avlu ile cümle
avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bay White'ın avlusu büyüktür.Mr White's yard is large.
Tony ve annesi çiftliğe geldiler ve çiftlik avlusunda yürüdüler.Tony and his mother arrived at the farmhouse and walked through the farmyard.
Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.We found a poor little cat in the yard.
Avlumuzda bir bahçe vardı.There used to be a garden in our yard.
Evimin küçük bir avlusu var.My house has a small yard.
Köpeğimi avludaki ağaca bağladım.I tied my dog to the tree in the yard.
Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.My grandmother was pulling up weeds in her backyard.
Avlumda küçük bir meyve bahçem var.I have a small vegetable garden on my patio.
Dışarı çıkabilirsin ve avluda kaldığın sürece oynayabilirsin.You can go out and play as long as you stay in the yard.
Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's.
Kirli köpeğin avluya gittiğini gördüm.I saw the dirty dog go into the yard.
Tom avlusunda bazı çiçekler ekti.Tom planted some flowers in his yard.
Tom ön avlusunda bir çukur kazdı.Tom dug a hole in his front yard.
Ben avluyu süpürüyorum.I am sweeping the yard.
En son ne zaman avluyu süpürdün?When was the last time you swept the yard?
Sanırım Tom ön avluda.I think Tom is in the front yard.
Tom ön avluda arkadaşlarıyla oynuyor.Tom is playing with his friends in the front yard.
Tom büyük avlulu ve beyaz bahçe çitli bir ev istiyor.Tom wants a house with a big yard and a white picket fence.
Yatak odamın pencereleri avluya bakar.The windows of my bedroom face the courtyard.
Tom avluda köpeği serbest bıraktırdı.Tom let the dog loose in the yard.
Avlumuzda üç tane ağaç var.We have three trees in our backyard.
Avluda bir ayı var.There is a bear in the yard.
"Avluyu inşa etmeye başladın mı?" "Evet, harika görünüyor.""Have you already started building the courtyard?" "Yeah, it's looking great!"
Kedi de avluda.The cat is in the yard, too.
Tom avluda oynuyor.Tom is playing in the yard.
Tom dışarıda avluda köpeğimizle oynuyor.Tom is out in the yard, playing with our dog.
O avluda.It's in the yard.
Ne kadar büyük bir avlunuz var?How big a yard do you have?
Bu caminin avlusunda mermerden yapılma büyük bir şadırvan var.There's a big marble fountain in the courtyard of that mosque.
Doğu Avlu Merkez Salon Mary Pownall - The Harpy Celaeno, 1902.The East Court The Central Hall Mary Pownall - The Harpy Celaeno, 1902.
İşte Avlu'nun konusu".This one is for the birds."
Üstü kapalı küçük bir avlusu vardır.It has a small unenclosed shelter.
Son olarak da 1909 tarihli Rawlinson Binası avlunun kuzey cephesini oluşturmuştur.Finally the Rawlinson Building (1909) formed the Northern side of the quadrangle.
İç avlu 30 akrdır (12 hektar) ve bir havuzla meyve ağaçlarıyla kaplıdır.The inner courtyard is 30 acres (12 ha), and covered in fruit trees with a pond.
Avluya inen grup, zemin kattan eve giriş yapacaktı.The team in the courtyard was to enter the house from the ground floor.
Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır.It ends when they reach a long fence.
Kolej binalarının çoğu yedi avlu (quad) etrafında inşa edilmiştir.Most of the college buildings are organised around seven quadrangles (quads).
Avluda 3 tane büyük eski ağaç vardır.There are still a few old trees in the garden.
Binada 9 mini atriyum (avlu) ile ayrılmış 8 bina var.There are eight buildings, separated by nine mini-atria.
Røros'ta, çoğu avlu etrafında yer alan yaklaşık 80 ahşap ev yer almaktadır.Røros has about 80 wooden houses, most of them standing around courtyards.
Front Quad (Ön Avlu), Sistersiyen St. Bernard Kolej için kurulan binalardan oluşur.The Front Quadrangle mainly consists of buildings built for the Cistercian St Bernard's College.
"North Quad" (Kuzey Avlu) olarak bilinen bu yeni alan 1962 yılında resmen açılmıştır.The area is now known as "North Quad" and was formally opened in 1962.
Kutsal emanetler bölümünün yanındadır, dördüncü avlunun içindedir.Thus the earth is now known to be divided into four parts.
Evin avlusunda veya bahçesinde yaşar.Lives in the garden or courtyard of house.
12:26 Avlu dışında kurban kesme Lev.12:26 Not to slaughter sacrifices outside the courtyard — Lev.
Avlu İyesi olarak da bilinir.It is known for its cattle fair.
Eski adı Avluyüzü olan Kirmasti ilçesine bağlı bir dağ mahallesidür.These mountains define a former envelope surface that is warped.
Taçkapıdan avluya girilir.From here one enters the courtyard.
Pekin'de hutonglar, geleneksel avlu evleri olan siheyuan hatları ile oluşmuştur.In Beijing, hutongs are alleys formed by lines of siheyuan, traditional courtyard residences.
Naaşı kendi yaptırdığı camiinin avlusuna defnedildi.He is reputed to have driven there in car he made himself.
Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi, cami avlunun batı yakasında yer almaktaydı.As expected, the bear appeared at the front door.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.The car was expected to arrive in a few days.
Dış avluya giriş kapısı tramvay yolu üzerinde parmaklıklı bir duvardadır.The engine room is on the other side of a flooded corridor.
Onlar parçaları alırlar ve avluda gezerken dağıtıp saklarlar.They have to make posters and hang them in the hallway.
Cenazesi Invalides avlusunda Paris'te gerçekleştirildi.He is buried in Les Invalides in Paris.
Önünde bir avlu bulunur.It has a monkey on the front.
1960'larda binanın iki avlusuna, birkaç katlı sergi salonları yapıldı.In the 1960s exposition rooms and several floors were built into the two courtyards.
Sokakları oldukça dar, evler birbirine oldukça yakın ve her evin avlusu bulunmaktadır.These stood relatively far apart and nearly every house had a tower.
İç avlu.Orphan SPVs.
İkinci avludaki çeşme.Facade of the second cave.