av ile cümle

av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Avustralya'da çok arkadaşım var.I have a lot of friends in Australia.
Avrupa dillerinde Latince ve Yunanca'dan birçok kelime var.European languages have many words from Latin and Greek.
Sabahın erken saatlerinde avlanmaya gidiyorum. Benimle gelir misin?I am going hunting early in the morning. Will you come with me?
Avonlea'daki hiç kimse daha önce hiç papağan bakmamıştı.Nobody in Avonlea had ever kept a parrot before.
Her dezavantajın avantajı vardır.Every disadvantage has its advantage.
O bir Avustralya aksanı.It's an Australian accent.
Maliyetler avantajlardan daha ağır basar.The costs outweigh the benefits.
Üç yıl önce Avustralya'yı ziyaret ettimI visited Australia three years ago.
Ben birkaç yıl önce Avustralya'yı ziyaret ettim.I visited Australia a few years ago.
Avustralya'yı ziyaret ettim.I visited Australia.
Avrupa'da kaç dil konuşuluyor?How many languages are spoken in Europe?
Macaristan Orta Avrupa'da bulunuyor.Hungary is located in Central Europe.
Polonya, Orta Avrupa'da bulunmaktadır.Poland is located in Central Europe.
Dünyanın en büyük dinozor ayak izleri Batı Avustralya'da keşfedildi.The world's largest dinosaur footprints have been discovered in Western Australia.
İsviçre Orta Avrupa'dadır.Switzerland is in Central Europe.
Macaristan Orta Avrupa'da bulunan bir devlettir.Hungary is a state located in Central Europe.
Tom'un anne ve babası Avustralya'dan göç ettiler.Tom's parents immigrated from Australia.
Rusya Avrupa'nın veya Asya'nın bir parçası mıdır?Is Russia part of Europe or Asia?
O gafil avlandı.He was caught by surprise.
Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar.The Eurail pass allows for unlimited travel inside Europe.
Yarasalar gece avlanır.Bats hunt at night.
Tom kendini ​​savunmak için iyi bir avukat tuttu.Tom hired a good lawyer to defend him.
Bence Tom'un büyük bir avantajı var.I think Tom has a big advantage.
Avustralya hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about Australia.
Avustralya'nın Büyük Set Resif'i iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.Australia's Great Barrier Reef is threatened by climate change.
Benim iyi bir avukatım var.I have a good lawyer.
İyi bir avukata sahibim.I have a good lawyer.
İyi bir avukatım var.I had a good lawyer.
Onun iyi bir avukatı vardı.She had a good lawyer.
Rönesans modern Avrupa kültürünün temelidir.The Renaissance is the foundation of modern European culture.
Kendilerini bir Avrupalı ​​demeyi hak etmiyorlar!They don't deserve to call themselves Europeans!
Kendine bir Avrupalı ​​demeyi hak etmiyorsun!You don't deserve to call yourself a European!
Kim bu avantacı?Who's this deadbeat?
Avokado besin açısından zengindir.The avocado is rich in nutrients.
Mary tamamen gafil avlandı.Mary was caught completely off guard.
Sen bizim avukatımızsın, Tom.You are our advocate Tom.
Emmanuel Macron, Avrupa Birliğinin sağlam bir savunucusudur.Emmanuel Macron is a staunch defender of the European Union.
Keşke annemin tavsiyesini dinleseydim ve bir avukat olsaydım.I wish I’d listened to my mother’s advice and become a lawyer.
Bir gün Avrupa'ya gitmek istiyorum.I want to go to Europe someday.
Avucunu görmeme izin ver.Let me see your palm.
Tom Avustralya'ya ilk geldiğinde sadece üç yaşındaydı.Tom was only three years old when he first came to Australia.
Tom, Mary'ye bir avukatla konuşmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to talk to a lawyer.
Avukatları Tom'a komplo kurulduğunu söylüyor.Tom's lawyers say he was framed.
Avukatım bana suçlu olduğumu itiraf etmem gerektiğini söyledi.My lawyer told me that I should plead guilty.
Avukatım bana suçu kabul etmem gerektiğini söyledi.My lawyer told me that I should plead guilty.
Avustralya'ya gitmek istiyor musun?Do you want to go to Australia?
Tom, geçen yıl Avustralya'daydı.Tom was in Australia last year.
Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.Today, Turkey is a developed nation on the verge of joining the European Union.
İngilizce yavaşça ama emin adımlarla Avrupa'da önemini yitiriyor.Slowly but surely English is losing importance in Europe.
Bunu bir avukatla tartıştın mı?Have you discussed this with a lawyer?
Bunu bir avukatla görüştün mı?Have you discussed this with a lawyer?
Orası Sami'nin balık avına çıktığı yer.It's a place where Sami goes fishing.
Bununla ilgili bir avukatla konuştun mu?Have you talked to a lawyer about this?
Bir avukatla konuştun mu hiç?Have you ever talked to a lawyer?
Tom bir insan hakları avukatıdır.Tom is a human rights lawyer.
Afrika'nın birçok kısmı Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirildi.Many parts of Africa were colonized by European countries.
Bir avukatla konuşmak istemiyor musun?Don't you want to talk to a lawyer?
Avustralya'da akrabalarınız var mı?Do you have relatives in Australia?
Sen bir avukat değil misin?Aren't you a lawyer?
Tom'un avukatı değil misin?Aren't you Tom's lawyer?

İlgili Sayfalar