، على الرغم من ذلك، للتأكد من الألوان الخاصة بك مختلفة بما فيه الكفاية لتوفير بعض التباين.
Ayırdığımızda, birbirlerini çekeceklerdir.إلا أنه عند إبعادهما يجذبان بعضهما البعض.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.فعلم ست بذلك وقام بتمزيق جسد أوزيريس وتفريق أشلائه على جميع مقاطعات مصر .
İlgili Sayfalar