Ön avludaki diğer iki minare ise ikişer şerefelidir.Hai bên sân có hai miếu thờ nhỏ.
Cemaat dış avludan caminin içine bu kapılardan doğrudan girebilir.Có thể cưỡi voi qua cổng này.
Avluda kaçacak olanlar Westmoreland'a sorular sormaktadır.Các tù nhân thoát khỏi khu định cư Moreton Bay đã trốn trong khu vực.
Avluda bir heykel.公園に彼女の像がある。
Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.前院正中有陈垣先生铜像。
Ayrıca orta avluda bir kafe bulunur.בנוסף יפעל במרכז בית קפה קטן.
İki katlı avlulu evlere giriş avludan yapılır.לשם כך נבנה ביתן מיוחד בכניסה.
Avludan merdivenlerle çıkılır.До етажа се стига по стълби.
Üç kapılı avludan camiye merdivenle çıkılır.U zasjedu su ušla 3 kamiona ustaša iz pravca Donje Stubice.
Böylece, dışarıdan içeriye ancak bu dikdörtgen küçük avludan geçilerek girilebiliyordu.U nju se jedino na koljenima može ući kroz niski hodnik.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.Peržaidimas įvyko po kelių dienų.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.A külsõ részen napnyugat felé: négy a felmenõ töltésen, kettõ a külsõ rész felé.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Al Parbàr a occidente, ce n'erano quattro per la strada e due per il Parbàr
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.am Parbar aber gegen Abend vier an der Straße und zwei am Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Bij de westpoort stonden altijd zes wachters, vier bij de oplopende weg en twee bij het wachthuis. (A)
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.čo do staviska Parbar na západ: štyria ku hradskej a dvaja ku Parbaru.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.du côté du faubourg, à l`occident, quatre vers le chemin, deux vers le faubourg.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.en el atrio del occidente había cuatro en la avenida y dos en el atrio mismo
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.낭실 서편 큰 길에 네 사람이요 낭실에 두 사람이니
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pada pavilyun sebelah barat ditempatkan 4 pengawal di jalanan dan 2 pengawal di pavilyun itu sendiri
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Para Parbar, ao ocidente, quatro junto ao caminho, e dois junto a Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Parparin luona, lännen puolella, oli neljä tiellä ja kaksi Parparin luona.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Pri Parbarju pa, proti zahodu, štirje na cesti in dva ob Parbarju.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Przy stronie zewnętrznej na zachód było czterech na drodze sypanej, a dwóch przy stronie zewnętrznej.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.spre mahala, la apus: patru spre drum, doi spre mahala.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Tại Bạt-ba về phía tây cũng có kẻ canh giữ: trên con đường có bốn người, và tại chính Bạt-ba có hai người.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.ved Parbar mod Vest var der fire ved Vejen, to ved Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Ved Parbar mot vest stod fire ved veien og to ved selve Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.vid Parbar västerut voro fyra vid vägen och två vid själva Parbar.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.V straně zevnitřní k západu, po čtyřech k příkopu, po dvou k straně zevnitřní.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.Εις Παρβαρ προς δυσμας τεσσαρες κατα την οδον της αναβασεως, και δυο εις Παρβαρ.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.в Първото към запад, четирима към пътя, който върви на горе , и двама в Парвар.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.К западу у притвора на дороге по четыре, а у самого притвора по два.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.לפרבר למערב ארבעה למסלה שנים לפרבר׃
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.من جهة الرواق الى الغرب اربعة في المصعد واثنين في الرواق.
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西 面 街 道 上 有 四 個 、 在 遊 廊 上 有 兩 個
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西面 街道 上 有 四 個 、 在 遊廊 上 有 兩個
"Bir an o avluda oldu."Dans un autre moment, il était dans la cour.
"Bir an o avluda oldu."Egy másik pillanatban kint volt az udvaron.
"Bir an o avluda oldu."Em outro momento, ele estava no quintal.
"Bir an o avluda oldu."En otro momento fue en el patio.
"Bir an o avluda oldu."I en annan stund var han ute på gården.
"Bir an o avluda oldu."In een ander moment dat hij uit was op het erf.
"Bir an o avluda oldu."In einem anderen Moment war er in den Hof.
"Bir an o avluda oldu."Într-un alt moment, că a ieşit în curte.
"Bir an o avluda oldu."In un altro momento era fuori nel cortile.
"Bir an o avluda oldu."Pada saat lain ia keluar di halaman.
"Bir an o avluda oldu."Toisessa hetkellä hän oli pihalla.
"Bir an o avluda oldu."Trong thời điểm khác, ông đã được ra khỏi sân.
"Bir an o avluda oldu."V ďalšej chvíli bol na dvore.
"Bir an o avluda oldu."V další chvíli byl na dvoře.
"Bir an o avluda oldu."V nekem drugem trenutku, je bil zunaj na dvorišču.
"Bir an o avluda oldu."Za chwilę był w stoczni.
"Bir an o avluda oldu."Σε μια άλλη στιγμή που ήταν έξω στην αυλή.
"Bir an o avluda oldu."В другой момент, когда он был во дворе.
"Bir an o avluda oldu."В інший момент, коли він був у дворі.
Bir avludan geçip bir kiliseyle karşılaştık ve bu ilgimizi en çok çeken şey oldu.Prošly jsme přes bránu a vešli jsme do kostela a tato věc upoutala naěi pozornost nejvíc.
Bir avludan geçip bir kiliseyle karşılaştık ve bu ilgimizi en çok çeken şey oldu.Właśnie przeszliśmy przez dziedziniec i weszliśmy do kościoła.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.A mládenci kráľovi mu riekli: Hľa, Háman stojí na dvore. A kráľ povedal: Nech vojde!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Các thần bộc của vua thưa rằng : Kìa , Ha-man đứng nơi viện trung . Vua bèn nói : Người hãy vào .