avukat ile cümle

avukat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asıl mesleği avukatlıktır.Son métier d'origine est avocat.
"SPoD avukatlarına LGBT hakları eğitimi".Identifier les problématiques spécifiques touchant les avocats LGBT.
1922 yılında Avukat olarak çalışmaya başladı.En 1932, il commence à travailler comme avocat.
Avukatı, Bölge Savcısının bir anlaşma önerdiğini söyler: 25 sene.Son avocat le pousse à accepter un marché : 25 ans s'il reconnaît sa culpabilité.
1920'li yıllarda avukatlık yapmaya başlamıştır.Il devient lui aussi un avocat dans les années 1920.
Sünni mezhebinden olmasına karşın avukat olan babası onu misyoner okuluna gönderir.De confession sunnite, son père qui était avocat l'envoie dans une école de missionnaires.
Eski savunma bakanı Jean-Jacques Demafouth'un savunma avukatı oldu.Elle est dirigée par l'ancien ministre de la Défense, Jean-Jacques Démafouth.
1895'te ölümüne kadar avukat kaldı.Il reste député jusque sa mort en 1895.
Orada 1929-1930 yılları arası bir avukatın yanında çalıştı.Elle y travaille comme juriste de 1929 à 1930.
Mesleği avukatlık olan Cateriano, anayasa hukuku konusunda uzmandır.Il est conseillé par Me Garnault, avocat spécialisé dans le droit aérien.
Bir avukat olarak eğitildi.Il a reçu une formation de juriste.
2012 yılında seçildi, Brian Sims aynı zamanda bir avukat ve LGBT sivil hakları savunucusu.Élu en 2012, Sims est avocat de profession et un défenseur des droits des homosexuels.
1951 yılından 1954 yılına kadar Zimmerman Bavyera'da memur oldu ama 1963 yılında bir avukat oldu.Il travaille dans la fonction publique du Land de Bavière de 1951 à 1954, puis devient avocat en 1963.
Danilo Fava, Katja'nın avukatıdır.Katja est assistée par l'avocat Danilo Fava.
Avukatlık sertifikası sahibi de olmuştur.Il possède en outre un brevet d’avocat.
Ağustos 1973 - Ocak 1974 arasında Sumgayıt'ta avukat olarak çalıştı.D’août 1973 à janvier 1974, il travaille comme avocat à Sumgait Azerbaïdjan.
Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir.Le plaignant peut faire appel à un avocat.
Saul bir avukattır.Greeta est avocate.
Bülent Arınç (25 Mayıs 1948, Bursa), Türk avukat ve siyasetçi.Bülent Arınç (prononcé ), né le 25 mai 1948 à Bursa, est un avocat et homme politique turc.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Wasmer, E. (2008).
1923) Avukatlar Günü1981 : Les Avocats du diable.
Van Den Broek, bir avukat olarak kariyerine başladı.D'Arcy suivit une carrière politique en tant que juriste.
Mahmut Baran, avukat.Maître Barbirolli, avocat.
Paris Hukuk Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamlamış ve Paris İstinaf Mahkemesi'nde avukatlık yapmıştır.Il fait des études de droit à Paris et devint avocat à la Cour d'appel de Paris.
Babası bir avukattı.Son père était avocat.
2011 yılında milletvekilliği görevinden istifa etmiş ve avukatlık yapmaya başlamıştır.Cependant en 1991, il démissionne et retourne à son activité d'avocat.
Babası ve büyük babası avukattı.Son père et sont grand-père sont avocats.
Zoran Jivkoviç, avukat ve siyasi eylemci olan Biserka Jivkoviç ile evlidir.Il est marié à Biserka Živković, juriste et également femme politique.
Jenner, daha önce evlenidği avukat Robert Kardashian'dan 1990 yılında boşanmiştır.Jan Ashley : ex-femme de Robert Kardashian mariés de 1998 à 1999.
Bir avukatın oğludur.Il était fils d'un avocat.
Araya giren avukat, müvekkilinin de izniyle savcıyla anlaşmaya çalışır.Finalement, l'avocate permet l'arrestation d'un de ses clients recherchés.
