avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mad! "Bir an o avluda oldu.جنون! "في آخر لحظة كان في الفناء.
Mad! "Bir an o avluda oldu."グッド天!"恐ろしい両者の間躊躇氏バンティング氏は、
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.A postavil dvor dookola, vôkol príbytku a oltára, a zavesil záclonu brány dvora. A tak dokončil Mojžiš dielo.
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.그가 또 성막과 단 사면 뜰에 포장을 치고 뜰문의 장을 다니라 모세가 이같이 역사를 필하였더라
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.Naposledy vyzdvihl síň vůkol příbytku a oltáře, a zavěsil zastření brány síně. A tak dokonal Mojžíš dílo to.
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.И постави двора около скинията и олтара, и окачи покривката на дворния вход. Така Моисей свърши делото.
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.И поставил двор вокруг скинии и жертвенника и повесил завесу в воротах двора. И так окончил Моисей дело.
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.ויקם את החצר סביב למשכן ולמזבח ויתן את מסך שער החצר ויכל משה את המלאכה׃
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.واقام الدار حول المسكن والمذبح ووضع سجف باب الدار. واكمل موسى العمل
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.在 帳 幕 和 壇 的 四 圍 、 立 了 院 帷 、 把 院 子 的 門 簾 挂 上 . 這 樣 摩 西 就 完 了 工
Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı.在 帳幕 和 壇 的 四 圍 、 立 了 院帷 、 把 院子 的 門簾 挂上 . 這樣 摩西 就 完 了 工
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.A ohrada, ktorá bola vonku popri komorách smerom vonkajšieho dvora, pred komorami, bola dlhá päťdesiat lakťov,
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Bức tường ngoài đi dọc theo các phòng về hướng hành lang ngoài, trước mặt các phòng, có năm mươi cu-đê bề dài;
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.A ťahali Jeremiáša povrazmi, až ho i vytiahli hore z jamy. A Jeremiáš sedel zase vo dvore stráže.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Au tras astfel pe Ieremia cu funiile, şi l-au scos afară din groapă. Ieremia a rămas în curtea temniţei.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.E tiraram Jeremias com as cordas, e o alçaram da cisterna; e ficou Jeremias no átrio da guarda.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Họ bèn dùng dây kéo Giê-rê-mi lên khỏi hố ; rồi Giê-rê-mi ở trong hành_lang lính canh .
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Họ bèn dùng dây kéo Giê-rê-mi lên khỏi hố; rồi Giê-rê-mi ở trong hành lang lính canh.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.In vlekli so Jeremija po vrveh in ga potegnili iz jame. Potem je ostal Jeremija v veži straže.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.I wyciągnęli tedy Jeremijasza powrozami, i dobyli go z onego dołu; i siedział Jeremijasz w sieni straży.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Kivonták azért Jeremiást köteleken és kihozák õt a verembõl, és lakék Jeremiás a tömlöcz pitvarában.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.그들이 줄로 예레미야를 구덩이에서 끌어낸지라 예레미야가 시위대 뜰에 머무니라
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Lalu mereka menarik aku ke atas, keluar dari sumur itu. Setelah itu aku ditahan di pelataran istana itu
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.og de drog ham op af Cisternen med Rebet. Således kom Jeremias atter til at sidde i Vagtforgården.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Så drog de Jeremias op med repene og fikk ham op av brønnen, og Jeremias blev i vaktgården.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Sedan drogo de med tågen Jeremia upp ur brunnen. Men Jeremia måste stanna i fängelsegården.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Sitten he vetivät Jeremian köysillä ylös ja nostivat hänet kaivosta. Ja Jeremia jäi vankilan pihaan.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Takž vytáhli Jeremiáše po provazích, a dobyli jej z té jámy. I seděl Jeremiáš v síni stráže.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.trokken zij hem uit de put en brachten hem terug naar de paleisgevangenis.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.Und sie zogen Jeremia herauf aus der Grube an den Stricken; und blieb also Jeremia im Vorhof des Gefängnisses.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.И потащили Иеремию на веревках и вытащили его из ямы; и оставался Иеремия во дворе стражи.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.И тъй, като изтеглиха Еремия с въжетата, извадиха го из ямата; и Еремия остана в двора на стражата.
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.וימשכו את ירמיהו בחבלים ויעלו אתו מן הבור וישב ירמיהו בחצר המטרה׃
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.فجذبوا ارميا بالحبال واطلعوه من الجب. فاقام ارميا في دار السجن
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.這 樣 、 他 們 用 繩 子 將 耶 利 米 從 牢 獄 著 拉 上 來 . 耶 利 米 仍 在 護 衛 兵 的 院 中
Onu halatlarla çekip sarnıçtan çıkardılar. Yeremya muhafız avlusunda kaldı.這樣 、 他 們用繩 子將 耶利米 從牢獄 著 拉上來 . 耶利米 仍 在 護衛 兵 的 院中
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.(91:14) Насажденные в доме Господнем, они цветут во дворах Бога нашего;
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.(92:14) Plantés dans la maison de l`Éternel, Ils prospèrent dans les parvis de notre Dieu;
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Az igaz virágzik, mint a pálmafa, növekedik, mint a czédrus a Libánonon.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Cei sădiţi în Casa Domnului, înverzesc în curţile Dumnezeului nostru.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Den rättfärdige grönskar såsom ett palmträd, såsom en ceder på Libanon växer han till.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Den rettferdige spirer som palmen; som en seder på Libanon vokser han.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Die gepflanzt sind in dem Hause des HERRN, werden in den Vorhöfen unsers Gottes grünen.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Estão plantados na casa do Senhor, florescerão nos átrios do nosso Deus.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Il giusto fiorirà come palma, crescerà come cedro del Libano
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.여호와의 집에 심겼음이여 우리 하나님의 궁정에서 흥왕하리로다
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Mereka seperti pohon yang ditanam di Rumah TUHAN, dan berkembang di Rumah Allah kita
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Những kẻ được trồng trong nhà Ðức Giê-hô-va Sẽ trổ bông trong hành lang của Ðức Chúa Trời chúng ta.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Những kẻ được trồng trong nhà Ðức_Giê - hô-va Sẽ trổ bông trong hành_lang của Ðức_Chúa_Trời chúng_ta .
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Plantados estarán en la casa de Jehovah; florecerán en los atrios de nuestro Dios
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.plantet i HERRENs Hus grønnes de i vor Guds Forgårde;
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Spravedlivý bude kvitnúť ako palma, porastie do vysoka jako cedra na Libanone.
RABbin evinde dikilmiş, Tanrımızın avlularında serpilecek.Spravedlivý jako palma kvésti bude, a jako cedr na Libánu rozloží se.

İlgili Sayfalar