Ana içeriğe geç
Sözlük

avlanma ile cümle

avlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Ezenkívül a vadászat is jelentős veszélyforrás.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Ebben az időszakban az anya egyedül vadászik.
Çiru kaliteli olan yünü için sıklıkla avlanmaktadır.Régen a halcsontfarkú récét minőségi húsa miatt vadászták.
Tarım ürünlerine olan ziyanlarından dolayı bol avlanmaktadırlar.Mezőgazdasági kártételei miatt vadászhatnak rá.
Avlanması ve satılması serbesttir.Horgászni, vadászni csak engedéllyel szabad.
Koalalar Avustralya yerlileri tarafından beslenmek amacıyla avlanmaktaydılar.Az ausztrál őslakók táplálék céljából ma is vadásszák.
Gündüzleri nemli yerlerde, taş altlarında ve oyuklarda gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.Napközben megbújnak a mélyedésekben, a sziklák, zátonyok repedéseiben, és éjjel indulnak vadászni.
Yerleşim olan bölgelerde avlanma yapmak yasaktır.Az átmeneti zónákban a vadászat tilos.
Kediler, tek başlarına avlanmalarına rağmen sosyal bir türdür.Alapvetően társas madár, bár egyedül vadászik.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Többnyire magányos és nappal is szokott vadászni.
Pigme ispermeçet balinaları hiçbir zaman büyük ölçülerde avlanmamışlardır.Jan Mayen környékén a vadászat sohasem volt ilyen intenzív.
Sürgündeki Wilhelm'in en büyük tutkularından biri avlanmaktı.Vilmos elsődleges szórakozása a vadászat volt.
Bunun en önemli sebebi yasa dışı avlanmalarıdır.Megritkulásának legfőbb oka az illegális vadbefogás.
18. yüzyılın ortalarında avlanma sonucu soyu tükendiği düşünülmektedir.18. századi képeken is láthatjuk, amint éppen vadászni viszik őket.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Kissa metsästää yksin.
Balığın denizde avlanmasından tüketimine kadar geçen süreçte pek çok kişiye iş imkânı sağlanmaktadır.Tämä jatkuu, kunnes riittävän moni yleisön jäsen on ehtinyt käydä kalamaljassa.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Linnun pesimäkausi on keväällä.
Pek çok türde balık bulunmakta ve avlanmaktadır.Joitakin lajeja pyydystetään ja syödään.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.Kanien metsästyksessä käytetään monia eri menetelmiä.
Türkiye’de avlanmaları yasaktır.Niitä metsästetään niiden turkin vuoksi.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Metsästys on myös merkittävä uhka.
Houyi hayatta kalmak için avlanmak zorundaydı ve böylece çok yetenekli bir okçu oldu.Speirillä oli sekatavarakauppa ja hän oli myös sivutoimisesti kykyjenetsijä.
Türün, büyük olasılıkla aşırı avlanma sonucu yok olduğu tahmin edilmektedir.Se hävisi sukupuuttoon todennäköisesti liiallisen metsästyksen vuoksi.
Bu yüzden avlanma sırasındaki koşusu genellikle bir dakikadan daha kısa sürer.Yleensä jokeen mennyt lyönti tuottaa varmasti vähintään yhden juoksun.
Ama büyük türler avlanma dolayı da tehdit altındadır.Suuren koon ja harvinaisuuden takia sitä uhkaa myös metsästys.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Εκεί, προτάθηκε ένα κυνήγι.
Geceleri avlanmayı tercih eder.Προτιμούν να κυνηγούν τη νύχτα στήνοντας ενέδρες.
Bunun en önemli sebebi yasa dışı avlanmalarıdır.Αιτία της εξαφάνισής του στάθηκε το παράνομο κυνήγι.
Oldukça derine dalabilmelerine rağmen sığ sularda avlanmayı tercih ederler.Αν και μπορούμε να τον βρούμε να κυνηγάει σε σχετικά βαθιά νερά συνήθως προτιμάει τα ρηχά.
