avukat ile cümle

avukat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sun'ın önde gelen diğer isimleri ise avukat John Gilmore ve James Gosling'tir.Outros expoentes da Sun incluem os primeiros empregados John Gilmore e James Gosling.
Daha sonra avukatlığa döndü.Retornou depois à banca de advogado.
Kendisinden küçük iki erkek kardeşi vardır, Ashkan Labaf doktor, Arsalan Labaf ise avukattır.Arash tem dois irmãos, Arshkan Labaf e Arsalan Labaf, o primeiro é médico e o segundo é advogado.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Porque com Frank você tem que estar ligado.
İstanbul'da avukatlık yapıyor.Ele se torna em seguida advogado em Paris.
1979 yılında avukat Jolanta Konty ile evlendi.Casou-se com a advogada Jolanta Konty (agora Kwaśniewska) em 1979.
10 Nisan 1963, Merenschwand, İsviçre), İsviçreli siyasetçi ve avukat.Doris Leuthard (Merenschwand, Argóvia, 10 de abril de 1963) é uma política e advogada suíça.
Anastasiadis'in mesleği avukatlıktır ve Nicos Chr.Anastasiades é advogado de profissão e é o fundador do escritório de advocacia "Nicos Chr.
Bir süre avukatlık yaptı.Exerceu durante algum tempo advocacia.
Avukat oldu ve bir süre politika ile uğraştı.Passou então a exercer a advocacia e dedicar-se à política.
Oğul Jesse, Kansas City barosuna bağlı saygın bir avukat oldu.Jesse, Jr. se tornou um advogado e teve uma carreira de respeitado membro da bancada de Kansas City, Missouri.
Yahudi avukatlar barodan ihraç edildi.Os jesuítas portugueses foram removidos do tribunal.
Berlin'de eğitim aldı ve bir avukat oldu.Se estabeleceu em Nova Orleães e tornou-se advogado.
Avukatlık stajını tamamladıktan sonra Konya Barosuna kaydoldu.Ao deixar esta função, dedicou-se à advocacia.
1977-1990 yılları arasında avukatlık mesleğine devam etti.Exerceu a advocacia de 1974 a 1990.
Saul bir avukattır.Castelli foi seu advogado.
Mascagni, Steen’in avukatı olarak gözüktü.Goebel então tornou-se sócio de advocacia de Stevenson.
1925 yılında Pitangui’ye geri döndü ve 1929 yılına kadar burada avukat olarak çalıştı.No ano seguinte, retornou a Pitangui, onde lecionou e advogou até 1929.
1922 yılında mezun olduktan sonra Innsbruck'da avukatlık yaptı.Cursou a Faculdade de Direito em Innsbruck, formando-se advogado em 1922.
WikiLeaks davasıyla bilinen Julian Assange'ın avukatı olarak tanındı.Lá, brevemente conhecem Julian Assange, fundador do WikiLeaks.
Babası bir avukattı.Seu pai era um advogado.
1718 - Londralı avukat James Puckle, makineli tüfeği icat etti.1718 d.C.: Metralhadora, do inglês James Puckle.
Avukatlık yapmaya başlar.Onde estamos Abreu Advogados.
Siyasete girmeden önce bir avukat olarak çalıştı.Trabalhou como jornalista antes de ingressar na carreira política.
Babası kentin önde gelen avukatlarından ve politikacılarındandı.Políticos e advogados eram proeminentes em sua família.
Rivlin, Kudüs İbrani Üniversitesi’nde hukuk okumuş ve avukat olarak çalışmıştır.Formou-se em Direito pela Universidade Hebraica de Jerusalém e trabalhou como advogado.
Serbest avukat olarak da çalıştı.Trabalhava também como advogado.
Evlidir, eşi de avukattır.Ela é casada com uma advogada.
1975 yılında yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.De 1957 a 1975 exerceu advocacia.
Üniversiteden ayrılarak hukuk danışmanlığı ve avukatlık yaptı.Após terminar o curso de Direito, exerceu a advocacia e a consultoria jurídica.
