Ana içeriğe geç
Sözlük

atmosfer ile cümle

atmosfer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çektiği ufuk fotoğrafları, daha sonra atmosferdeki aerosol tabakalarının saptanmasında kullanıldı.Suas fotografias do horizonte terrestre foram depois usadas para identificar camadas de aerossol na atmosfera.
Dünya atmosferinde en yüksekte bulunurlar, mezosferin 76’dan 85. km’ye uzanan yüksekliklerinde bulunurlar.Elas são as nuvens mais altas da atmosfera da Terra, localizadas na mesosfera em altitudes de 76 a 85 km.
Grup ayrıca atmosferik elementleri ve enstrümantal parçaları da müziğine dahil etmiştir.Os franceses também tem sido conhecidos por incorporar elementos atmosféricos e instrumentais em sua música.
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.A atmosfera inferior contém uma concentração maior de metano que a atmosfera superior.
En yakın karasal atmosfere sahip olan gezegenler arasında, Tau Ceti e yaklaşık 11.9 ışık yılı uzaklıkta.Enquanto que o exoplaneta não confirmado mais próximo é Tau Ceti e, que encontra-se a 11,90 anos-luz.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 de fevereiro - Queda do Meteorito Allende em Chihuahua no México.
Atmosferik demiryolu sistemi İngiliz mühendis Isambard Kingdom Brunel tarafından tasarlandı.Ela era a bisneta de Isambard Kingdom Brunel.
2005 yılında atmosfere yeniden girerken yok oldu.Foi destruída em sua reentrada na atmosfera terrestre em 2005.
16 gün sonra Yer atmosferine girerek parçalandı.)O Columbia se desintegrou 16 dias depois na reentrada.
Dünya'da 1 standart atmosfer basıncı 101.325 Pa'dır.O termo atmosfera padrão por definição refere-se à pressão exata de 101 325 Pa.
Roket 2002 yılının Mayıs ayında atmosfere tekrar girdi.As tensões surgiram novamente em 1999, durante o incidente Atlantique.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Ao invés da Terra, onde a atmosfera é mais lenta.
1944'te Gerard Kuiper Titan üzerinde metan ve amonyak saptayarak atmosferin varlığını kanıtladı.No ano de 1944, Gerard Kuiper detectou metano no espectro de Titã, evidenciando que tinha atmosfera.
Fotosentez sonucu atmosferde oksijen birikmesi ile oksijenli solunum yapan canlılar oluşmuştur.O mais importante é que através da fotossíntese elas encheram a atmosfera de oxigênio.
Uluslararası Standart Atmosfer orta enlemlerde bir atmosferik koşul örneiğidir.Isso é incomum nas atmosferas internas de um edifício.
Bu tarihleme yöntemi için, atmosferdeki 14C yoğunluğu eski zamanlardan günümüze değişmediği varsayılır.A aplicação deste método mostra que o 14C realmente varia com o tempo, devido à atividade solar.
Müzik ise duygusal, melankolik ve atmosferiktir.Sua música tem como foco a escuridão e a introspecção emocional melancólica.
Volkanlar ve kıtasal tabakalardaki hareketler atmosfere yüksek miktarda CO2 salınmasına yol açmıştır.A ascensão das florestas removeu uma grande quantidade de dióxido de carbono da atmosfera.
19 Ocak 1989'da atmosfere tekrar girmiştir.Reentrou na atmosfera em 19 de setembro de 1978.
Ancak 1992 yılından beri, yukarıda açıklanan nedenlerle atmosferik konsantrasyonları düşüş göstermektedir.No entanto, desde 1992 a sua concentração atmosférica tem vindo a decair pela diminuição da sua utilização.
Kriptonun atmosferdeki konsantrasyonu yaklaşık 1 ppm'dir.In de aardse atmosfeer komt krypton voor in een concentratie van ongeveer 1 ppm.
