Ana içeriğe geç
Sözlük

atmosfer ile cümle

atmosfer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır.И в зависимости от того, на какую высоту поднималась вода, можно было определить температуру.
Yer Bilimleri Bölümü: Jeoloji, jeofizik ve jeokimya; oşinografi, atmosferik fizik, coğrafya.Отделения: геологии, геофизики и геохимии; океанологии, физики атмосферы, географии.
Ay'ın atmosferi öyle incedir ki yok bile sayılabilir.Луна не имеет атмосферы, следовательно, там нет жизни.
Atmosfer (birim) ("atm"), atmosfer basıncı birimi.ATM: atm, атм — стандартная атмосфера, или физическая атмосфера (единица измерения).
5 gün sonra Yer atmosferine girerek parçalandı.)По истечении 5 дней аппарат вошел в плотные слои атмосферы.
Vista, Hava, (Atmosfer) - Vista, atmosferin solunum yapılabilen kısmıdır.Виста (кв. Vista), атмосфера — сфера воздуха.
Atmosferin son katıdır.До последнего дыхания.
Atmosferde beklenenden daha düşük yoğunlukta sodyum bulundu.В приземном слое атмосферы образовалась область пониженного давления.
Bu iki kabuk atmosfer tarafından birbirinden ayrılıyordu ve her birinin ayrı manyetik kutupları vardı.Оболочки разделены атмосферами, и у каждой оболочки есть свои магнитные полюса.
Kaba işçilikle yapılmış taş işlemeciliği saraya sert ve güçlü bir atmosfer veriyordu.Рустованный каменный фасад придаёт дворцу могущественный и суровый вид.
Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km'dir.Примерная толщина атмосферы — 110 км.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Магнитное поле Земли мешает солнечному ветру сорвать атмосферу Земли.
Oyunun görselleri ve atmosferi olumlu bir şekilde vurgulandı.Положительно была оценена атмосферность игры и звуковое сопровождение.
Atmosfer ve dış Uzay ile kesin bir sınır yoktur.لا يوجد حد فاصل واضح بين الغلاف الجوي الأرضي والفضاء.
Bu cisimler normalde üst atmosferde patlarken çoğu ya da bütün katı maddeler buharlaşırlar.لكن هذه الأجسام تنفجر عادة في الغلاف الجوي العلوي، ومعظم أو كل المواد الصلبة تتبخر.
28 Mayıs 1973'te atmosfere girerek yandı.ودخلت الغلاف الجوي يوم 28 مايو 1973.
Gözlem, laboratuvar ölçümleri ve modelleme atmosfer kimyasında üç temel öğedir.الملاحظات والقياسات المخبرية ووضع النماذج هي العناصر الرئيسية الثلاثة في كيمياء الغلاف الجوي .
Atmosfer kütlesinin üç çeyreği gezegen yüzeyinin 11 km içerisindedir.هذا وتوجد ثلاثة أرباع كتلة الغلاف الجوي في الأحد عشر كيلومترًا الأولى من سطح الكوكب.
Yıldızların geniş atmosferleri vardır.الغلاف الجوي للنجوم.
Steve Englehart ve Julie Hickson, Sam Hamm senaryoyu yazmadan önce filmin atmosferini belirledi.اوضح (استيفي انجل هارت) ، و(جولي هيكسون) مضمون الفيلم قبل كتابه سيناريو (سام هام) ^ . .
Jüpiter’in manyetik alanı, 9 saat 55 dakikalık bir periyotla atmosferinin altındaki bölgeyle aynı hızda döner.يدور الحقل المغناطيسي للمشتري بنفس سرعة المنطقة تحت غلافه الجوي بمدة تبلغ 9 ساعات و55 دقيقة.
Atmosferin ana bileşenleri olan N2, O2 ve Ar gazları termal kızılötesinde enerjiyi yaymaz ve absorbe etmez.والمكونان الرئيسيان للغلاف الجوي هما N2 و O2، لا يمتصان أو يصدران أشعة تحت الحمراء.
Konakta sanat atmosferi içinde büyüdü.تعمقت ثقة الفن في الغلاف الجوي.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.يُحافظ الحقل المغناطيسي الأرضي على الغلاف الجوي من الإفلات من محيط الأرض مع الرياح الشمسية.
1975 yılında NASA'ya üst atmosferi inceleme yetkisi ve görevi verildi.في عام 1975، وجهت وكالة ناسا عن طريق التشريع لبحث ورصد طبقات الجو العليا.
Gezegenin gerçek sıcaklığı muhtemelen yüzeyine ve atmosferik özelliklerine göre farklılık gösterir.لكن لون النجم الفعلي قد يختلف قليلاً حسب درجة حرارة النجم وخصائصه.
Atmosfer kimyasının gözlenmesi kavranması açısından gereklidir.إن ملاحظات كيمياء الغلاف الجوي ضرورية لفهمنا .
Atmosferin en üst katıdır.هوائيات على أعلى مستوى من التقدم.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.جهاز البارومتر وهو مقياس للضغط الجوي.
9 Temmuz 2009 Jüpiter'in atmosferinde bir siyah noktaya neden olan çarpma gözlenmiştir.حدث في يوليو 2009 على المشتري مما خلف بقعة سوداء في الغلاف الجوي له.