2001 yılından itibaren serbest avukat olarak çalıştı.É advogada da União desde 2001.
Ceza davalarında yaşanan avukat.Cautelares no Processo Penal.
1991 yılı Kasım ayından itibaren Mersin'de serbest avukat olarak çalışmıştır.Em 13 de dezembro de 1599 passou a trabalhar como jurista em Haia.
1925) Jacques Vergès, Fransız avukat (d.Jacques Vergès, advogado francês (m. 2013).
Bu nedenle avukatlık mesleğine ara verir.Dedicou a vida profissional à Advocacia.
Avukatımı istiyorum.Eu quero o meu advogado.
Avukat olmak istiyorum.Eu quero ser advogado.
Tom bir avukat tutmayı göze alamaz.Tom não pode pagar um advogado.
Bir avukat olan Zoey ile nişanlı.Hij is verloofd met Zoey, een advocate.
Wagner bir avukat ve Nazi Partisi üyesiydi.Wagner was een advocaat en lid van de nazipartij.
Bir avukat bürosu açtı ve 1929 yılında NSDAP üyesi oldu.Hij opende een advocatenbureau en werd een lid van NSDAP in 1929.
Ölümüne kadar avukatlık yaptı.Hij bleef advocaat tot aan zijn dood.
Rivlin, Kudüs İbrani Üniversitesi’nde hukuk okumuş ve avukat olarak çalışmıştır.Rivlin studeerde rechten aan de Hebreeuwse Universiteit van Jeruzalem en werkte als advocaat.
Avukat Margareta Timofti ile evlidir ve üç oğlu vardır.Timofti is getrouwd met de advocaat Margareta Timofti en ze hebben drie zonen.
Bir avukat olarak eğitildi.Hij was opgeleid als jurist.
Lincoln, Veronica Donovan ile görüşür, Veronica onun avukatlığını yapacağını söyler.Veronica Donovan praat met Lincoln en gaat hem officieel verdedigen als advocaat.
Yunanistan'a döndükten sonra avukat olarak çalıştı.Na zijn terugkeer in Griekenland ging hij aan de slag als advocaat.
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.In 1978 zette hij zijn eigen advocatenkantoor op.
Şeytan'ın Avukatı, Taylor Hackford'ın yönettiği 1997 yapımı ABD filmi.The Devil's Advocate is een Amerikaanse speelfilm uit 1997 van regisseur Taylor Hackford.
Prof. Dr. Danilo Türk (19 Şubat 1952), Sloven avukat, diplomat ve akademisyen, Slovenya'nın 3. cumhurbaşkanı.Danilo Türk (Maribor, 19 februari 1952) is een Sloveens advocaat en diplomaat, en oud-president van Slovenië.
1975 yılında yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.In 1957 promoveerde hij waarna hij tot 1975 als advocaat aan de slag ging.
Utrecht'te hukuk okudu ve avukat ve hakim olarak çalıştı.Vervolgens vestigde hij zich in Utrecht als advocaat en procureur.
Babası bir avukattı.Zijn vader was een advocaat.
Ama farklı bir avukattır.Een zonderling advokaat.
1899'da avukat oldu ve avukatlar kamarası Gray's Inn'e çağrıldı.In 1950 werd hij toegelaten tot de advocatenkamer van Gray's Inn.
Bunun yerine, Berlin'de bir avukatlık bürosu açtı.Tom opent intussen een advocatenkantoor.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Daarna werkte hij decennialang als advocaat en procureur.
Avukat tutma hakkı verilmediği için kendi savunmasını kendisi yaptı.Omdat hij zelf geen advocaat kon betalen, deed hij dat zelf.
Babası avukat olan Brune, 1763'te Brive-la-Gaillarde'de doğmuştur.Brune wordt geboren in Brive-la-Gaillarde in 1763 als de zoon van een advocaat.
1873) bir avukat, eyalet meclisi üyesi ve hukukçudur.1923), advocaat en gemeenteraadslid.

İlgili Sayfalar