Ana içeriğe geç
Sözlük

atol ile cümle

atol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1905'te Londra'ya gitti ve orada bir heykel atölyesi açtı.Nel 1965 si trasferì a Londra e aprì un piccolo laboratorio.
Oslo'ya geri dönen Vigeland burada terk edilmiş bir atölyeye yerleşmiştir.Alla fine, il guatemalteco viene trovato in un palazzo abbandonato.
Caspar David Friedrich atölyesinde palet ileDipinto di Caspar David Friedrich.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Tra l'altro, ha partecipato a diversi spettacoli a Londra.
Bu atölyeye ait ustalar Roma’ya kadar gitmiş ve burada eserler vermişlerdir."Il disco è stato prodotto a Roma e ho anche deciso di trasferirmi li.
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.È ben noto che durante quel viaggio il pittore trovò la morte.
Feminist Atölye.Parti femminili.
İlçede sanayiye yönelik değirmen ve birkaç küçük atölyeden başka bir şey yoktur. ^ 2017.Alcuni avranno il mio perdono Edizioni e/o, 2017.
Ayrıca köyde marangoz doğrama ve kaynak atölyeleri bulunmaktadır.Nel territorio comunale, in particolare, insistono una discarica e un inceneritore.
Türkiye'de plakalar yetkili özel atölyeler tarafından yapılmaktadır.In Canada le dimostrazioni sono esclusivamente effettuate in appositi sedi professionali.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Incontra così un giovane pittore che viaggia per il paese.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Intanto Jessa trova lavoro in un negozio di abbigliamento per bambini.
1988 - 1993 yılları arasında Grafik Bölümü özgün baskı resim atölyesinde görev aldı.Nella stagione 1998-1999 interpreta ruoli secondari in Totally Full Frontal.
Köyde 15 kadar çömlekçi atölyesi bulunmakta idi.Al servizio del cottage c'erano 15 persone.
Buluntlara göre bazı binaların atölye olarak kullanıldığı düşünülmektedir.Si dice che questo edificio sia stato impostato come una casa di piacere.
Ali merdiven altı bir atölyede çalışıyor.Али работает в нелегальной мастерской.
Kolaylıkla hasar görürler ve bu tür bebekler için özel atölyeler bulunmaktadır.Они легко повреждаются и существуют специальные мастерские для таких кукол.
1855'te Kudüs'teki ilk fotoğraf atölyesi Ermeni Mahallesi'nde kuruldu.В 1855 году в Армянском квартале была основана первая в Иерусалиме фотомастерская.
1974 yıllında deneysel atölyede ilk motor toplatıldı.В 1974 году в экспериментальном цеху был собран первый двигатель.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Со временем закрылись работавшие в посёлке школа, клуб и баня.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Игрок берёт на себя роль художника, который возвращается в свою мастерскую.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Существовал также совещательный совет, куда входило около 80 старейшин.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Кауфман более 60 лет ездит на мотоциклах.
1940ların sonunda şirket Boulevard Victor 15. Paris'te bir atölye açtı.В конце сороковых годов компания открыла мастерскую на бульваре Виктор в Париже.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.Она работает в книжном магазине, там же и живёт.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.В 1717 году молодой художник покинул мастерскую Ладзарини и вступил в гильдию живописцев Фралья.
Şişli’de küçük bir atölye açtı.Вместе они открыли небольшой ресторан.
Kiev'deki demiryolu atölyelerinde çalışan Komsomol üyeleri tarafından yazıldı.Участвовал в работе в Киевского клуба русских националистов.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.После войны Кайботт посещал студию художника Леона Бонна, где изучал живопись.
1880'den 1917'e kadar ailesinin evinin çatı katında kurduğu atölyesinde çalıştı.С 1880 по 1917 год его студия находилась на чердаке дома его родителей.
1829'da işe Paris’te bir baskı atölyesi açarak girişti.В 1828 открыл собственную мастерскую в Париже.
