Bu atölyeden yetişen ressamların 1940'ta bir araya gelerek kurdukları Yeniler Grubu'na katıldı.Із цим багажем письменник увійшов і свій другий етап творчості в 1940-х роках.
Hızar atölyelerinin olduğu yerlerde kütük yerine kalın biçilmiş tahtalar kullanılır.У багатоквартирних квартирах замість них встановлюються абонентські поштові шафи.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu.Після відкриття своєї першої виставки в Італії Фаусто Зонаро поїхав до Парижа і заснував майстерню.
2011 - Türkiye: Atölye Tiyatrosu.2011 – Туреччина: Театр «Ательє» .
Atolde iki havaalanı ve bir liman bulunmaktadır.Na atolu se nachází letiště a dvě vesnice.
Atölyeler her yıl defile basına en az 35-40 parçadan oluşan 2 koleksiyon hazırlamakla yükümlüdür.Dvakrát v roce musí ateliér představit alespoň 50 nových návrhů na módních přehlídkách.
Türkiye'deki tek santral atölyesi'ne sahiptir.Jde o jediné autorské divadlo v Jeruzalému.
Kentte demiryolu tamir atölyeleri vardır.Ve městě byla zřízena opravna kolejových vozidel.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu.Po své první autorské výstavě v Londýně, která byla velkým úspěchem, se odstěhoval do Paříže.
12 yıldır kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti.Maloval dlouhá léta v jeho atelieru.
Prag'da film atölyesini tamamladı.V Praze bude nové letní kino.
Çok sayıda oyunculuk ve çağdaş oyunculuk teknikleri üzerine atölyeler gerçekleştirdi.Kromě toho zkonstruoval řadu divadelních mechanismů a strojů pro jevištní techniku té doby.
Başkenti Raratonga atolündeki Avarua'dır.Hlavní město je Avarua a leží na ostrově Rarotonga.
Sonraki üç sene boyunca çocuklarının ve arkadaşlarının portrelerini çekerek atölyesinde tek başına çalıştı.Spisovatel se v následujících třech letech při svém pobytu věnoval úpravám domu a zahrady.
Bu okulda ilk kez serigrafi atölyesini kurdu ve bu dersin programlara alınmasını sağladı.Na této škole měl možnost poprvé pracovat s počítačem a začal se učit programovat.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.A părăsit studioul Lazzarini în 1717 și a fost acceptat în asociația pictorilor “Fraglia”.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Casa Piaget adăpostește cel mai important atelier de giuvaergerie din Geneva.
Atolde iki havaalanı ve bir liman bulunmaktadır.În Gaza se află un aeroport și un port.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Un pictor știe ce are de făcut atunci când își petrece timpul în propriul său atelier.
Bu atölyeler kentin gelişmesinde büyük rol üstlendi.Acestea îți prind foarte bine pentru dezvoltarea satului.
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.După aceea și-a deschis propriul atelier de sculptură.
Palmyra Atolü, ABD'ye ait bir atoldür.Atolul Palmyra este singurul teritoriu încorporat al SUA.
Diğer adalar daha küçük olsa da, Pasifik'teki atollerden daha büyük ve sıkışık gruplar oluştururlar.Însă ele sunt în general mai mari și grupate mai apropiat decât atolii din Pacific.
Ayrıca kavak yetiştiriciliği ve kereste atölyelerinde imalat yapılmaktadır.El mai oferă și consultanță în cazinouri și dezvoltatorilor de jocuri.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Oasele animalelor tăiate erau și ele aruncate în foc.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.La vârsta de 15 ani a început să lucreze ca tâmplar la o firmă de mobilă.
2004 yılında ise Oyun Atölyesi’ne girdi.În 2004, s-a înscris la Academia de Teatru.
Bazı işletmelerde bu ufak atölyeler büyük fabrikaların içinde yer almaktadır.La parter, unele camere sunt închiriate pentru mici întreprinderi.
