av ile cümle
av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir ceza savunma avukatı tutmanız gerekir.You need to hire an criminal defense lawyer.
Sana başka bir avukat bulacağız.We'll find you another lawyer.
Sami parayı bulmak için evin etrafında ava çıktı.Sami hunted around the house to find the money.
Sami karanlıkta bekliyordu ve Leyla bir avdı.Sami was waiting in the darkness and Layla was the prey.
Bu kaçak avcılar yakalanmalı.These poachers must be caught.
Avustralyalı değil misin?Aren't you from Australia?
Bizi gafil avladılar.They caught us by surprise.
Av köpeklerini sal.Unleash the hounds.
Kral Frederick avcılık, şarap, kadınlar ve ziyafetleri severdi.King Frederick loved hunting, wine, women and feasts.
Kediler doğal avcılardır.Cats are natural hunters.
Kartallar, doğanlar ve şahinler avcı kuşlardır.Eagles, falcons and hawks are birds of prey.
Kutup ayıları fok balıklarını avlarlar.Polar bears hunt seals.
Sami onun Avrupa görünümü nedeniyle Leyla'yı sevdi.Sami loved Layla for her European looks.
Modern Avrupalılar ve Amerikalılar çok benzerler.Modern Europeans and Americans are very much alike.
Tom, Avustralya'ya gitmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to going to Australia.
Tom bana Avustralya'da gördüklerini anlattı.Tom told me about what he saw in Australia.
Tom bana Avustralya'da gördüklerinden söz etti.Tom told me about what he saw in Australia.
Sanırım Tom Avustralyalı ama emin değilimI think Tom is from Australia, but I'm not sure.
Avukatım olduğunuza memnunum.I'm glad you're my lawyer.
Tom, Mary'ye bir avukata danışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to consult a lawyer.
Bu video sadece Avrupa'daki İkinci Dünya Savaşı hakkında.This video is simply about the second World War in Europe.
Dil yeteneğimi artırmak için avantaj elde etmeliyim.I must take advantage to enhance my language ability.
Kuzey Avrupa'da yer alan Norveç çok gelişmiş bir ülkedir.Norway, located in Northern Europe, is a highly developed country.
Benimle konuşma. Avukatımla konuş.Don't talk to me. Talk to my lawyer.
Reform yapılmadığı sürece İslam'ı Avrupa'da istesek de benimsetemeyiz.While Islam remains not reformed, we neither can nor want to accept it in Europe.
Bir avukata ihtiyacım yok.I do not need a lawyer.
Tom şimdiden tüm Avrupa başkentlerine gitti.Tom has already been to all European capital cities.
Anın avantajından yararlan!Take advantage of the moment!
Avustralya'da tekrar madencilik yapmayacağız.We are not going to mine in Australia again.
Cihaz elinizin avucuna sığar.The device fits in the palm of your hand.
O bir Avusturyalı.She is an Austrian.
O Avusturyalıdır.She comes from Austria.
Her yıl Avusturya Alp'lerinde birkaç düzine dağcı ölmektedir.Several dozen mountaineers die each year in the Austrian Alps.
Hem Tom hem de ben avukatız.Both Tom and I are lawyers.
Tom, Avustralya'da asla yaşayamadığını söylüyor.Tom says he could never live in Australia.
Tom Avustralya'ya geri dönmeye karar verdi.Tom has decided to come back to Australia.
Tom da Avustralya'da biraz zaman geçirdi.Tom has also spent some time in Australia.
Bir avukat ya da bir doktor olmak istemiyorum.I don't want to be a lawyer or a doctor.
Tom'un ebeveynleri Avustralya'da doğdu.Tom's parents were born in Australia.
Tom Avustralya'da biraz zaman geçirdi.Tom has spent some time in Australia.
Tom birçok kez Avustralya'ya gitti.Tom has been to Australia many times.
Avustralya'ya gitmeyi planlıyordum.I was planning to go to Australia.
Tom Avustralya'ya seyahatini erteledi.Tom postponed his trip to Australia.
Tom bu sabah Avustralya'ya gitti.Tom left for Australia this morning.
Tom gelecek ay Avustralya'ya gidiyor.Tom leaves for Australia next month.
Tom gelecek hafta Avustralya'ya gidiyor.Tom is going to Australia next week.
Avustralya'nın en çok neyi meşhur?What's Australia most famous for?
Avustralya en çok nesiyle ünlü?What's Australia most famous for?
Tom 2013 yılında Avustralya'ya döndü.Tom returned to Australia in 2013.
Tom 2013 yılına kadar Avustralya'da yaşadı.Tom lived in Australia until 2013.
Tom yarın Avustralya'ya gidiyor.Tom leaves for Australia tomorrow.
Tom bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.Tom knows every inch of this area.
Tom avukatı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a lawyer.
Tom avukat tutmadığını söyledi.Tom said he didn't have a lawyer.
Tom bir Avustralya vatandaşı değil.Tom isn't a citizen of Australia.
Tom hâlâ Avustralya’da yaşıyor.Tom is still living in Australia.
Tom hiçbir zaman Avustralya'da yaşamadı.Tom has never lived in Australia.
Tom artık avlamadığını söyledi.Tom said he didn't hunt anymore.
Bir avukat tutmalıydım.I should've hired a lawyer.
Bir avujatla konuşmalıyım.I need to talk to a lawyer.