İstanbul'da avukatlık yapıyor.Il devient avocat à Bratislava.
Dr Luke'ın avukatları Kesha ve annesi şu anda Dr Luke'u karalama kampanyası başlattılar.Son avocat et un médecin (Dr Malick) veulent plaider la folie auprès du juge.
7 Kasım 2007'de yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.Elle prête serment le 19 décembre 2012 pour devenir avocate.
Günümüzde ise, Kaliforniya ve Minnesota'da geçerli olan avukatlık yetkisine sahiptir.Il exerce la profession d'avocat à Minneapolis et à Washington.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Le légiste indique que son cerveau a disparu.
Birleşik Krallık'ta hukuk okuyan Didi, ülkedeki ilk kadın avukat olmuştu.Elle est diplômée en droit au Royaume-Uni et devient la première femme, avocate des Maldives.
Aynı zamanda avukatlık sınavını da başarıyla geçmiştir.Dans le même temps, elle passe avec succès son concours d'avocate.
Manuel Urrutia Lleó (8 Aralık 1901 – 5 Temmuz 1981), Kübalı avukat ve siyasetçi.Manuel Urrutia Lleó (1901-1981) était un avocat et juriste cubain.
Siyasete girmeden önce bir avukat olarak çalıştı.Avant d'entrer en politique il était avocat.
Bir süre avukat olarak görev yaptı.Il exerce quelque temps comme avocat.
Dizilerde, çoğunlukla avukatları veya siyasetçileri canlandırmıştır.Dans ses apparitions sur grand écran, il incarne souvent des avocats et des hauts fonctionnaires.
Ocak 2001 itibarıyla Paris Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapmaktadır.Il devient avocat inscrit au barreau de Paris en 2001.
Bir yandan tiyatro ile ilgilenirken diğer yandan avukatlık mesleğine devam etti.Déçu par la profession d'avocat, il cherche une autre voie.
Hukuk eğitimi görmüş ve Nantes barosuna kayıtlı olarak ceza avukatlığı yapmaya başlamıştır.Il obtient un doctorat et devient avocat au barreau de Nantes.
Avukatlar aracılığıyla María evlenmeye ikna edilir.Denise est demandée en mariage.
Heym, askeri bir avukatın oğludur.Terry est fils de militaire.
Mezun oluşunun ardından 1985 yılında serbest avukatlık yapmaya başladı.À partir de 1985, il pratique la profession d'avocat.
Ceza davalarında yaşanan avukat.Avocat-avoué à Pamiers.
Daha sonra ardından Lesnar ile onun avukatı Paul Heyman geldi.Homosexuel déclaré, il est alors accompagné par son compagnon Paul Thek.
İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası avukat ve hakim olarak çalıştı.Après la deuxième guerre mondiale, il fait vite carrière comme juriste et politicien.
Avukatlığını kendi memleketinde yapmaya başladı.Il exerçait la profession d'avocat dans sa ville natale.
1978'de avukatlık bürosu açmıştır.En 1978, elle a fondé son propre cabinet d'avocat.
Avukatlık yapmış ve ardından Danıştay savcısı olmuştur.Avocat apprécié il devint ensuite magistrat.
Ardından avukatlık ruhsatnamesini aldı ancak bu mesleği henüz icra etmedi.Il a donc vendu la licence d'un jeu qu'il ne possède pas encore.
Aynı zamanlarda yaklaşık 300 avukat, Tunus'ta hükûmet sarayına yakın bir bölgede bir gösteri düzenlediler.Dans le même temps, environ trois cents avocats se réunissent devant le Premier ministère à Tunis.
Puna parlamentoda bir avukat olarak çalıştı.Il devint avocat au Parlement.
Onun oğlu bir avukat olmak istiyor.Su hijo quiere ser abogado.
Jim bir avukat değil fakat bir doktordur.Jim no es abogado, sino médico.
Jim, bir avukat değil. O bir doktor.Jim no es abogado, es médico.

İlgili Sayfalar