Ana içeriğe geç
Sözlük

avcı ile cümle

avcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Avcılıkta kullanılan yayları (k’ìłtąį‘) huş ağacından, okları (k’ì’) ise ladin ağacından yaparlar.Der Bogen ist aus Holz, zwischen dessen Enden Pferdehaar gespannt ist.
Savaş uçaklarına P-51 Mustang avcı uçakları eşlik etti.Wiederum erfolgte der Flug unter Begleitschutz von P-51-Mustang-Jägern.
Avustralya televizyonundaki Timsah Avcısı (Crocodile Hunter) programıyla tanınır.Im Jahr 1996 startete die Serie The Crocodile Hunter im australischen Fernsehen.
Callisto, artık avcıların peşinden koştuğu bir avdır.Folgend ist Justin nun aber der Gejagte.
Tank Avcıları Taburu.Aufgestellte Bataillone der Jägertruppe.
Elinde oku ve yayı olan bir avcı görünümündedir.Auf einem Kapitell ist ein Jäger mit einer Armbrust zu sehen.
Buffy Anne'de Avcılığı bırakınca onun yerini Faith doldurmuştu.Nachdem Keyboarder Matze die Band verlassen hatte, nahm Anne seinen Platz ein.
Bu avcıların her biri geyik veya tavşan avlamayı seçebilir.Jeder der Jäger versuchte, den Hasen zu treffen.
Yaban hayatı geliştirme sahasında avlanmak yasak olmasına rağmen kaçak avcılık yapılmaktadır.Erst durch Jäger in der Jagdzeit erlegtes Wild wird durch den Jagdausübungsberechtigten angeeignet.
Ayrıca 9G'ye dayanabilen ilk avcı uçağıdır.Der Eurofighter ist dadurch als einziges Kampfflugzeug in der Lage, auch 9-g-Manöver im Überschall zu fliegen.
Grumman F6F Hellcat, amerikan donanmasının F4F'in yerine geçen avcı uçağıydı.Die Grumman F4F Wildcat war ein trägergestütztes Jagdflugzeug der United States Navy.
Gölde yayın avcılığı yapılır.Im See werden Signalkrebse gezüchtet.
İnsanlar de süper avcıdır.Der General ist ebenfalls Großwildjäger.
Sabit Osman Avcı, (1921, Artvin, Osmanlı İmparatorluğu - 8 Şubat 2009, İstanbul, Türkiye), Türk siyasetçi.Sabit Osman Avcı (* 1921 in Artvin; † 8. Februar 2009 in İstanbul) war ein türkischer Politiker.
Bunun yanı sıra Keban Barajı'nda kerevit avcılığı da yapılmaya başlanmıştır.Also muss es auch in Kalbach einmal Weinstöcke gegeben haben.
Havalimanı, avcı uçakları tarafından da kullanılmaktadır.Der Schwerpunkt liegt auch weiterhin auf Jagdflugzeugen.
Bir gün Jack'in avcıları avlanmaya çıkarlar ve ateş söner.Eines Tages jagt Jack mit seinen Jägern das Schwein.
Bu uçaklar, 158 bombardıman ve pike bombardıman uçağı ile 172 avcı uçağıdır.Dem gegenüber verlor die deutsche Luftwaffe 1522 Jagdflugzeuge.
Ayrıca Ürdün avcı uçakları daha havalanamadan yerde imha edildi.Zusätzlich griffen Jagdflugzeuge im Tiefflug die fliehenden Bewohner an.
Ekonomileri avcılık, balıkçılık ve toplayıcılığa dayanmaktaydı.Sie lebten von Jagd, Fischfang und Sammeln.
New York Yankees takımında yetenek avcılığı yapmıştır.Sie dürfen alleine ein Spiel der New York Yankees sehen.
Enver Avcı hayatının son döneminde kansere yakalandı.Uli Jäger starb später an Krebs.
Gor'un en iyi avcıları olarak kabul edilir.Er ist der erfolgreichste Jäger.
Ayrıca dünyada asırlardır avcı da bulunmamaktadır.Als Jäger hat man nicht das Recht, überall zu jagen.
Avcılık ve tuzakçılık günümüzde hâlâ önemli bir ekonomik faaliyettir.Wein und Seehandel sind noch heute wichtige Wirtschaftsfaktoren.
Hatıra amaçlı avcılık, kaçak avlanma ile karıştırılmamlıdır.Das Jägerrecht ist nicht zu verwechseln mit dem Jagdrecht.
Sürek avcılığına çok meraklıydı.Seine besondere Leidenschaft galt der Jagd.