Stratopoz, stratosfer ve mezosfer arasındaki sınır olan atmosfer seviyesidir.التربوبوز وهي منطقة في الغلاف الجوي والتي تشكل الحد الفاصل بين طبقة التروبوسفير والستراتوسفير.
Bir yaratık her atmosfere ve yere kolaylıkla uyum sağlayabilir.بحيث يتلائم كل كائن حي مع بيئته بشكل تام.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.الإدارة الوطنية للمحيطات والغلاف الجوي.
Çoğu gaz normal atmosfer basıncı altında basitçe soğutularak sıvı haline getirilebilir.وكثير من الغازات يمكن تسييله تحت الضغط الجوي العادي بعملية تبريد بسيطة .
Çünkü atmosfer her yatay yön için aynı kabul edilir.وبكل عام هي أيضا مماثلة للقصبة الهوائية في الزواحف.
Astronotik veya kozmonotik, Dünya atmosferi dışında teori ve navigasyon uygulamasıdır.الملاحة الفضائية، وعلوم الهندسة الفضائية المرتبطة بها، هي نظرية وتطبيق الملاحة خارج الغلاف الجوي للأرض.
Atmosferdeki gazların %75'i bu bölümde bulunur.وتضم هذه الطبقة 75% من مجمل الغلاف الجوي.
Otelin atmosferi Charlie'nin karakteriyle bağlantılı biçimde kurgulanmıştı.A atmosfera do hotel foi concebido para se conectar com o personagem de Charlie.
Ağustos 1981'de, 1971'de fırlatılan Kosmos 434, atmosfere yeniden girmek üzereydi.Em Agosto de 1981, a Kosmos 434, que havia sido lançada em 1971, estava prestes a reentrar.
Atmosfer ve dış Uzay ile kesin bir sınır yoktur.Não existe um limite definido entre o espaço exterior e a atmosfera.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Na ausência de uma atmosfera natural, os dois objetos caíram e tocaram a superfície da Lua ao mesmo tempo.
Sezar'ın MÖ 44'te öldürülmesi tüm Roma Cumhuriyetinde istikrarsız bir atmosfere yol açmıştı.O assassinato de Júlio César, em 44 a.C., criou uma atmosfera de instabilidade por toda a República Romana.
Atmosferik kırılma ilgili konular tüm astronomik gözlemlere uygulanır.Questões relacionadas de refração atmosférica se aplicavam a todas as observações astronômicas.
Bu cisimler normalde üst atmosferde patlarken çoğu ya da bütün katı maddeler buharlaşırlar.Normalmente elas explodem na atmosfera superior, e a maioria ou todos os componentes sólidos são vaporizados.
Galileo yörüngeden 1995 yılında Jüpiter’in atmosferine bir sonda göndermiştir.A Galileu enviou uma sonda atmosférica à atmosfera de Júpiter em 1995.
Atmosfer kütlesinin üç çeyreği gezegen yüzeyinin 11 km içerisindedir.Três quartos da massa da atmosfera terrestre estão contidos dentro dos primeiros 11 km acima da superfície.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.A atmosfera de Plutão é uma tênue camada de gases ao redor do planeta.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.Em muitas aplicações, os gases nobres são usados para prover uma atmosfera inerte.
Atmosfer (birim) ("atm"), atmosfer basıncı birimi.O termo atmosfera (símbolo: atm) refere-se a uma unidade de pressão.
Böylece yüze ait detayların karanlık bir atmosfere sahip olunduğunda bile görünür olmasına izin verildi.Isto permitiu detalhes faciais para ser visível mesmo ao ter uma atmosfera escura.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Administração Nacional Oceânica e Atmosférica.
Satürn kalın ve karmaşık bir atmosfer tabakası ile çevrilidir.Mercúrio é rodeado por uma tênue atmosfera.
Aşağıda atmosfer kozmik ışınlarının etkisiyle oluşan radyoizotoplarının bir listesi bulunuyor.Abaixo uma lista de radioisótopos formados por acção dos raios cósmicos na atmosfera.
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.Com um rumo no sentido oeste, a depressão começou a exibir sinais de organização convectiva em 11 de agosto.
Meteor ancak atmosfere girdikten sonra fark edildi.Porém, o asteroide não havia sido detectado antes de adentrar a atmosfera.
Salyut 1, 11 Ekim 1971'de atmosfere girerek yandı.A Salyut 1 reentrou na atmosfera terrestre em 11 de Outubro de 1971.
Metalliği () 0,21 veya Güneş atmosferinde bulunanın 1,62 katıdır.A quantidade de metais encontrada nela é de 0.21, ou 1.62 vezes a quantidade encontrada na atmosfera solar.
Troposfer, atmosferin yere temas eden en alt katıdır.A troposfera é a camada mais baixa da atmosfera terrestre.
Yıldırım topu tanımlanmamış bir atmosferik elektrik olgusudur.Um raio ou relâmpago globular é um fenômeno atmosférico elétrico ainda inexplicado.
Daha yüksek atmosfer basıncı, suyun sıvı kalacağı aralığı arttırır.Pressões atmosféricas mais altas aumentam a gama onde a água pode permanecer líquida.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod