Feminist Atölye.Eine feministische Reise.
1905'te Londra'ya gitti ve orada bir heykel atölyesi açtı.1906 ging er nach New York und eröffnete dort ein Atelier.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Die von den Pfeilen betäubten Tiere wurden von Hunden aufgesammelt.
Sanatçı Beyoğlu'ndaki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.Seine künstlerische Arbeit führt er heute in Beyoğlu weiter.
Bu ev Moore'un ölene kadar kalacağı ev ve atölyesi olacaktı.Dieses Haus sollte Quizets Wohnsitz und Atelier bis zu seinem Lebensende bleiben.
Yerleşmede hem atölye, hem de konut olarak kullanılan yapılar vardır.In dem Gebäude befinden sich gewerblich genutzte Flächen als auch Wohnflächen.
1990 yılında Çağdaş Sanat Atölyesi’nin etkinliklerinde yer aldı.In dieser Funktion gründete er 1990 das Festival Theaterformen.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Aufgrund der guten Geschäfte eröffnete er dort im selben Jahr ein eigenes Atelier.
1910 ile 1914 yılları arası Paris’te Fernand Cormon’un atölyesinde öğrenimini sürdürdü.1913 zog er nach Paris ins Atelier von Fernand Cormon.
Profesör Hermann Kahhn atölyesinde çalıştı.Er studierte bei Hermann Cohen.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Im Jahr 1886 eröffnete Robert Bosch die "Werkstätte für Feinmechanik und Elektrotechnik" in Stuttgart.
1503'de Hans Baldung Nuremberg'e gitti; Albercht Dürer'in resim atölyesinde çıraklığa başladı.Im Jahre 1503 wanderte Hans Baldung nach Nürnberg, um sich bei Albrecht Dürer weiterzuentwickeln.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.In dieser wohnt und arbeitet er.
İlçede küçük çaplı mobilya atölyeleri, hazır giyim üzerine kurulmuş tekstil fabrikası bulunmaktadır.In Fels gibt es ein kleines Museum zur einstigen Textilindustrie.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Celui-ci se réunissait dans le premier studio de Kirchner, une ancienne boutique de boucher.
Bu zamanda Amerikan portre ressamı John Singer Sargent de sarayda bir atölyeye sahipti.À cette époque, le portraitiste John Singer Sargent a également occupé un studio dans le palais.
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Cet acte du Congrès fait de l'atoll Palmyra l'unique territoire incorporé et non-organisé des États-Unis.
Büyük İskender Apelle'nin atölyesinde (1725-1726).Alexandre le Grand à l'atelier d'Apelle (1725-1726).
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Repéré par Joan Littlewood, il rejoint son Theatre Workshop.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Le joueur prend le contrôle d'un artiste qui est retourné dans son atelier.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.C'est dans son atelier de Rome qu'il a mis son projet à exécution.
Emekli oldu ve atölyedeki çalışmalarını Mart 1770'te sattı.Déficitaire, l'opération se solda par la mise en vente du théâtre en mars 1777.
Bu iki sanatçı atölye derslerinin hocalığını üstlendi.Les deux artistes ont retenu la leçon.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.Admis aux Beaux-Arts, il entre dans l'atelier de Léon Bonnat.
Önce Münih'te Heimann Schule atölyesinde üç yıl çalıştı.Il passa tout d'abord trois ans à l'École Municipale de Dessin.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Une Pique était probablement une enseigne de cette auberge.
Duvar Resmi Atölyesi’nde Mustafa Pilevneli ile çalıştı.Elle a travaillé à l'atelier de peinture murale sous la direction de Mustafa Pilevneli.
Mobilya atölyesi vardır.1 porteur de meubles.
Ayrıca alabalık çiftlikleri ve iki adet fındık kırma atölyesi bulunur.Sont représentés les deux bâtiments de l'exploitation et un bovin qui broute.
Bulut çalışmalarını halen İzmir'deki atölyesinde sürdürmektedir.Par la suite, il crée ses propres soirées à Ibiza.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Par ailleurs, Couesques possède une salle des fêtes pouvant accueillir 80 personnes.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Le peintre n'expose plus que dans son atelier.
1939'da ise Akademi resim bölümünde gravür atölyesi asistanlığı yapmıştır.En 1939, il participe à la fondation de l'académie de l'affiche.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.Il ouvre sa maison en 1962.
12 yıldır kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti.Il a poursuivi son travail personnel de peinture pendant environ 12 ans.
Atölye ise stüdyonun Fransızca karşılığı olan atelier sözcüğünden gelmiştir.Voici une approximation de ce que rapportent les différents contrats télévisuels au sport français.
Wright’ın kendi atölyesinde 1893-1894’te tasarladığı Winslow Evi çok beğenildi.Liverpool a gagné tous ses matchs à domicile lors de la saison 1893-1894.
Atölye Şefliği, Eğitim Şefliği görevlerinde bulundu.Mis au point sous la direction de prof.
Konum: Güney Asya'da, Hint Okyanusunda atol grubu, Hindistanın güneyinde yer alırlar.Asie du sud, groupe d'atolls dans l'océan Indien, au sud-sud-ouest de l'Inde.
Ressamın ilk atölyesi ailesinin evi oldu.Cuadro Primero Casa de Tom.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget cuenta con el taller de joyería más importante de Ginebra.
Paris'te Michel Martin Drolling'in atölyesinde çalıştı.En París, Breton estudió en el taller Michel Martin Drolling.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Todos los perros de los shows fueron rescatados del refugio de animales.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Lo más viable es que hubiera sido representada en algún jardín de palacio.
2011 - Türkiye: Atölye Tiyatrosu.1997: Teatro nuestro.
Atölye: Mevcut.Estado: Disponible.
Duvar Resmi Atölyesi’nde Mustafa Pilevneli ile çalıştı.Ella trabajó en el Taller de Pintura Mural, bajo el dirección de Mustafa Pilevneli.
Ayrıca St. Lazarus mermer sunağı da atölyesinde yapılmıştır.Aquí es donde se celebra también el Cross Internacional de Lasarte.
7 Mart 1917 yıllında atölye muhtarların yetkileri alındı.El 7 de marzo de 1970 se llevaría a cabo la firma de los contratos.
1993: Uygulamalı Teknoloji Atölyeleri (ATW) geliştirildi.Desarrolló Talleres de Tecnología Aplicada (ATWS).
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.Su esposa abrió su casa de moda propia.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Aquí se inaugurará una exposición de Lola con alrededor de ochenta fotografías.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Su obra la desarrolló en Roma.
Ney imal ettiği bir atölyesi vardır, 12 yıldır da özel ney dersi vermektedir.Trabajo en Palencia, donde doy clases de pintura desde hace doce años.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget ospita il più importante laboratorio di gioielleria di Ginevra.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Il 15 novembre 1886 aprì la sua “Officina di Precisione Meccanica e di Ingegneria Elettrica" a Stoccarda.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.È stato probabilmente un record di lavori di piastrellatura svolto nel palazzo.
Aldabra, dünyanın ikinci büyük mercan atolüdür.Aldabra è il secondo più grande atollo corallino al mondo.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.Inoltre ha studiato recitazione presso l'International Theater Workshop in Amsterdam.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Accanto alla chiesa sorge inoltre un piccolo campanile.