Ana içeriğe geç
Sözlük

atol ile cümle

atol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Edith ile birlikte daha lüks bir atölyeye taşındılar, ancak mutluluk kısa sürdü.Το θεατρικό δεν είχε ιδιαίτερη επιτυχία, λίγο αργότερα η Ντέιβις αρρώστησε και οι παραστάσεις αναβλήθηκαν.
Yakın dönemlerdeki çalışmalarını Beyoğlu'ndaki atölyesinde gerçekleştirdi.Είναι χαρακτηριστικό αυτό που έγινε στην επόμενη επαφή τους στην Παραιτακηνή.
Onlar Grubu, 1942'de Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesinden on öğrenci tarafından kuruldu.Ο Ομάδα των Δέκα ιδρύθηκε το 1942 από δέκα μαθητές από το εργαστήριο του Bedri Rahmi Eyüboğlu.
1424 yılında Venedik'e dönerek bir atölye açtı ve ölene kadar burada çalışmalarını sürdürdü.I 1424 var han tilbage i Venedig hvor han åbnede sig eget atelier, som han fortsatte til sin død.
1969 yılında Kopenhag’da kendi seramik atölyesini kurdu.I 1969 etablerede hun eget værksted i København.
Ülkenin 33 atolü, ekvator civarındaki 3,5 milyon km² kadar geniş bir alana yayılmıştır.Landets 33 øer er spredt over 3.800 kilometer omkring ækvator.
Oyun Atölyesi.Bogen om forestillingen.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Han fortsatte værket i Rom.
1988'de Paris'te kendi atölyesini kurdu ve o günden beri Fransa'da çalışmaktadır.Siden 1978 har hun haft værksted i Paris, hvor hun desuden har boet siden 1988.
Nakkaşhanede çalışan sanatçıların bir bölümü ayrıca ufak atölyelerde de faaliyet göstermişlerdir.Nogle anmeldere mener også, at der blev lakket lidt i skuespillet nogle steder.
Çizgiofisi adındaki atölyesinde çalışmaktadır.Hun bor på tegnerens bord.
Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı.I fremtiden skal der bygges et værksted i Leipzig.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Han har været ansat ved flere Københavnske teatre.
Sarı Ev'in taşınmadan önce eşya alınması gerekiyordu ancak atölye olarak kullanabiliyordu.Det fungerede tidligere som pakhus på Ring Station men blev flyttet til Kvitfjell.
Bu, cumhuriyet döneminde akademi dışında sanat eğitimi veren ilk özel atölye idi.Ved åbningen var det den første offentligt tilgængelige kunstsamling uden for hovedstaden.
1557'de Floransa'ya geçti ve kendi atölyesini açtı.Han vendte dog tilbage til Philadelphia i 1712 hvor han åbnede sit egen trykkeri.
1424 yılında Venedik'e dönerek bir atölye açtı ve ölene kadar burada çalışmalarını sürdürdü.I 1424 åpnet han i Venezia et atelier, som han drev helt til sin død.
1856 yılında kendi atölyesini açtı.I 1856 åpnet han sitt eget fotografiske atelier.
Caspar David Friedrich atölyesinde palet ileCaspar David Friedrich går inn i en depressive periode.
Bunların çoğunluğunun atölye olduğu anlaşılmaktadır.Dette utgjør mesteparten av klubben.
Sanatçı halen kendi sanat atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.Senteret har også videreformidling av kunst i egen kunstbutikk.
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.Skuespillerne mister alt, siden boligene deres også var der.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Samme år opprettet han sitt eget verksted.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget memiliki bengkel kerja perhiasan yang terpenting di Genewa.
Van Gogh Fernand Cormon'un atölyesini Theo'dan öğrenmiştir.Van Gogh mendengar kabar mengenai ruang kerja Fernand Cormon dari Theo.
Çömlekçilik genelde küçük dükkân ve atölyelerde yapılırdı.Biasanya pertunjukan-pertunjukan diadakan di teater-teater kecil.
Eğitimini babası Ali Asghar'ın imalathanesinde aldı ve genç yaşta I. Şah Abbas'ın atölyesine alındı.Riza mungkin mendapatkan pelatihan dari ayahnya dan bergabung dengan toko karya Shah Abbas I pada usia muda.
