Topluluk içinde yaşamanın bazı avantajları var.Život mezi soudruhy má své výhody.
Topluluk içinde yaşamanın bazı avantajları var.Ζώντας σε μια κοινότητα έχει πλεονεκτήματα για εσάς.
Topluluk içinde yaşamanın bazı avantajları var.Животът в общност дава предимства.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Država 1 je v sistematični prednosti pred Državo 2 na področju infrastrukture.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Kraj 1 ma systematyczną przewagę nad Krajem 2 pod względem infrastruktury.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.La Nazione 1 ha un vantaggio sistematico sulla Nazione 2,
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Land 1 har ett systematiskt överläge över Land 2 när det gäller infrastruktur.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Land 1 hat einen systematischen Vorteil gegenüber Land 2 im Hinblick auf Infrastruktur.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Land 1 heeft een systematisch voordeel in infrastructuur ten opzichte van Land 2.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Negara 1 memiliki keuntungan sistematis dibandingkan Negara 2 dalam infrastruktur.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.O País 1 tem uma vantagem sistemática sobre o País 2 em infraestruturas.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Ország 1-nek szisztematikus előnye van Ország 2-vel szemben az infrastruktúra tekintetében.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip."País 1" tiene una ventaja sistemática sobre "País 2" en infraestructuras.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Pays 1 a un avantage systématique sur Pays 2 en termes d'infrastructures.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Quốc gia 1 có một lợi thế hơn Quốc gia 2 về cơ sở hạ tầng.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip."Țara 1" are un avantaj sistematic față de "Țara 2"
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Země 1 má absolutní výhodu nad Zemí 2 co se týče infrastruktury.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Η Χώρα 1 διαθέτει ένα συστημικό πλεονέκτημα έναντι της Χώρας 2 σε υποδομές.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.Страна 1 има систематично предимство пред Страна 2 от гледна точка на инфраструктура.
Ülke 1 Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.У страны 1 есть стабильное преимущество над страной 2 в том, что касается инфраструктуры.
Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.인프라에 있어서 '나라2'보다 구조적인 이점이 있습니다
Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.יש יתרון קבוע על מדינה 2 בתשתיות.
Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.تتفوق منهجياً على الدولة رقم 2 ببنياتها التحتية.
Ülke 2'ye göre altyapı konusunda sistematik bir avantaja sahip.はっきりした利点があります 国1はより電話が普及しており
Unutmayın, düşmana sağlam bir hasar vermek için, ateş etme mesafesini kısaltmak avantajdır; 2.Recordad que reducir la distancia de disparo es una ventaja para alcanzar de lleno al enemigo; 2.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirA občas by bylo výhodné pro někoho z nich pokusit se sabotovat ostatní.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirCzasem dla jednego z nich korzystne byłoby sabotowanie starań kolegów.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirE a volte potrebbe risultare vantaggioso per uno di questi ragazzi provare a sabotare gli altri.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirEn soms zou het bevorderlijk zijn voor een van deze jongens om de anderen proberen te saboteren.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirEt parfois, ce serait profitable pour l'un d'entre eux d'essayer de saboter les autres.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilir그리고 때로는 팀내에 다른 팀원들을 방해하려는 친구에게는 유리한 상황이 될 수 있습니다.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirNéha előnyös lenne a srácok közül valamelyiknek, ha megpróbálná szabotálni a többieket.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirPor vezes, será vantajoso que um destes rapazes tente sabotar os outros rapazes.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirŞi câteodată ar fi în avantajul unuia dintre aceşti membri să încerce să-i saboteze pe ceilalţi.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirUnd manchmal wäre es von Vorteil für einen dieser Männer zu versuchen, die anderen zu sabotieren.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirVà đôi khi sẽ có lợi hơn cho một trong số những chàng trai này nếu họ tìm cách ngầm hại những người khác.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirY a veces podría ser ventajoso para uno de estos chicos tratar de sabotear al resto.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirΚαι μερικές φορές θα ήταν ωφέλιμο για κάποιο από τα μέλη να προσπαθήσει να σαμποτάρει τους υπολοίπους.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirИ иногда кому-то из них бывает на руку попытаться навредить другим.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirИ понякога ще е от полза за някой от гребците да саботира останалите.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirולפעמים זה יהיה כדאי לאחד הבחורים האלה לנסות ולהרוס לבחורים האחרים.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirوقد يستفيد أحياناً أحد هؤلاء الرجال إذا أخفق الآخرون.
Ve bazen, birisinin diğerlerini sabotaj etmesi kendisine avantaj sağlayabilirそのうちの一人にとって 他の連中の妨害をすることが。 ことによると、彼は最大のライバルの悪口を
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.그리고 아시다시피, 우리의 현대식의 방법에는 그것 고유의 장점을 가지고 있습니다.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Moderni način življenja ima svoje prednosti, vendar se moramo zavedati škodljivih posledic.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Nasze nowoczesne metody Nasze nowoczesne metody mają swoje zalety, ale powinniśmy zrozumieć ich koszty.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Nuestras formas modernas de hacer las cosas tienen sus ventajas pero creo que deberíamos entender los costos.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.Och, vet ni, våra moderna sätt att göra detta har sina fördelar, men jag tror att vi borde förstå kostnaden.
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.ואתם יודעים, לדרך המודרנית של עשייה ישנם יתרונות,
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.وكما تعلمون، فإنّ وسائلنا الحديثة للقيام بالأمور لديها مزاياها،
Ve, biliyorsunuz ki, modern yaşam tarzımızın avantajları var, ama bedelini anlamamız gerektiğine inanıyorum.やり方は 利点もありますが マイナス面も理解すべきと私は思います
Ve bu da onlara, pazarda avantaj sağlıyor.Und das macht sie vorteilhaft auf dem Markt. \
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Acest lucru le-a dat un avantaj evolutionar.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Dat gaf ze een evolutionair voordeel.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Dies gab ihnen einen evolutionären Vorteil.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Et ça leur a donné un avantage évolutif.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Isso deu-lhes uma vantagem evolutiva.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.그리고 진화적인 장점도 주게 됩니다.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Questo diede loro un vantaggio evolutivo.
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.Và chúng đem đến sự thuận lợi trong quá trình tiến hóa.