Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Y eso les dio una ventaja evolutiva.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Αυτό τους έδωσε ένα εξελικτικό πλεονέκτημα.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.И това им дало еволюционно предимство.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.וזה נתן להם יתרון אבולוציוני.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.ووفر لها ذلك ميزة تطورية.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.なぜなら その時点で
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Chúng tôi đã tức khắc nhận ra rằng máy tính có lợi thế sân nhà rất lớn.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.E ci siamo immediatamente resi conto che il computer aveva un enorme vantaggio, giocando in casa.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.E demo-nos conta rapidamente de que o computador tinha a grande vantagem de estar a jogar em casa.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.그리고 우린 바로 컴퓨터가 홈경기의 이점을 누리고 있다는 것을 깨달았습니다.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Nous avons réalisé tout de suite que l'ordinateur avait le gros avantage d'être à domicile.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Og vi blev med det samme klar over at computeren havde en stor hjemmebanefordel.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Okamžitě nám došlo, že počítač má obrovskou výhodu domácího prostředí.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Și ne-am dat seama imediat: computerul avea avantajul de a juca pe teren propriu.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Uświadomiłem sobie, że komputer ma przewagę, bo gra u siebie.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Wir bemerkten sofort, dass der Computer einen großen Heimvorteil hatte.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Y nos percatamos de inmediato de que la computadora tenía una gran ventaja de cancha local.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Συνειδητοποιήσαμε αμέσως πως ο υπολογιστής είχε το μεγάλο πλεονέκτημα της έδρας.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.Веднага разбрахме, че компютъртът има голямо преимущество.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.И мы тут же поняли, что у компьютера было существенное преимущество в виде домашней арены.
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.והבנו מיד שלמחשב היה יתרון גדול של מגרש ביתי .
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.وادركنا على الفور أن الكمبيوتر يتمتع بميزة كبيرة من أن اللعب سيكون في ملعبه .
Ve o an fark ettik ki, bilgisayarın büyük bir saha avantajı vardı.彼のホームでやるなんて不利だ と 舞台の中央にワトソンのロゴがあるんですよ
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz"."1年間の独占契約を結びたい"
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz".다른 기업과 어떤 계약을 맺든, 그보다 더 좋은 계약을 원한다고 할 수도 있고
Yani "Bir başkası ile anlaşma yaparsanız biz daima daha avantajlı olmak istiyoruz".وهذا يعني إذا وقعت عقد مع شركة أخرى ستحصل الشركة الأولى على أفضل الامتيازات
Yani biz bunu yaptı neden sözcüğü yazmak "Mekanik?" Oh evet, mekanik avantaj.Portanto resolvemos problemas com vantagem mecânica
Yani ne Al ne de Bill diğerinin kararı sabitken kendi kararını değiştirerek avantaj sağlayamıyor.Więc żaden z uczestników nie może zyskać, ani Al, ani Bill, zakładając że przeciwnik nie zmienia decyzji.
Yeniden doldurulması Fransız muadillerinden daha yavaştır ve bu da bir avantaj sağlar.Čas potřebný k nabití je oproti ručnímu nabíjení u francouzských tanků nižší, což je jistě výhoda.
Yeniden doldurulması Fransız muadillerinden daha yavaştır ve bu da bir avantaj sağlar.Czas przeładowania bębna jest krótszy niż w podobnych mechanizmach francuskich, co jest zdecydowaną zaletą.
Yeniden doldurulması Fransız muadillerinden daha yavaştır ve bu da bir avantaj sağlar.Die Nachladezeit ist höher als bei seinem französischen Gegenstück, was einen Vorteil darstellt.
Yeniden doldurulması Fransız muadillerinden daha yavaştır ve bu da bir avantaj sağlar.El tiempo de recarga es menor que el de sus análogos franceses, lo cual supone una ventaja.
Yeniden doldurulması Fransız muadillerinden daha yavaştır ve bu da bir avantaj sağlar.Le temps de rechargement est plus lent que celui de ses équivalents français, ce qui est un atout.
Yöntem çok ucuz. Avantajımız çok fazla.Ini sangat murah dan sangat berpengaruh.
Yöntem çok ucuz. Avantajımız çok fazla.매우 저렴하고, 우리에게 폭넓은 선택권으로 준다.
Yöntem çok ucuz. Avantajımız çok fazla.זה מאד זול. יש לנו הרבה יכולת השפעה.
Yöntem çok ucuz. Avantajımız çok fazla.إنه رخيص جدا. و لدينا كثير من النفوذ.
Yöntem çok ucuz. Avantajımız çok fazla.名案ではありませんが 重要です(笑)
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarBlød kæber tilbyde flere ydelser ikke leveres af hårde kæber
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarFălcile de moale oferă mai multe avantaje de greu maxilare
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarGanasce morbide offrono diversi vantaggi non forniti da jaws duro
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarGarras blandas ofrecen varias ventajas no proporcionados por mandíbulas duras
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarHàm mềm cung cấp một số lợi ích không được cung cấp bởi cứng hàm
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlar단단한 턱으로 제공 되지 않는 여러 가지 혜택을 제공 하는 부드러운 턱
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarMaxilares oferecem vários benefícios não duras maxilares
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarMěkké čelisti nabízejí několik výhod nejsou poskytované tvrdé čelisti
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarMors doux offrent plusieurs avantages non fournis par mors durs
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarPehmeät leuat tarjoaa useita etuja, jotka eivät tarjoa kova leuat
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarPuha jaws felajánl több jót tesz, nem biztosít kemény jaws
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarSzczęki miękkie oferują wiele korzyści nie dostarczone przez twardych szczęk
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarWeiche Backen bieten verschiedene Leistungen, die nicht von harten Kiefer
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarΜαλακό σαγόνια προσφέρουν πολλά οφέλη που δεν παρέχονται από σκληρό σαγόνια
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarМеки челюсти предлагат няколко ползи не са предвидени от твърд челюсти
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarМягкие губки предлагают несколько преимуществ, не предоставляемые жесткий челюсти
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlarجوز الناعمة تقدم العديد من الفوائد التي لا توفرها الفكين الثابت
Yumuşak jaws sabit çene tarafından sağlanmayan çeşitli avantajlar彼らは、ワーク スピンドル センターと正確にするたびに揃えるし、裏の顔を正確に検索
Yunanistan'ın bu alanda sahip olduğu doğal ve tarihsel avantajlarının ele alınıp faydalanılması gerekiyor.La ventaja natural, las ventajas históricas de Grecia en esta área deben aprovecharse y explotarse.