Van Gogh'a biri atölye olarak kullanılmak üzere, pencereleri parmaklıklı iki hücre verildi.Van Gogh memiliki dua sel dengan jendela berjeruji, dan salah satu selnya ia jadikan sebuah studio.
Ülkenin 33 atolü, ekvator civarındaki 3,5 milyon km² kadar geniş bir alana yayılmıştır.Ketigapuluh tiga atol negara ini tersebar sepanjang 3.500.000 km² di dekat khatulistiwa.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget sở hữu một cơ sở sản xuất nữ trang lớn nhất tại Genève.
Bir metal atölyesi olarak başlayan şirketin adı Kraftfahrzeug Trunkenpolz Mattighofen olarak seçildi.Khởi đầu là một cửa hàng gia công kim loại và được đặt tên là Kraftfahrzeuge Trunkenpolz Mattighofen.
Köyde 15 kadar çömlekçi atölyesi bulunmakta idi.Đã có khoảng 15 phường hội họat động trong thành thị.
1635'ten itibaren Rembrandt, atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.1635年からレンブラントは自らの工房で弟子を教え始めた。
Bunların dışında küçük çapta atölyeler bulunmaktadır.この他に、これよりは小さな劇場がいくつかある。
Atölye: Mevcut.プレイヤー : 了解。
Ülkenin 33 atolü, ekvator civarındaki 3,5 milyon km² kadar geniş bir alana yayılmıştır.キリバスは33の環礁からなり、それらは赤道付近に350万km²にもわたって散らばっている。
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.その年の末にマンコヴィッツは自身のスタジオをオープンした。
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.ピアジェは、ジュネーブに最も大きなジュエリー工房を構えている。
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.スーツは退職を前に相撲博物館に寄贈した。
1785'in sonuna doğru Gros, kendi isteğiyle Jacques-Louis David'in atölyesine katıldı.1785年の終わりになってグロは、自身で選んでジャック=ルイ・ダヴィッドの画房へ入り熱心に通った。
Oyun Atölyesi.ゲーム番組
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.それから自分のスタジオを開いた。
Ayrıca, ihtiyaç içinde olanlar için bir tür kendine yardım ilkesine göre çalışan atölyeler açılmıştı.また以前から、実際の住所以外の場所に何らかの貢献をしたいという人は存在した。
Ada kenarlarında topluluk oluşturanlara atol denir.この地で結成されたことからアイゼナハ派とも称される。
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.ヴィンスはレストランにやっと職を見つけた。
Kaldıkları ev, eklenen birkaç atölye dışında çok fazla değişmedi.其他的部分除了更換一些家具設備之外,並沒有太大的變化。
1856 yılında kendi atölyesini açtı.」 1856年,他开办了自己的工作室。
Yazarlık atölyeleri oluşturarak genç yazarların gelişimine katkıda bulundu.)(青年動畫製作者育成計劃的作品。
Parisli tasarımcı, bu adı atom bombasının test edildiği Bikini Atolü adlı yere öykünerek vermiştir.他以实验过原子弹的比基尼环礁的名字给这件泳衣命名。
1962 yılında kendi atölyesini açtı.他在1962年关闭了他的帽子店。
Prag'da film atölyesini tamamladı.他至今仍繼續在布拉格拍攝電影。
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.1886年11月15日,罗伯特·博世在德国斯图加特创办了“精密机械和电气工程车间”。
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.他们从事家具生意。
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.帕邁拉環礁是美國唯一的合併非建制領土,但目前並無人居住。
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.在画家去世前,这幅画一直为他个人所有。
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.洗衣店經營者。
Şirket, üretiminin tamamına yakınını Uzak Doğu Asya'daki atölyelerde yaptırmaktadır.會繼承家族在東京都地區擁有龐大的產業。
Bu atölye çok geçmeden çok yüksek teknik ve estetik nitelik gösteren eserler üretmesi ile ün yaptı.如此近距离的施工,对于施工工艺和技术来说,要求精确度极高。
TAKI, daha sonra kendi otomobil tamir atölyesine sahip oldu.도리는 이동 작업차를 이용하여 교각 상부에 세웠다.
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.다른 편에선 토비가 차고를 열고 있었다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod