Bugün, avcı toplayıcı gruplar yılda ortalama 1 km yer değiştiriyorlar.כיום, קבוצות של ציידים-מלקטים נעות בערך קילומטר אחד בשנה.
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızda음. 여러분이 원주민과 같은 현대의 사냥, 수렵꾼들을 보면
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaNézzük a modern vadászó-gyűjtögetőket, például Ausztráliában.
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaובכן, אתם מסתכלים על ציידים-אוספים מודרניים כמו אבוריג'ינלים,
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaحسناً , إذا نظرتم إلى إجتهادات الصيد الحديث للأبوروجينال ( سكان أستراليا الأصليين ) ,
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızda彼らは アイザ山という場所で石斧用の石を採掘します
Burası heralde bir avcı kulubesi.Det her er vel en jagthytte.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Een jagershut, neem ik aan.
Burası heralde bir avcı kulubesi.En jaktstuga, antar jag.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Esto probablemente es una cabina de cazadores.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Ez valószínűleg egy vadász kunyhó.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Ini mungkin sebuah pondok berburu.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Αυτό είναι δικός σας...
Burası heralde bir avcı kulubesi.Ловна хижа предполагам.
Burası heralde bir avcı kulubesi.Това е може би ловна хижа.
Burası heralde bir avcı kulubesi..זאת, מן הסתם, ביקתת ציידים
Burası heralde bir avcı kulubesi.! كوخ للصيد ، كما أعتقد
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Áthárították a problémáikat másokra -- a ragadozók elleni védelmet, élelemszerzést, egészség fenntartást.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.양들은 자기들의 문제를 아웃소싱할 수 있었습니다. 포식자로부터의 방어, 먹이 찾기, 건강 관리.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Mereka dibantu menyelesaikan semua masalah mereka -- perlindungan dari pemangsa, makanan, perawatan kesehatan.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Miały na kogo przerzucić wszystkie swoje problemy: ochronę przed drapieżnikami, pożywienie, dbanie o zdrowie.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Mohou outsourcovat všechny své problémy -- ochrana pred predátory, obstarávání potravy, péče o zdraví.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Ne saattoivat ulkoistaa kaikki ongelmansa -- petoeläimiltä suojautumisen, ruoan löytämisen, terveydenhuollon.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Sie konnten all ihre Probleme verlagern— Schutz vor Raubtieren, Nahrungsfindung, Gesundheitspflege.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Ze konden al hun problemen uitbesteden -- bescherming tegen roofdieren, voedsel vinden, gezondheidszorg.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Можели да изнасят всичките си проблеми... защита от хищници, намиране на храна, поддръжка на здравето.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.Они смогли аутсорсить все их проблемы - защиту от хищников, пойиск пищи, медицинское обслуживание.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.הן יכלו לעשות מיקור-חוץ לכל בעיותיהן -- הגנה מפני טורפים, השגת מזון, טיפולי בריאות.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.استطاعت ان تحل كل مشاكلها.. الحماية من الاعداء، البحث عن الطعام، والمحافظة على الصحة.
Bütün sorunlarını başka birisine havale ettiler-- avcılardan korunma, yiyecek bulma, sağlık kontrolü.外敵からの保護 食量の確保 健康管理 多くの群れが失った代償は 自由な交配のみ
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.De când Chuyongdae a fost executat, nu credeam că voi mai vedea vreodată un ucigaş de demoni.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Depuis l'exécution des Chuyongdae, je n'aurais jamais pensé revoir un tueur de démons.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Karena Chuyongdae telah di eksekusi... ...aku mengira tak akan pernah menemukan pembasmi iblis lagi.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Nou de Chuyongdae geexecuteerd zijn, dacht ik nooit meer een demoon- slachter te kunnen vinden.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Odkar so bili Chuyongdae uničeni, sem bil prepričan, da ne bom več našel nobenega lovca na demone.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Od kiedy stracono wszystkich Chuyongdae, nie sądziłem, że znowu ujrzę zabójcę demonów.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Od té doby, co byl popraven Chuyongdae, jsem si myslel, že už nikdy znova nenajdu zabijáka démonů.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Tras la ejecución masiva de los Chuyongdae, creí que nunca volvería a toparme con un cazador de demonios.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Tử khi Chuyongdae bị hành quyết, Tôi nghĩ tôi sẽ không bao giờ tìm thấy 1 người Diệt Quỷ nữa.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.Откакто Чундае бяха екзекутирани, си мислех, че никога няма открия убиец на демони.
Chuyongdae yok edildiği için, bir daha asla bir iblis avcısı bulamayacağımızı sanmıştım.מהיום שבו הצ'ויאנגדי ,הוצאו להורג חשבתי שלעולם לא נמצא .מחסל שדים" שוב"
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Algunos cazadores-recolectores que vivían junto a las comunidades agrícolas asumió agrícolas propios.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Někteří lovci-sběrači, kteří žili poblíž farmářských komunit převzali farmaření sami.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Niektóre grupy łowiecko-zbierackie, sąsiadujące z rolnikami, same zaczęły uprawiać rolę.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Niektorí lovci-zberači, ktorí žili poblíž roľníckych usadlostí sa tiež stali roľníkmi.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Деякі мисливці-збирачі, які жили недалеко від фермерських угідь, переймали ремесло фермерів.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -כמה מהציידים-מלקטים שחיו לצד החקלאים, החלו לעסוק בחקלאות בעצמם.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -بعض الصيادين اللذين عاشوا بجاور المجتمعات الزراعية احترفوا الزراعة بأنفسهم
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -しかし、農業に適していない土地へ狩りにいくのもいました。
ÇİN KÜRK ÇİFTLİKLERİ KANADA FOK AVCILIĞI - Bu ne kadar? - $49,500(Kitajska krznarska farma) (Kanadski lov na tjulnje) <Koliko to stane?> <To je... 49.500 dolarjev>
[Çizer.] Tybalt, fare avcısı, size yol gösterecektir?Tybalt, si rat-lovilec, vas bo vodil?
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.A když dorostli ti děti, byl Ezau lovec umělý, chodě po polích; Jákob pak byl muž prostý a v staních bydlil.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.In dečka sta odrasla, in Ezav je bil dober lovec, mož poljski, Jakob pa krotak mož, bival je v šatorih.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.그 아이들이 장성하매 에서는 익숙한 사냥군인고로 들사람이 되고 야곱은 종용한 사람인고로 장막에 거하니
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.И като порастнаха децата, Исав стана изкусен ловец, полски човек; а Яков беше тих човек и живееше в шатрите.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.ויגדלו הנערים ויהי עשו איש ידע ציד איש שדה ויעקב איש תם ישב אהלים׃
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.فكبر الغلامان. وكان عيسو انسانا يعرف الصيد انسان البرية ويعقوب انسانا كاملا يسكن الخيام.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩 個 孩 子 漸 漸 長 大 、 以 掃 善 於 打 獵 、 常 在 田 野 . 雅 各 為 人 安 靜 、 常 住 在 帳 棚 裡
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩個 孩子 漸漸長 大 、 以 掃 善於 打獵 、 常 在 田野 . 雅各為人 安靜 、 常住 在 帳棚裡
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.A maioria dos caçadores furtivos, como o meu pai, eram pessoas da nossa própria comunidade.