avukatı ile cümle
avukatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Porque com Frank você tem que estar ligado.
Mascagni, Steen’in avukatı olarak gözüktü.Goebel então tornou-se sócio de advocacia de Stevenson.
WikiLeaks davasıyla bilinen Julian Assange'ın avukatı olarak tanındı.Lá, brevemente conhecem Julian Assange, fundador do WikiLeaks.
Avukatımı istiyorum.Eu quero o meu advogado.
Şeytan'ın Avukatı, Taylor Hackford'ın yönettiği 1997 yapımı ABD filmi.The Devil's Advocate is een Amerikaanse speelfilm uit 1997 van regisseur Taylor Hackford.
Dizinin zaman çizgisinden 5 yıl önce House, bir anayasa avukatı olan Stacy Warner ile beraberdir.Zo'n tien jaar voordat de serie begon, had House een relatie met Stacy, een advocaat.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Vervolgens gaan hij en Vera weer een geheime verhouding aan.
Acilen avukatımla görüşmek istiyorum.Ik wil onmiddellijk met mijn advocaat spreken.
Ulusal baro kuruluşunun başkanından alınan bilgilere göre 6 Ocak'ta Tunus'lu 8.000 avukatın %95'i greve gitti.Zdaniem jej przewodniczącego, przyłączyło się do niego 95% spośród 8 tys. tunezyjskich prawników.
Bir avukatın oğludur.Jest synem adwokata.
Dizinin zaman çizgisinden 5 yıl önce House, bir anayasa avukatı olan Stacy Warner ile beraberdir.House przez pięć lat był w związku z prawniczką Stacy Warner; rozeszli się niedługo po zawale.
Savunma avukatı, eski dışişleri bakanı Hjalmar Procope oldu.Jego obrońcą był były minister spraw zagranicznych Finlandii Hjalmar Procopé(ang.).
Aynı zamanda iki kez Amerika'nın en etkili 100 avukatından biri olarak seçilmiştir.Został ponadto dwukrotnie wybrany najlepszym bramkarzem amerykańskich college'ów.
Her ikisi de Avusturya Okulunun avukatıdır.Jest zwolennikiem szkoły austriackiej.
Ronald Álex Gamarra Herrera (doğum Lima 15 Aralık 1958) Peru'nun insan hakları avukatı.Ronald Álex Gamarra Herrera (ur. 10 grudnia 1958) – peruwiański polityk i adwokat.
Avukatına göre Wagner intihar etmişti.Enligt Wagners advokat begick han självmord.
Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi.Ordna egen advokat om möjligt.
Bir avukatın oğludur.Han var son till en advokat.
Türkiye'nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır.Hon var en av Sveriges första kvinnliga jurister och advokater.
Şeytan'ın Avukatı, Taylor Hackford'ın yönettiği 1997 yapımı ABD filmi.Djävulens advokat är en amerikansk film från 1997 i regi av Taylor Hackford.
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
3 yıl bir avukatın yanında çalıştı.Han praktiserade därefter tre år på en advokatbyrå.
1981-1983 yılları arasında Svaziland’da davacı avukatı olarak çalıştı.Han arbetade 1983–2002 som advokat i Honolulu.
Her ikisi de Avusturya Okulunun avukatıdır.Österrikare kan också vara en anhängare av österrikiska skolan.
Suç II Bir Ceza Avukatından Gerçek Hikayeler.2 § rättegångsbalken för handlingar hos advokaten.
Bir avukatın oğlu ve polis bir amcası oldu.Співвласниками житла стали син і дочка прокурора.
Türkiye'nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır.Перша українка — жінка-адвокат та жінка-журналіст.
İlk oyunculuğunu yardımcı oyuncu rolü ile Şeytan'ın Avukatı (1997) filminde yapmıştır.Оскільки їм вже доводилось грати пліч-о-пліч в такому відомому фільмі, як Адвокат диявола у 1997 році.
Orada 1929-1930 yılları arası bir avukatın yanında çalıştı.У 1920-30-х роках працював адвокатом.
21 Nisan'da, Çikatilo’nun savunma avukatı, Dr. Buhanovski’nin onun üzerinde etkisi olduğunu dile getirdi.7 вересня адвокати Тимошенко заявили, що справа остаточно розвалилася.
Avukatın birçok zengin müşterisi var.У адвоката чимало багатих клієнтів.
Avukatın var mı?У тебе є адвокат?
Avukatın var mı?Ти маєш адвоката?
Avukatınız var mı?У вас є адвокат?
Avukatınız var mı?Ви маєте адвоката?
Tom'un bir avukatı var.Том має адвоката.
Tom'un bir avukatı var.У Тома є адвокат.
Bir avukatın oğludur.Byl synem advokáta.
Avukatı, Bölge Savcısının bir anlaşma önerdiğini söyler: 25 sene.Prokurátor Okálimu navrhoval trest do 25 let vězení.
Bir avukatın oğludur.A fost fiul unui avocat.
Bu sırada Russell malikanesinde avukatıyla görüşmektedir.Actualmente locuiește la Chișinau unde profesează avocatura.
Yakın arkadaşı O. J. Simpson avukatı olarak bilinir.Ea este una dintre cele trei fiice ale defunctului avocat al lui O. J. Simpson, Robert Kardashian.
Zoey Andata (Gabrielle Union) — Demetri'nin nişanlısı ve kriminal müdafaa avukatı.Zoey Andata (Gabrielle Union): Demetri Noh menyasszonya.
Avukatın kimdir?Ki az ügyvéded?
Babası ünlü Bacardi ailesinin avukatıydı.Hänen isänsä toimi lakimiehenä Bacardi-yhtiössä.
Avukatı Jonathan Marks onun suçlu olmadığını savunmuştur.Hänen asianajajansa Jonathan Marks vetosi mielisairaudesta johtuvaan syyntakeettomuuteen.
Şeytanın Avukatı, Taylor Hackford'ın yönettiği 1997 ABD yapımı sinema filmi.Paholaisen asianajaja, yhdysvaltalainen Taylor Hackfordin ohjaama elokuva vuodelta 1997.
Elza'nın ailesinin avukatı Stanislav Markelov 19 Ocak 2009'da suikasta kurban gitti.Kungajevan perheen asianajaja Stanislav Markelov ammuttiin tammikuussa 2009.
Şeytanın avukatı, olabilecek en kötü ihtimali düşünüp değerlendirenler için kullanılan bir tanımlama.Paholaisen asianajajan tehtävänä on kyseenalaistaa väitetty ihme.
Ried, Avusturya doğumlu Kaltenbrunner, bir avukatın oğluydu.Lakimiehen poika Kaltenbrunner syntyi ja vietti lapsuutensa Itävallassa.
Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi.Työntekijällä on kuulemisoikeus.
Avukatı ile görüşür ve mahkemeyi erteletir.Han tager til retssagen og giver sig tilkende.
Türkiye'nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır.Hun blev Islands første kvindelige jurist og kvindelige minister.
Yakın arkadaşı O. J. Simpson avukatı olarak bilinir.Han er best kjent som advokaten til sin nære venn O.J. Simpson.
Bir avukatın oğludur.Han var sønn av en advokat.
Avukatına göre Wagner intihar etmişti.Ifølge sin advokat begikk Gustav Wagner selvmord i oktober 1980.
Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi.Negosiator harus memiliki wewenang untuk melakukan negosiasi.
Nesrin Sutude (Sotoodeh diye okunur; Farsça: نسرین ستوده) İran'da bir insan hakları avukatıdır.Nasrin Sotoudeh (juga disebut Sotoodeh; bahasa Persia: نسرین ستوده) adalah seorang pengacara HAM di Iran.
Duruşmaya TCDD avukatı katılmadı.Sidang kasus e-KTP belum selesai.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Ia dan Budd menjalin hubungan rahasia.
İlgili Sayfalar