Gençlerimiz arasında avlanmak yaygındır.Το κυνήγι γινόταν συνήθως ομαδικά.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Του αρέσει το ψάρεμα και το κυνήγι.
Birçok ülkede ticari amaçla avlanması yasaklanmıştır.Ακόμη, σε πολλές περιπτώσεις απαγορεύεται το κυνήγι των θηλυκών ζώων.
Avlanması ve satılması yasaktır.Απαγορεύεται η δωροδοκία και η αποδοχή της.
Sürgündeki Wilhelm'in en büyük tutkularından biri avlanmaktı.Μια από τις πιο αγαπημένες ενασχολήσεις της Άρτεμης ήταν το κυνήγι.
İşitme kediler için hem güvenlikleri hem de avlanmaları için önemlidir.Οι γατόπαρδοι είναι επίσης γνωστοί να ζουν και να κυνηγούν σε ομάδες.
Ayrıca avlanmak köy halkı tarafından yasaklanmıştır.Επιπλέον, απαγορεύτηκε η μετακίνηση του αγροτικού πληθυσμού στις πόλεις.
Yerleşim olan bölgelerde avlanma yapmak yasaktır.Η ανέγερση πολυκατοικιών απαγορεύεται.
Türkiye’de avlanması yasaktır.Στην Ελλάδα, το κυνήγι της δεν επιτρέπεται σήμερα από την ελληνική νομοθεσία.
Sürgündeki Wilhelm'in en büyük tutkularından biri avlanmaktı.Vilhelms primære hobby har tilsyneladende været jagt.
Avlanma zamanları günbatımının hemen sonrasındadır.Troldflagermusen begynder at jage fra lige efter solnedgang.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.I dag er sandflugt ikke længere noget nævneværdigt problem.
Türkiye’de avlanmaları yasaktır.På øerne er forbud mod jagt i september.
2008 yılında, bu avlanma durumu IWC ve IWC'nin Bilimsel Komitesi tarafından eleştirilmiştir.Disse argumenter er dog også blevet kritiseret af medlemmer af IWC’s videnskabelige komite.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.USA er i øvrigt underlagt forbud mod hvalfangst.
Kara balıkçılın ilginç bir avlanma yöntemi vardır.Trenen har en stor fiskerigdom.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.De jakter imidlertid alene.
Geceleri avlanmayı tercih eder.Sommerfuglene flyr helst om kvelden.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Gytetiden er om våren.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Som fritidssyssel likte han å jakte og fiske.
Çünkü 1921 yılında avlanma yaşağı getirlinceye kadar avlandılar.Dermed ble det fra 1910 tillatt for alle å jakte.
Metabolizmalarının yavaşlığından dolayı kral kobralar büyük bir yemekten sonra aylarca avlanmadan yaşayabilir.På grunn av deres lave metabolisme kan de klare seg uten mat i flere måneder.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Utslipp av urenset kloakk er også et problem.
Aşırı avlanma nedeniyle tehdit altındadır.Arten er truet av ulovlig jakt.
Ve bu yeni dünyada devler avlanmaktadır.I området er det også jaktbare skogsfugl.
Gene de kaçak avlanma hâlâ önemli bir sorundur.Namun, penangkapan ikan secara berlebihan telah menjadi permasalahan yang serius.
Genellikle anneleriyle avlanmaya giderler.Sering pula berburu bersama dengan anak-anaknya.
Burada tek başına avlanma hakkı verildi.Karnivora ini berburu sendirian.
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.Mereka menghabiskan sebagian besar waktu mereka di laut.
Avlanmak için hareketsiz kalıp pusuya da yatabilirler. ^ "balıkçıl"."Tetapi supaya jangan kita menjadi batu sandungan bagi mereka, pergilah memancing ke danau.
Genellikle yalnız avlanmasıyla dikkat çeker.Nó thường đi săn một mình.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod