avukat ile cümle

avukat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Avukatlar davayı saatlerce savundu.The lawyers argued the case for hours.
Neden bir avukata danışmıyorsunuz?Why don't you consult a lawyer?
Ben, benim avukatıma danıştıktan sonra, kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my solicitor.
Avukatına danışman gerekirdi.You should have consulted your lawyer.
Avukat yeni bir kanıt gündeme getirdi.The lawyer brought up new evidence.
Avukat birçok müşterisi vardır.The lawyer has many clients.
Avukat Ben'i bekliyordu.The lawyer was expecting Ben.
Avukat, müvekkilinin masum olduğuna inanıyordu.The lawyer believed in his client's innocence.
Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.The lawyer recommended his client to take legal action.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Avukat müvekkilinin masumiyeti konusunda ısrar ettiThe lawyer insisted on the client's innocence.
Avukat eylemin rotasını belirledi.The lawyer determined his course of action.
Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.Lawyers make mega bucks when they win cases.
Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.The lawyer asked the judge to make allowance for the age of the accused.
Avukat yeni yasayı bize açıkladı.The lawyer explained the new law to us.
Avukat onun masumiyetinden şüphe etti.The lawyer doubted his innocence.
Avukat onun suçsuzluğu konusunda ısrar etti.The lawyer insisted on his innocence.
Avukat onu bekliyordu.The lawyer was expecting him.
Onun masum olduğuna dair avukatın güçlü kanıtları var.The attorney has strong evidence that she is innocent.
Bana bir avukat bulur musunuz?Could you find me an attorney?
Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.Not every student studying law can be a lawyer.
Yasal yardım için avukata gittim.I went to the lawyer for legal help.
O, yetenekli bir avukattır.He is an able lawyer.
O bir avukat gibi davrandı.He pretended that he was a lawyer.
Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least.
Avukat bunun kolayca sonuçlanacak bir dava olduğunu düşünüyor gibi görünüyor.The lawyer seems to think it'll be an open and shut case.
Ben avukatıma danıştıktan sonra sana kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my lawyer.
Boşanma avukatın ofisinde bu sabah sona ermiştir.The divorce was finalized this morning at the attorney's office.
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Avukat müşterisinin masum olduğunu göstermeye çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
Avukat müvekkilinin masum olduğunu kanıtlamaya çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
O, başarılı bir avukat oldu.He became a successful lawyer.
O çok akıllı bir avukat ve politikacıdır.He was a very smart lawyer and politician.
Lincoln iyi bir siyasetçi ve akıllı bir avukattı.Lincoln was a good politician and a smart lawyer.
Onlardan otuz dördü avukattı.Thirty-four of them were lawyers.
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.Defense lawyers appealed for mercy.
Chester Arthur başarılı bir avukattı.Chester Arthur had been a successful lawyer.
Avukatların hepsi yalancıdır.Lawyers are all liars.
O ona bir avukat görmesini tavsiye etti, o öyle yaptı.She advised him to see a lawyer, so he did.
O ona bir avukat görmesini tavsiye etti.She advised him to see a lawyer.
Sanırım bir avukata danışmamın zamanıdır.I think it's time for me to consult a lawyer.
Avukatın kimdir?Who is your lawyer?
Senin avukatın kim?Who is your lawyer?
Bir avukatla konuşmak ister misin?Would you like to talk to a lawyer?
Tom bir avukat olmak istiyordu.Tom wanted to become a lawyer.
Tom'un iki oğlu var. Biri bir doktor ve diğeri bir avukat.Tom has two sons. One is a doctor and the other is a lawyer.
Tom'un avukat olan bir kız kardeşi var.Tom has a sister who is a lawyer.
Jim, bir avukat değil, ama bir doktordur.Jim isn't a lawyer, but a doctor.
Jim, bir avukat değil. O bir doktor.Jim's not a lawyer. He's a doctor.
Tom'un iyi bir avukata ihtiyacı var.Tom needs a good lawyer.
Tom şeytanın avukatını oynamada çok iyi değildir.Tom isn't very good at playing the devil's advocate.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom couldn't afford a lawyer.
Tom avukatını aramak istiyor.Tom wants to call his lawyer.
Tom, Mary'nin avukatının verdiği tüm belgeleri imzaladı.Tom signed all the documents Mary's lawyer gave him.
Sen bir avukat mısın?Are you a lawyer?
Ben onun bir avukat olmadığına inanıyorum.I believe he is not a lawyer.
Bazı insanlar bu ülkede çok fazla avukat olduğunu düşünüyorlar.Some people think that there are way too many lawyers in this country.
Bazı insanlar bu ülkede çok fazla sayıda avukat bulunduğunu düşünüyor.Some people think that there are too many lawyers in this country.
Birçok müşteri o avukata tavsiye için gelir.Many clients come to that lawyer for advice.
Avukatımla konuşmak istiyorum.I demand to speak with my lawyer.

İlgili Sayfalar