ayırıyor ile cümle

ayırıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"Çitlerin yerleştirilmesi insanların geçişini engelliyor ve aileleri ve toplulukları ayırıyor."The installation of fences impedes people’s livelihood and divides families and communities.
Brian Tracy onları şu şekilde ayırıyor: [1]Brian Tracy breaks them down into:[4]
Bir duvar, katedral arazisini ve piskoposun müstahkem konutunu aşağı kasabadan ayırıyordu.A wall separated the cathedral grounds and the bishop's fortified residence from the lower town.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Ein Abgrund trennte mich von meinen früheren Landsleuten.
Uzun yıllar Amerikan ordusu tank üretimi için çok az bir bütçe ayırıyordu.In der Zwischenkriegszeit hatten die USA aufgrund von Budgetkürzungen nur eine kleine Anzahl Panzer in Dienst.
Özellikle ben; duygusal radarımı bu şarkıdan ayırıyorum, yoksa çalamam.Surtout moi, je détache mon radar émotionnel de cette chanson, ou alors je ne pourrais pas la jouer.
Benim evimi onunkinden bir nehir ayırıyor.Un río separa mi casa de la suya.
Özellikle ben; duygusal radarımı bu şarkıdan ayırıyorum, yoksa çalamam.Yo aparto mi radar emocional de esa canción, si no, no podría tocarla... me quebraría.
Onları birbirinden nasıl ayırıyorsun?Come li distingui l'uno dall'altro?
Hindistan'ın elinde kalan topraklar bu iki Pakistan'ı birbirinden ayırıyor ve bağlantıyı kesiyordu.На Земле остаются три материнских куба, которые народы решают разделить и спрятать.
Sahneye ilk gelişinden itibaren kendini diğer kadın karakterlerden ayırıyor.Desde sua primeira aparição ele foi comparado a outros personagens da série.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Deze buitenwijken ontstonden op oude landerijen verkaveld werden.
Özellikle ben; duygusal radarımı bu şarkıdan ayırıyorum, yoksa çalamam.Mogę ją grać z tonami muzycznymi za mną lub tylko i wyłącznie na pianinie.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) , karma birleşmeleri üç alt bölüme ayırıyor.Flygbolaget SAS styrelse beslutar att splitta bolaget i tre nationella bolag.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Egy szakadék választott el korábbi honfitársaimtól.
Bu iki mahalleyi Sulu Dere olarak anılan bir dere ayırıyordu.Δυο από τα τμήματά του έχουν διεκδικήσει ευρωπαϊκό τρόπαιο.
Ama daha çok doğa üzerine çalışmaya ve taklit etmeye zaman ayırıyordu.I stedet brugte han tid på at iagttage og analysere naturen og dens opbygning.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Các hẻm núi đã xoá bỏ một phần bề mặt cũ.
Rezovska Nehri'nin ağzı Bulgaristanı Türkiye Karadeniz sahillerinden ayırıyorУстието на Резовска река дели българското от турското Черноморие
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Prepad me je ločeval od mojih nekdanjih sodržavljanov.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Naujai užaugusios plunksnos skirasi nuo senųjų.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.미안합니다 그룹당 11명씩으로 나누면 그룹당 11명....
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.11 人の学生グループごとに分割するとします。 11 人の学生のグループの数は
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Anteeksi, jos jaamme yksitoista opiskelijaa / ryhmä. Hlöä / kurssi.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Beklager, hvis vi dividere med elleve studerende per gruppe. Studerende per gruppe.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Isso significa que teremos cinco grupos de onze alunos. cinco grupos de onze alunos.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Maaf, jika kita membagi oleh sebelas siswa perkelompok. Siswa perkelompok.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Pardon, si on divise par onze élèves par groupe. élèves par groupe.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Promiňte, rozdělíme po 11 studentech ve skupině.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Sajnáljuk, de ha megosztottság tizenegy diákok csoportonként. Diákok csoportonként.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Scusa, se dividiamo per 11 studenti per gruppo. Studenti per gruppo.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Sorry, als we door elf studenten per groep verdelen. Studenten per groep.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Συγγνώμη, αν διαιρέσουμε από έντεκα μαθητές ανά ομάδα. Φοιτητές ανά ομάδα.
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Пробачте, якщо ми поділимо по 11 учнів у групі... Студентів у групі...
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.Ученика в група -
11 öğreci olacak şekilde gruplara ayırıyoruz.آسف، اذا قمنا بالتقسيم على 11 طالب لكل مجموعة 11 طالب لكل مجموعة
Ailem bana zaman ayırıyor.A családom megosztja az idejét velem.
Ailem bana zaman ayırıyor.A minha família passa tempo comigo.
Ailem bana zaman ayırıyor.Familia mea petrece timp cu mine.
Ailem bana zaman ayırıyor.제 가족은 저와 시간을 공유해요.
Ailem bana zaman ayırıyor.La mia famiglia passa il tempo con me.
Ailem bana zaman ayırıyor.Ma famille passe du temps avec moi.
Ailem bana zaman ayırıyor.Mi familia pasa tiempo conmigo.
Ailem bana zaman ayırıyor.Mijn familie brengt tijd met me door.
Ailem bana zaman ayırıyor.Moja rodzina spędza ze mną czas.
Ailem bana zaman ayırıyor.Моя семья проводит со мной время.
Ailem bana zaman ayırıyor.המשפחה שלי מבלה איתי את זמנה.
Ailem bana zaman ayırıyor.تشارك أسرتي وقتها معي.
Ailem bana zaman ayırıyor.パパは僕とサッカーをしてくれます
Ama onları kim kategorilere ayırıyor ve kıstaslar neler?Neem dit voorbeeld:
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Ale tá rozdeľuje kresťanstvo, islam a budhizmus na mnoho podkategórií, čo je príliš detailné.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Ampak ta deli Krščanstvo, Islam in Budizem v preveč podskupin, ki so preveč podrobne.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Dar aceasta împarte creştinismul, islamismul şi budismul în mai multe subgrupe, care au fost prea detaliate.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.De az felosztja a kereszténységet, iszlámot és buddhizmust több alcsoportra, ami túl részletes volt.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Die verdeelt het christendom, de islam en het boeddhisme in vele subgroepen, wat te gedetailleerd was.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.그러나 이건 다시 기독교, 이슬람교, 불교를 많은 하위집단으로 나눴는데, 지나치게 상세했습니다.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Mas este subdivide cristianismo, islamismo e budismo em muitos subgrupos, o que é demasiado detalhado.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Men den delar upp Kristendom, Islam och Buddism i för många undergrupper, vilket var för detaljerat.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Men det underinddeler kristendommen, islam og budisme i mange undergrupper, hvilket var for detaljeret.
Ancak bu da Hıristiyanlığı, İslamiyeti ve Budizmi pek çok alt kategorilere ayırıyor yani çok ayrıntılı.Nhưng nó chia nhỏ Thiên Chúa giáo, Hồi giáo và Phật giáo thành những nhóm nhỏ, và nó quá chi tiết.

İlgili Sayfalar