av ile cümle

av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bir avukata ihtiyacı var.Tom needs a lawyer.
Tom, avukatına telefon etti.Tom phoned his lawyer.
Tom aslında Avustralyalı.Tom is originally from Australia.
Tom Avustralya'yı üç kez ziyaret etti.Tom has visited Australia three times.
Tom şu anda Avustralya'da yaşıyor.Tom currently lives in Australia.
"Avluyu inşa etmeye başladın mı?" "Evet, harika görünüyor.""Have you already started building the courtyard?" "Yeah, it's looking great!"
Avustralya'da çok ender hayvanlar vardır.There are very rare animals in Australia.
Avustralya Avusturya değildir.Australia is not Austria.
Ne kadar süredir Avustralya'dasın?How long have you been in Australia?
Tom'un ailesi Avustralya'da yaşıyor.Tom's family lives in Australia.
Böyle bir şey Avustralya'da olmazdı.Something like that wouldn't happen in Australia.
Hiç Avustralya'da yaşayan Kanadalı tanıyor musun?Do you know any Canadians living in Australia?
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de Avustralyalı.Both of Tom's parents are from Australia.
Herkes Avustralya'nın nerede olduğunu biliyor.Everybody knows where Australia is.
Avrupa'da kaç ülke vardır?How many countries are in Europe?
Sanırım Tom Avustralyalı.I think Tom is from Australia.
Tom Avustralya'da öldü.Tom died in Australia.
Avustralya'da İçki içebilmek için kaç yaşında olmak zorundasın?How old do you have to be in Australia to be able to drink?
Tom önümüzdeki ekim ayında Avustralya'ya gitmek niyetinde olduğunu söyledi.Tom said he intends to go to Australia next October.
Tom Mary'ye Avustralya'yı ziyaret etmek istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to visit Australia.
Tom şimdi Avustralya'da.Tom is now in Australia.
Sydney, Avustralya'nın en büyük şehridir.Sydney is Australia's largest city.
Emily, Avustralya vatandaşıdır.Emily is an Australian citizen.
Avustralya hakkında konuşalım.Let's talk about Australia.
Ben bir avukat olmak istedim.I wanted to be a lawyer.
Biz Avustralya'dan bir sürü turist alırdık.We used to get a lot of tourists from Australia.
Tom Avustralya'da çalışırdı.Tom used to work in Australia.
Ben Avustralya'da çalışırdım.I used to work in Australia.
Avustralya'da yaşardım.I used to live in Australia.
Gece balık avı yasadışıdır.Night fishing is illegal.
Avustralya'da bir mektup arkadaşım var.I have a pen pal in Australia.
Avustralya'da en iyi yüzücü olmak istiyorum.I want to be the best swimmer in Australia.
Bir süre Avustralya'da kalmak istiyorum.I want to stay in Australia for a while.
Ben Avustralya'da okula gitmek istiyorum.I want to go to school in Australia.
Avustralya'ya göç etmek istiyorum.I want to emigrate to Australia.
Bir fırtına avcısı olmak istiyorum.I want to be a storm chaser.
Avustralya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Australia.
Bir avukat olacağım.I'm going to be a lawyer.
Avrupanın geleceği hakkında birlikte düşünmemiz gerekiyor.We need to think together about the future of Europe.
Avrupalılar soccer'a football diyor.Europeans call soccer football.
Tom avcılığa düşkün.Tom is fond of hunting.
Henüz bu konuda avukatımla konuşmadım.I haven't yet talked to my lawyer about this.
Kedi de avluda.The cat is in the yard, too.
Bu yöntemin avantajları ve dezavantajları vardır.This method has its advantages and disadvantages.
Tom bir avukat tutmayı göze alamadı.Tom couldn't afford to hire a lawyer.
Bu yıl Avustralya'ya gitmeyeceğim.I won't go to Australia this year.
İngiltere Avrupa Birliğini terk etmek için oy kullandı.Great Britain has voted to leave the European Union.
İngiltere'nin Avrupa Birliğini terk etmek için oy kullandığına inanamıyorum.I can't believe that Great Britain has voted to leave the European Union.
"Brexit" İngiltere'nin Avrupa Birliğinden çekilmesi anlamına gelir.Brexit refers to the withdrawal of Great Britain from the European Union.
Londra Avrupa Birliği'nde kalmak için oy kullandı.London voted to remain in the European Union.
İngiltere Almanya'dan sonra, Avrupa Birliği'nin ikinci en büyük ekonomisidir.Britain is the European Unions's second-largest economy after Germany.
Tom Avustralya'da bir doktordu.Tom was a doctor in Australia.
O zaman bir avukatım yoktu.I had no lawyer at that time.
Onun Avustralyalı olduğunu düşünüyorum.I think she's from Austria.
Viyana Avusturya'dadır.Vienna is in Austria.
Bugün Avrupa Parlamentosu ile ilgili oy vermek için seçim sandığına gittik.Today we went to the ballot box to vote for the European Parliament.
Tom bir avukat olmayı umuyor.Tom hopes to become a lawyer.
Tom'un Avustralya'da olduğunu duydum.I heard Tom was in Australia.
Beş tane avokado yedim.I ate five avocados.
Bütün Avustralya'da seyahat ettim.I have traveled all over Australia.

İlgili Sayfalar