Eva'yı evine gönderir ve Valter'i kendi atölyesi içine zorla sürükleyerek sokar.Atunci când vor să scape, el o împinge pe Eva în brațele tatălui său și îl ia pe Walther în prăvălia sa.
Burada Champlain Midy atölyesinde çalıştı.Acolo a lucrat în atelierul lui Victor Vasarely.
1932'de Paris'te Andre Lhote atölyesinde çalıştı.La Paris a studiat în 1937 cu André Lhote.
Çalışmalarını İstanbul'daki atölyesinde sürdürmektedir.Lucrările de mari dimensiune le executa în atelierul din Istanbul.
Önce Los Angeles'ta Stella Adler'ın oyunculuk atölyesine katıldı.S-a mutat la Los Angeles pentru a studia actoria cu Stella Adler.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Într-o zi, Christine comite un furt într-un supermarket.
Tokelau toplam 3 atolden oluşur.Tokelau-szigetek csoportja három atollból áll.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Vederej mosónő volt.
Kentte demiryolu tamir atölyeleri vardır.A városban jelentős vasúti javítóműhely működik.
Kentte ayrıca bankalar, sigorta şirketleri, iletişim şirketleri ve atölyeler bulunmaktadır.Biztosítási vállalatok, bankok és telekommunikációs cégek is jelen vannak a városban.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.1912-ben megnyitotta saját műhelyét.
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.Silveria saját éttermet nyitott.
1785'in sonuna doğru Gros, kendi isteğiyle Jacques-Louis David'in atölyesine katıldı.Még 15. évének betöltése előtt, 1785-ben sikerült bejutnia Jacques-Louis David műhelyébe.
Bunların dışında küçük çapta atölyeler bulunmaktadır.Kis termete ellenére tud vad is lenni.
Şişli’de küçük bir atölye açtı.Az utcán megnyomtak a palackon egy gombot.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Ezenkívül még Mexikóban is felléptek pár előadás erejéig.
1988'de Paris'te kendi atölyesini kurdu ve o günden beri Fransa'da çalışmaktadır.2008-ban lépett ki az együttesből, Párizsban él, azóta divattervezőként működik.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.Vuonna 1717 hän jätti Lazzarinin työhuoneen ja hänet otettiin Fraglian maalarikiltaan.
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Myöhemmin hän näytteli ohjaaja Joan Littlewoodin pienessä teatteriryhmässä.
Atolde iki havaalanı ve bir liman bulunmaktadır.Atollilla sijaitsee lentoasema ja kaksi kylää.
Feminist Atölye.Femmanin myymälä.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Viialantien kioski on toiminut paikallaan jo yli 60 vuottamilloin?.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Sisällä oli usein kylpyhuone ja käymälä.
Erişim tarihi: 18 Ocak 2018. ^ "PEN'den öykü ve çeviri atölyeleri".Viitattu 15.12.2018. (englanniksi) Pacific Plate boundaries and relative motion Images.
Kitabı çıktıktan sonra bir mutfak atölyesine ihtiyaç duymaya başlar.Artikkelien jälkeen näyttelystä aloitettiin poliisitutkinta.
Burada Gravür, Serigrafi ve Litografi atölyelerini kurdu.Hän teki puupiirroksia, litografioita ja metalligrafiikkaa.
Başkenti Raratonga atolündeki Avarua'dır.Rarotonganmonarkkia tavataan kotoperäisenä Rarotongalla.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Η Piaget στεγάζει το σημαντικότερο εργαστήριο κοσμηματοποιίας της Γενεύης.
Bu iki sanatçı atölye derslerinin hocalığını üstlendi.Το Μουσείο Καλών Τεχνών της πόλης φιλοξενεί πολλά έργα των δύο αυτών σχολών.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Πρόκειται για τον κινηματογράφο "Ηλέκτρα" που λειτουργεί για πάνω από 60 χρόνια.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.Το 1926 κατόρθωσε να ανοίξει το δικό του στούντιο.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.Από την ηλικία των 15 ετών ξεκίνησε να εργάζεται ως οργανοπαίκτης σε τοπικά πανηγύρια.