Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.No, potom hynula duša kráľa Dávida túžbou vyjsť k Absalomovi, lebo sa časom potešil nad Amnonom, že zomrel.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Och konung David avstod ifrån att draga ut mot Absalom, ty han tröstade sig över att Amnon var död.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Potem pragnął król Dawid widzieć Absaloma; bo już był odżałował śmierci Amnonowej.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Potom žádal David vyjíti k Absolonovi, nebo již byl oželel smrti Amnonovy.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.tetapi setelah Daud tak bersedih hati lagi, ia sangat merindukan Absalom
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Y el rey David se consumía por ver a Absalón, porque ya se había consolado de la muerte de Amnón
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.Επεποθησε δε ο βασιλευς Δαβιδ να υπαγη προς τον Αβεσσαλωμ, διοτι ειχε παρηγορηθη δια τον θανατον του Αμνων.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.И душата на цар Давида излезе и чезнеше по Авесалома, защото беше се утешил за Амноновата смърт.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.И не стал царь Давид преследовать Авессалома; ибо утешился о смерти Амнона.
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.ותכל דוד המלך לצאת אל אבשלום כי נחם על אמנון כי מת׃
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.وكان داود يتوق الى الخروج الى ابشالوم لانه تعزّى عن امنون حيث انه مات
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.暗 嫩 死 了 以 後 、 大 衛 王 得 了 安 慰 . 心 裡 切 切 想 念 押 沙 龍
Kral Davut Avşalom'un yanına gitmeyi çok istiyordu. Çünkü Amnon'un ölümü konusunda avuntu bulmuştu.暗嫩 死 了 以後 、 大衛王 得了 安慰 . 心裡切切 想念 押 沙龍
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Ascoltate bene la mia parola e sia questo almeno il conforto che mi date
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.,,Ascultaţi, ascultaţi cuvintele mele, daţi-mi măcar această mîngîiere.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Écoutez, écoutez mes paroles, Donnez-moi seulement cette consolation.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.--Escuchad atentamente mis palabras; sea esto vuestra consolación
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Hãy nghe kỹ càng lời giảng luận tôi; Thì điều đó sẽ thế cho sự an ủy của các bạn.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Hãy nghe kỹ_càng lời giảng luận tôi ; Thì điều đó sẽ thế cho sự an_ủy của các bạn .
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Hør aktsomt på mitt ord og la dette være den trøst I yder mig!
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun."Hør dog, hør mine Ord, lad det være Trøsten, I giver!
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Hören åtminstone på mina ord; låten det vara den tröst som I given mig.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Hört doch meiner Rede zu und laßt mir das anstatt eurer Tröstungen sein!
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.너희는 내 말을 자세히 들으라 이것이 너희의 위로가 될 것이니 라
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun."Kuulkaa, kuulkaa minun sanojani ja suokaa minulle se lohdutus!
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.l hallgassátok meg az én beszédemet, és legyen ez a ti vigasztalástok [helyett.]
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Ouvi atentamente as minhas palavras; seja isto a vossa consolação.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Pazljivo poslušajte govorjenje moje, in to bodi namesto vaših tolažb.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Počujteže moju reč, a bude mi to za vaše potešenia.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Poslouchejte pilně řeči mé, a bude mi to za potěšení od vás.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Słuchajcież z pilnością słów moich, a będzie mi to od was pociechą.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Ακουσατε μετα προσοχης την ομιλιαν μου, και τουτο ας ηναι αντι των παρηγοριων σας.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.выслушайте внимательно речь мою, и это будет мне утешением от вас.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.Слушайте внимателно говоренето ми, И с това ме утешавайте.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.שמעו שמוע מלתי ותהי זאת תנחומתיכם׃
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.اسمعوا قولي سمعا وليكن هذا تعزيتكم.
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.你 們 要 細 聽 我 的 言 語 、 就 算 是 你 們 安 慰 我
‹‹Sözümü dikkatle dinleyin, Bana verdiğiniz avuntu bu olsun.你 們要 細聽 我 的 言語 、 就算是 你 們 安慰 我
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Ada kelegaan tersendiri kalau kita bisa menerima hal ini dengan lapang dada.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Andras sanna värde vet du inget om.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.C'è un'altra fonte di conforto per tutto questo.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Có một sự an ủi cho tất cả những điều này.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.De másban is vigaszra lelhetünk.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Der ligger endnu en trøst i det her.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Er is nog iets anders dat soelaas biedt.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Es gibt hierin eine weitere Quelle des Trosts.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Existuje další zdroj útěchy.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Há outra fonte de alívio e consolo para tudo isto.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Hay otra fuente de alivio y confort para todo esto.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Il y a une autre source de consolation dans tout ça.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Istnieje inne źródło pocieszenia.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Je tu ešte jedna útecha.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.이것은 다른 이유에서 우리에게 위안을 줍니다.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Mai există o sursă de alinare şi consolare pentru toate acestea.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Obstaja še en vir tolažbe in lagodja.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Tähän kaikkeen on toinenkin lohdun ja rauhoittumisen lähde.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Υπάρχει πάντως ένα βάλσαμο παρηγοριάς για όλο αυτό.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Есть ещё один источник утешения и комфорта во всём этом.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Існує ще одне джерело заспокоєння.
Tüm bunda başka bir avuntu ve rahatlık kaynağı var.Съществува и друг извор на утеха и комфорт за всичко това.