Michelangelo Dominico Ghirlandaio'nun atölyesinde çırak olarak yetişmişti.Микеланджело поступает учеником в мастерскую к Доменико Гирландайо.
Aynı yıllarda kurduğu atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.В студии мы неделями ожидали, пока он разродится.
Çizgiofisi adındaki atölyesinde çalışmaktadır.Работал на заводе имени Письменного слесарем-сборщиком.
Nevfel Cumart yazı atölyelerinin tasarım ve programında esnektir.Мне жаль разочаровывать фэнов Dream Theater по всему миру...
Atölyesine döner, heykeli parçalar ve kendisi de avludaki bir heykele dönüşür.К несчастью, сам он падает в реку и превращается в статую.
Feminist Atölye.Женское ток-шоу.
Prag'da film atölyesini tamamladı.Закончил киношколу в Праге.
Mobilya atölyesi vardır.Есть несколько мебельных магазинов.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Работает в химчистке.
1874 yılında kendi hesabına çalışmaya başladı ve 1876 yılında Warminster'da Woodcock Demir atölyesini kurdu.После этого он решил заняться собственным бизнесом и в 1896 году открыл склад древесины в Ларедо.
Şirket, üretiminin tamamına yakınını Uzak Doğu Asya'daki atölyelerde yaptırmaktadır.В настоящее время компания успешно экспортирует цемент по всей Западной Африке.
Türkiye'nin ilk özel seramik atölyelerinden birisini kurmuştur.Открыл одно из первых частных предприятий в Киргизии.
Atölyenin çalışanlarının gelmesiyle Elena atölyeden çıkar.Эдмон приглашает меня поужинать после театра.
Kaldıkları ev, eklenen birkaç atölye dışında çok fazla değişmedi.ولم يتغير منزلهم عدا بعض ورشات العمل الاضافية .
Bazı işletmelerde bu ufak atölyeler büyük fabrikaların içinde yer almaktadır.ثالثًا، دعم الورش الخاصة الصغيرة على حساب المصانع الكبرى.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.تعيش وحدها في شقة وجو تعمل لديها.
Wright’ın kendi atölyesinde 1893-1894’te tasarladığı Winslow Evi çok beğenildi.كما فاز ليفربول في جميع مبارياته التي أقيمت في الأنفيلد خلال موسم 1893-94.
İlk animasyon atölyesi César Coelho tarafından önerildi.واندلعت أيضا الحرب الكارلية الثانية تشجيع من الكونت كارلوس.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.قررت في سن الخامسة أن تصبح رسامة.
Bu atölyeler kentin gelişmesinde büyük rol üstlendi.كان الملك مهتما بشدة بتطوير المدينة.
Bu zamanda Amerikan portre ressamı John Singer Sargent de sarayda bir atölyeye sahipti.Nessa época, John Singer Sargent, o pintor de retratos norte-americano, também tinha um estúdio no palácio.
1967 yılında, New York'ta Washington Square Park'a çok yakın olan atölyesinde vefat etti.Morreu em 1967, no seu estúdio próximo ao Washington Square Park, na Cidade de Nova Iorque.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.Ele também estudou na Oficina Internacional de Teatro em Amsterdam.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Ele fez junto com Theo sua primeira e única visita ao estúdio de Seurat pouco antes de partir.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.A Piaget dispõe do mais importante ateliê de joalheria de Genebra.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.O jogador assume o controle de um artista que retornou para seu estúdio.
Ancak Sisley 1862‘de Gleyre'nin atölyesine girdi.Em 1863, Sisley abandonou o ateliê de Gleyre.
1856 yılında kendi atölyesini açtı.Em 1867 abriu seu próprio atelier.
Bölüm bir "donanım atölyesi" ve gerçek bir "çalışan garaj kapısı" içerir.Ele contém uma oficina de hardware, bem como uma porta de garagem real de trabalho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod