avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Batı Kapısına bakan avlu içinse, yolda dört, avluda iki nöbetçi bekliyordu.在 西面 街道 上 有 四 個 、 在 遊廊 上 有 兩個
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Alors il me conduisit à l`entrée du parvis. Je regardai, et voici, il y avait un trou dans le mur.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Atunci m'a dus la poarta curţii. M'am uitat, şi iată că era o gaură în părete!
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ðoạn , Ngài dắt ta đến cửa hành_lang ; ta nhìn xem , thấy một lỗ trong vách .
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ðoạn, Ngài dắt ta đến cửa hành lang; ta nhìn xem, thấy một lỗ trong vách.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.E levou-me � porta do átrio; então olhei, e eis que havia um buraco na parede.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Entonces me llevó a la entrada del atrio. Luego miré, y he aquí, un agujero en la pared
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.És vive engem a pitvar bejáratához, és látám, és ímé egy lyuk vala a falban.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Hij bracht mij naar de toegangsdeur van de tempelhof, waar ik een gat in de muur ontdekte.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.In pripelje me k vhodu do dvorišča, in ko pogledam, glej, luknja je v zidu.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.I přivedl mne ke dveřům síně, kdež jsem uzřel, a aj, díra jedna byla v stěně.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.I przywiódł mię do drzwi sieni, gdziem ujrzał, a oto dziura jedna była w ścianie.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Ja hän vei minut esipihan ovelle, ja minä näin, ja katso: seinässä oli jokin aukko.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.그가 나를 이끌고 뜰 문에 이르시기로 내가 본즉 담에 구멍이 있더라
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Lalu dibawa-Nya aku ke pintu masuk halaman luar dan diperlihatkan-Nya sebuah lubang di tembok
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Mi condusse allora all'ingresso del cortile e vidi un foro nella parete
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Na to ma doviedol ku vchodu do dvora, a videl som a hľa akási diera bola v stene.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Og han førte mig til inngangen av forgården, og jeg så, og se, der var et hull i veggen.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Så førte han mig hen til Indgangen til Forgården.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Sedan förde han mig till förgårdens ingång, och jag fick där se ett hål i väggen.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Und er führte mich zur Tür des Vorhofs; da sah ich, und siehe war ein Loch in der Wand.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.Και με εφερεν εις την πυλην της αυλης και ειδον και ιδου, μια οπη εν τω τοιχω.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.И привел меня ко входу во двор, и я взглянул, и вот в стене скважина.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.И тъй, заведе ме до вратата на двора; и, като погледнах, ето една дупка в стената.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.ויבא אתי אל פתח החצר ואראה והנה חר אחד בקיר׃
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.ثم جاء بي الى باب الدار فنظرت واذا ثقب في الحائط.
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.他 領 我 到 院 門 口 、 我 觀 看 、 見 牆 上 有 個 窟 窿
Beni avlunun giriş bölümüne getirdi. Baktım, duvarda bir delik gördüm.他 領 我 到 院門 口 、 我 觀看 、 見牆 上 有 個 窟窿
"Bir an o avluda oldu."Dans un autre moment, il était dans la cour.
"Bir an o avluda oldu."Egy másik pillanatban kint volt az udvaron.
"Bir an o avluda oldu."Em outro momento, ele estava no quintal.
"Bir an o avluda oldu."En otro momento fue en el patio.
"Bir an o avluda oldu."I en annan stund var han ute på gården.
"Bir an o avluda oldu."In een ander moment dat hij uit was op het erf.
"Bir an o avluda oldu."In einem anderen Moment war er in den Hof.
"Bir an o avluda oldu."Într-un alt moment, că a ieşit în curte.
"Bir an o avluda oldu."In un altro momento era fuori nel cortile.
"Bir an o avluda oldu."Pada saat lain ia keluar di halaman.
"Bir an o avluda oldu."Toisessa hetkellä hän oli pihalla.
"Bir an o avluda oldu."Trong thời điểm khác, ông đã được ra khỏi sân.
"Bir an o avluda oldu."V ďalšej chvíli bol na dvore.
"Bir an o avluda oldu."V další chvíli byl na dvoře.
"Bir an o avluda oldu."V nekem drugem trenutku, je bil zunaj na dvorišču.
"Bir an o avluda oldu."Za chwilę był w stoczni.
"Bir an o avluda oldu."Σε μια άλλη στιγμή που ήταν έξω στην αυλή.
"Bir an o avluda oldu."В другой момент, когда он был во дворе.
"Bir an o avluda oldu."В інший момент, коли він був у дворі.
Bir avludan geçip bir kiliseyle karşılaştık ve bu ilgimizi en çok çeken şey oldu.Prošly jsme přes bránu a vešli jsme do kostela a tato věc upoutala naěi pozornost nejvíc.
Bir avludan geçip bir kiliseyle karşılaştık ve bu ilgimizi en çok çeken şey oldu.Właśnie przeszliśmy przez dziedziniec i weszliśmy do kościoła.
Bir seferinde de, avlunun bir köşesinde yemek yiyorduk ve o da öbür köşede oturuyordu.Un giorno stavamo mangiando in una parte del cortile e lui era seduto dall'altra parte e disse a Dada:
Böylece, örnek olarak parka inebilir. Veya bu üniversite avlusu olabilir.Es könnte also in einem Park landen, oder auf einem Vorplatz am College.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.유럽의 어느 마을 앞 마당인데요. 124가지 서로 다른 놀이를 하고 있죠.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.124種類の遊び方が描かれています 若者も 年寄りも 一人遊びや 身体を使った遊び ゲーム からかい
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Aceasta este o curte în Europa, și un amestec de 124 de feluri diferite de joacă.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Das hier ist ein Hof in Europa, und eine Mischung von 124 unterschiedlichen Arten von Spiel.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Đây là một sân chơi ở Châu Âu, với 124 loại trò chơi khác nhau.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Dette er en gårdsplads i Europa, og en blanding af 124 forskellige former for leg.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Dit is een binnenplaats in Europa, en een mengeling van 124 verschillende soorten spelen.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Esta es una plaza en Europa, y una mezcla de 124 distintas clases de juego.
Bu Avrupa'da bir avlu resmi ve burada 124 farklı oyun türü görüyoruz.Ez itt egy udvar, valahol Európában ahol 124 féle játékot láthatunk.

İlgili Sayfalar