avlu ile cümle
avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
RAB'bin Tapınağı'nın avlularında, Senin orta yerinde, ey Yeruşalim! RAB'be övgüler sunun!في ديار بيت الرب في وسطك يا اورشليم. هللويا
RAB'bin Tapınağı'nın avlularında, Senin orta yerinde, ey Yeruşalim! RAB'be övgüler sunun!見 上
RAB'bin Tapınağı'nın avlularında, Senin orta yerinde, ey Yeruşalim! RAB'be övgüler sunun!見上
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.A Hospodin učinil podľa slova Mojžišovho, a vymrely žaby z domov, zo dvorov a z polí.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Domnul a făcut cum cerea Moise; şi broaştele au pierit în case, în curţi şi în ogoare.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Ðức Giê-hô-va làm y theo lời Môi-se; ếch nhái trong nhà, trong làng, ngoài đồng đều chết hết.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Ðức_Giê - hô-va làm y theo lời Môi-se ; ếch_nhái trong nhà , trong làng , ngoài đồng_đều chết hết .
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.És az Úr Mózes beszéde szerint cselekedék és kiveszének a békák a házakból, udvarokból és mezõkrõl.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.In storil je GOSPOD po besedi Mojzesovi, in poginile so žabe v hišah, v dvorih in na poljih.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.I učinil Hospodin podlé slova Mojžíšova; a vymřely žáby z domů, ze vsí i z polí.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Ja Herra teki Mooseksen sanan mukaan: sammakot kuolivat huoneista, pihoilta ja kedoilta.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Jehovah hizo conforme a la palabra de Moisés. Murieron las ranas de las casas, de los patios y de los campos
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler."여호와께서 모세의 말대로 하시니 개구리가 집에서, 마당에서, 밭 에서 나와서 죽은지라"
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Och HERREN gjorde såsom Mose hade begärt: paddorna dogo och försvunno ifrån husen, gårdarna och fälten.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.og HERREN gjorde, som Moses bad: Frøerne døde i Husene, i Gårdene og på Markerne,
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.Og Herren gjorde som Moses hadde sagt, og froskene som var i husene og gårdene og på markene, døde bort;
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.O Senhor, pois, fez conforme a palavra de Moisés; e as rãs morreram nas casas, nos pátios, e nos campos.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.И Господ стори според както викна Моисей; жабите измряха от къщите, от дворовете и от нивите.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.И сделал Господь по слову Моисея: жабы вымерли в домах, на дворах и на полях;
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.ויעש יהוה כדבר משה וימתו הצפרדעים מן הבתים מן החצרת ומן השדת׃
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.ففعل الرب كقول موسى. فماتت الضفادع من البيوت والدور والحقول.
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.耶 和 華 就 照 摩 西 的 話 行 、 凡 在 房 裡 、 院 中 、 田 間 的 青 蛙 都 死 了
RAB Musanın isteğini yerine getirdi. Kurbağalar evlerde, avlularda, tarlalarda öldüler.耶和華 就 照 摩西 的 話行 、 凡在 房裡 、 院中 、 田間 的 青蛙 都 死了
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.A Duch ma vzal a doviedol ma do vnútorného dvora, a hľa, dom bol plný slávy Hospodinovej.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Atunci, Duhul m'a răpit şi m'a dus în curtea dinlăuntru. Şi Casa era plină de slava Domnului!
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.E levantou-me o Espírito, e me levou ao átrio interior; e eis que a glória do Senhor encheu o templo.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.És fölemele engem a lélek, és bevitt engem a belsõ pitvarba, és ímé, az Úr dicsõsége betölté a házat.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.In duh me povzdigne ter me pripelje na notranje dvorišče; in glej, slava GOSPODOVA je napolnila hišo.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Ja henki nosti minut ja vei minut sisempään esipihaan. Ja katso: Herran kunnia täytti temppelin.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.성신이 나를 들어 데리고 안뜰에 들어 가시기로 내가 보니 여호와의 영광이 전에 가득하더라
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Lo spirito mi prese e mi condusse nell'atrio interno: ecco, la gloria del Signore riempiva il tempio
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Men Ånden løftede mig op og bragte mig ind i den indre Forgård, og se, HERRENs Herlighed fyldte Templet.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Og Ånden løftet mig op og førte mig inn i den indre forgård, og se, Herrens herlighet fylte huset.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Tedy mię podniósł duch, i wwiódł mię do sieni wewnętrznej, a oto dom pełen był chwały Pańskiej.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Tedy pojal mne Duch, a uvedl mne do síně vnitřní, a aj, dům plný byl slávy Hospodinovy.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Thần cất ta lên và đem ta vào nơi hành lang trong; và, nầy, vinh quang của Ðức Giê-hô-va đầy nhà.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.Thần cất ta lên và đem ta vào nơi hành_lang trong ; và , nầy , vinh_quang của Ðức_Giê - hô-va đầy nhà .
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.И Духът ме дигна та ме заведе във вътрешния двор; и, ето, домът бе пълен с Господната слава.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.И поднял меня дух, и ввел меня во внутренний двор, и вот, славаГоспода наполнила весь храм.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.ותשאני רוח ותביאני אל החצר הפנימי והנה מלא כבוד יהוה הבית׃
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.فحملني روح وأتى بي الى الدار الداخلية واذا بمجد الرب قد ملأ البيت.
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈 將 我 舉 起 、 帶 入 內 院 . 不 料 、 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.靈將 我 舉起 、 帶入內院 . 不料 、 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Cred că aceasta este o imagine tipică a ceea ce era atunci într-o curte.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Creo que es una típica imagen de cómo era una plaza en ese entonces.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.E penso che questa sia la tipica immagine di un cortile a quell'epoca.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Está tudo aqui, acho que isto é uma imagem típica do que era um pátio na altura.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Ich denke, so sah ein Hof damals typischerweise aus.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Je crois que c'est un tableau représentatif de ce qui se passait alors dans une cour.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Myślę, że to typowy widok tego co mogło się dziać wówczas na dziedzińcach.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Myslím, že je to typická ukázka, jak to tehdy na dvorcích vypadalo.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Og jeg tror, dette er et typisk billede af hvordan det var på en gårdsplads dengang.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Tôi nghĩ đó là một bức hình độc đáo về khung cảnh của một sân chơi.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Και πιστεύω ότι αυτή είναι μια τυπική εικόνα του πώς ήταν να είσαι σε μία αυλή τότε.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.И я полагаю, это типичная картина того, как это бывало тогда во дворе.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Мені здається, це типова картина того, що в ті часи відбувалося на подвір'ях.
Sanıyorum bu gördüğümüz o zamanlarda avluda vakit geçirmenin nasıl bir şey olduğunu gösteren tipik bir resim.Струва ми се, че това е типична рисунка на един кралски двор по онова време.
Sonra avluya kayboldu.Apoi a dispărut în curte.
Sonra avluya kayboldu.Aztán eltűnt az udvaron.
Sonra avluya kayboldu.Daarna verdween hij in de tuin.