Avcı ayıyı vurdu.Le chasseur a abattu un ours.
Genel olarak avcı değil bombardıman uçağıdır.Il s'agit d'ailleurs d'un bombardier et non d'un avion de chasse.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.Les groupes de paléoindiens étaient des chasseurs efficaces et utilisaient une grande variété d'outils.
Arthur Gordon Pym, balıkçı limanı ve balina avcılığı ile ünlü Nantucket Adası'nda doğmuştur.Arthur Gordon Pym est né sur l'île de Nantucket, fameuse pour son port de chasse à la baleine.
Onun en sevdiği hobileri avcılık ve balıkçılıktı.Ses passe-temps favoris étaient la pêche et la chasse.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Les membres les plus riches de la société égyptienne antique aimaient la chasse et la navigation de plaisance.
Sukhoi'nin önderliğinde geliştirilen avcı-bombardıman uçakları Su-17 ve Su-24'dir.Les avions d'attaque au sol qui furent produits sont les Su-17 et Su-24.
Avcı-bombardıman uçağı olarak tasarlanmıştır.Elle a été conçue comme chasseur bombardier.
Tek avcı odur, başkası değil.C'est lui notre assassin et personne d'autre.
Willow duygusal olarak iyileşmeye başlar ve Kennedy adındaki bir potansiyel avcı ile bir ilişkiye başlar.Willow se lie amoureusement avec une potentielle, Kennedy.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.Les phoquiers utilisent diverses méthodes de chasse.
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Son frère et sa sœur (qui épousera un membre de la famille de Sèze) meurent avant lui.
52 ^ Cemal Avcı.À la poursuite du lapin 52.
Bu avcıların her biri geyik veya tavşan avlamayı seçebilir.Les lofteurs choisissent chacun un lapin.
Ulusal Park arazilerinde tüfekle avcılık yapmak genel olarak yasaktır.Dans toutes les villes de bétail, le port des armes à feu est en principe interdit.
Carl, ilk arama sırasında yanlışlıkla Otis adında bir avcı tarafından vurulur.Carl, le fils de Rick, se fait accidentellement tirer dessus par un chasseur, Otis.
Av tüfeği, avcılıkta kullanılan tüfeklere verilen genel ad.La carabine de chasse, une arme à feu utilisée à la chasse.
Avcılar, ve Hırsızlar...Pour les guerriers, les voleurs et les combattantes.
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Elle ne dispose ni de radar ni d'avion de chasse à vision nocturne.
Bell P-39 Airacobra, 1939, avcı uçağı.Premier vol du chasseur américain Bell P-39 Airacobra.
Quaq, avcıların tipik kahvaltısıdır.Les darts sont les chasseurs typiques des Wraiths.
Buna rağmen hızlı bir avcıdır.C'est un grand chasseur.
Avcılık dünyası ve balıkçılık ile ilgili yapımlar yayınlayan Fransız belgesel kanalıdır.Chasse & Pêche est une chaîne de télévision thématique française consacrée à la chasse et à la pêche.
Ançımaa, avcı-köylü bir ailenin 3. çocuğu olarak doğdu.Elle est le troisième enfant d'une famille de paysans-chasseurs.
Pi3 Orionis, Avcı'nın elinde tuttuğu kalkanın en parlak yıldızıdır.Pi3 Orionis est l'étoile la plus brillante du bouclier que porte Orion.
Avcılık yapar fakat sezonunu takip eder.Il travaille en équipe et part pour des saisons de chasse.
Tank Avcıları Taburu.Bataillon des chasseurs de la Garde.
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.Le principal chasseur de l'aéronavale était le très manœuvrable Mitsubishi A6M « Zero ».
Aero Ae 02 Çekoslovakya'nın ürettiği ilk avcı dizaynıdır.L'Aero Ae-02 est le premier chasseur monoplace dessiné et construit en Tchécoslovaquie.
Savaş uçaklarına P-51 Mustang avcı uçakları eşlik etti.En route, des avions P-51 Mustang attaquent le convoi.
1530 ile 17. yüzyılın başları arasında, Red Bay büyük bir balina avcılığı bölgesi idi.Entre 1550 et 1625, Red Bay a été l'une des principales stations baleinières basques.
Çoğunlukla avcılara karşı savunma silahları olarak görülürler.Elles sont pour le plus souvent vues comme des armes défensives face aux prédateurs.
Buna karşın olta avcılığı için çok zevkli bir balıktır.Il n'en est pas moins un magnifique poisson pour la pêche sportive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod