Bir avuç insan, Amman-Ürdün Krallığında.Son unas cuantas personas en el Reino de Amman, Jordania.
Bir avuç insan, Amman-Ürdün Krallığında.Terdapat sebahagian mereka.. ..di Kerajaan Amman- Jordan.
Bir avuç insan, Amman-Ürdün Krallığında.Их небольшое количество в Царстве Аммана - Иордании.
Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.Un puñado de gente asesinó musulmanes en Oriente y en Occidente, y no dijeron nada.
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Eine Handvoll Leute! Wie konntet ihr das anerkennen, ihr Gelehrten Indiens?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Hanya segelintir mereka, mengapa kamu bersetuju wahai cendekiawan di India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Una manciata di persone, come mai avete accettato questo, oh sapienti dell'India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Unas cuantas personas, ¿por qué lo aceptaron, Oh eruditos de la India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Горсть людей, как вы приняли это, о учёные Индии?
Bir avuç kül.Acesta este modelul produs atunci când sunt relaxat
Bir avuç kül.Rimane una manciata di cenere.
Bir avuç kül.Un puñado de cenizas es lo que queda.
Bir avuç kül.Остава шепа пепел.
Bir avuç kül.月曜、ごく普通の一日が始まり、一緒に朝食をとりました
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Beberapa permainan, tiga tingkatan hadiah.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Een aantal spelletjes, drie niveaus van beloningen.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Egy csomó játék, három szintű jutalmazás.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Ein Haufen Spiele, drei Stufen an Belohnungen.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.En bunke spil, tre belønningsniveauer.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Kilka zadań, 3 poziomy nagród
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Một đống trò chơi, ba mức thưởng.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Několik her, odměny ve třech výškách.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Niekoľko hier, odmeny v troch výškach.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.O grămadă de jocuri, trei nivele de recompensă.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Pelejä, kolme palkintokategoriaa.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Un grupo de juegos , tres niveles de recompensas.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Un gruppo di giochi, tre gradi di ricompensa.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Un tas de jeux, trois niveaux de récompenses.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Κάποια παιχνίδια, τρία επίπεδα ανταμοιβών.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Купа ігор, три рівня стимуляції.
Bir avuç oyun ve üç farklı ödül.Куп игри, три нива на награди.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Cуди не хотіли, щоб купка дизайнерів володіла новаторськими формоутворюючими елементами одягу.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Eles não queriam uma série de estilistas na posse dos elementos essenciais de referência da nossa roupa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Họ không muốn chỉ có một số ít các nhà thiệt kế sở hữu các phần cấu trúc ban đầu của quần áo chúng ta
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Ils ne veulent pas qu'une poignée de créateurs détiennent les éléments de base de notre habillement.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.그들은 소수의 디자이너들이 우리의 옷을 구성하는 독창적인 요소를 소유하는 것을 원하지 않았어요.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nem akarták, hogy egy maroknyi tervező bírja az öltözködés alapelemeinek jogait.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nie chciano, by garstka projektantów posiadła na własność ważne elementy stroju.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Non volevano che una manciata di stilisti fossero padroni del nostro modo di vestire.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.No querían que un puñado de diseñadores fuesen dueños de las bases fundamentales de nuestra ropa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nu doreau ca o mână de creatori de modă să detină celulele de bază din îmbrăcămintea noastră.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Sie wollten nicht, dass eine Handvoll Designer die grundlegenden Bausteine für unsere Kleidung besitzen.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Δεν ήθελαν μια χούφτα σχεδιαστές να έχουν στην κατοχή τους τα στοιχειώδη δομικά υλικά του ρουχισμού μας.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Не искали шепа дизайнери да притежават творческите тухли за нашето облекло.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Суд хотел избежать ситуации, когда небольшая кучка дизайнеров владеет формообразующими элементами одежды.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.הם לא רצו שלקומץ מעצבים תיהיה שליטה על אבני הבניין של הבגדים שלנו.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.إنهم لا يرغبون في أن تمتلك حفنة من المصممين البنية الأساسية المتعلقة بملابسنا.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.少数のデザイナーに所有されるのは避けたかったのです そうなると誰かが所有しているという理由で
Bir başparmak, diğer parmaklar, avuç gibi.엄지, 손가락, 손바닥 등이요.
Bir başparmak, diğer parmaklar, avuç gibi.אגודל, אצבעות, כף יד וכו'.
Bir başparmak, diğer parmaklar, avuç gibi.إبهام وأصابع وراحة اليد ... إلخ
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.La comida entraba a nuestros cuerpos, y seguíamos adelgazando.
Bir deri bir kemik kalmıştık. Elde avuçta hiç birşey kalmamıştı.Maten passerade rakt genom våra kroppar och vi magrade till ingenting.
Bir elimi alıp yana koyuyorum. esnetiyorum ve avuç içimle yere doğru itiyorum.Estira un brazo a tu lado, flexiona la mano y apreta la palma hacia el suelo.
Bir elimi alıp yana koyuyorum. esnetiyorum ve avuç içimle yere doğru itiyorum.Nehmt eine Hand an eure Seite, spannt an und drückt mit der Handfläche richtung Boden.
Bir elimi alıp yana koyuyorum. esnetiyorum ve avuç içimle yere doğru itiyorum.Quindi prendete la mano, mettetela di fianco con il palmo verso il suolo.
Bir elimi alıp yana koyuyorum. esnetiyorum ve avuç içimle yere doğru itiyorum.押し下げるようにしましょう。 左手を下方に向けて押しながら、
Bir saniye şu problemi düşünün. Burada 1.5 kg'lık bir et yığını var, onu avuçlarınızın içinde tutabilirsiniz.Tohle je kus masa, asi tak jeden a půl kilogramu, který se dá uchopit do dlaně jedné ruky.
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Alsof we een stelletje elitaire, moreel corrupte terroristenvriendjes zijn. "
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Că am fi o adunătură de elitiști corupți moral, susținători ai teroriștilor."