Salyut 1, 11 Ekim 1971'de atmosfere girerek yandı.Op 11 oktober 1971 verbrandde de Saljoet 1 in de atmosfeer.
Bu eserler Ay üzerinde su ve atmosfer olmadığını belirtiyordu.Dat wees erop dat er op de maan geen atmosfeer aanwezig was.
Atmosfer basıncı 5 km'de yaklaşık %50 azalır.Op 5,5 km hoogte is de druk al met zo'n 50% afgenomen.
Bu yüzden gözlemler genellikle balonlarla veya uzay gözlemevleriyle atmosfer dışına taşınmak zorundadır.Deze waarnemingen worden dus veelal ook vanuit de ruimte gedaan, of vanuit luchtballonnen.
Atmosferik kirliliğe hoşgörülüdür.Er is enige tolerantie voor vervuiling.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometer om de luchtdruk te meten.
Dünya atmosferinin sıcaklığı yükseklikle değişir.De temperatuur van de atmosfeer varieert met de hoogte.
Bu Güneş Sistemi dışında keşfedilmiş ilk atmosferdir.Het is tevens de eerst ontdekte röntgenbron buiten het zonnestelsel.
Bu tarihleme yöntemi için, atmosferdeki 14C yoğunluğu eski zamanlardan günümüze değişmediği varsayılır.Het gehalte 14C in de atmosfeer is door de tijd niet constant gebleken.
Jüpiter ve Satürn'ün atmosferleri asıl olarak hidrojen ve helyumdan oluşur.De atmosfeer van Jupiter bestaat hoofdzakelijk uit waterstof en helium.
Deniz seviyesinden yükseldikçe hem atmosfer basıncı hem de havanın yoğunluğu azalır.Naarmate men hoger gaat, daalt de atmosferische druk en de temperatuur.
Üçüncü ve son kol ise atmosfer durağanlığını konu almaktadır.De derde en meest recente methode gaat uit van het autosomale DNA.
Müzik ise duygusal, melankolik ve atmosferiktir.De atmosfeer is steeds dromerig en melancholiek.
Atmosfer basıncı, deniz seviyesindeki basıncın yaklaşık 1/1000'i kadardır.De druk is slechts 1/10.000e van de luchtdruk op zeeniveau.
Atmosfer basıncı havanın ağırlığının bir sonucudur.De luchttemperatuur is temperatuur van de buitenlucht.
Sinyalleri atmosferik gürültüden ayırmak oldukça zordur.Voor het organisme het teken om uit de pijnlijke geluidsomgeving weg te komen.
5 gün sonra Yer atmosferine girerek parçalandı.)5 miljoen jaar geleden brak hij af van de aarde.
İç gezegenlerden üçünün (Venüs, Dünya ve Mars) önemli birer atmosferi vardır.Trzy z czterech planet wewnętrznych (Wenus, Ziemia i Mars) mają atmosferę.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.Atmosfera Marsa – powłoka gazowa otaczająca Marsa.
Yüksek kısımlarında, Neptün atmosferi %80 hidrojen, ve %19 helyumdan oluşur.Na dużych wysokościach atmosfera Neptuna składa się w 80% z wodoru i 19% z helu.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometr – przyrząd do pomiaru ciśnienia atmosferycznego.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 lutego – w Meksyku spadł meteoryt Allende.
Atmosfer ve dış Uzay ile kesin bir sınır yoktur.Ściśle wytyczonej granicy między przestrzenią powietrzną a przestrzenią kosmiczną nie ma.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Narodowa Administracja Oceanu i Atmosfery USA. .
Metan, amonyak ve su oranları atmosferin alt katmanlarında daha yüksektir.Zwiększone stężenie metanu, amoniaku i wody wykryto w dolnych warstwach atmosfery.
Galileo yörüngeden 1995 yılında Jüpiter’in atmosferine bir sonda göndermiştir.Orbiter Galileo zrzucił próbnik w atmosferę Jowisza w 1995 r.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.W atmosferze odkryto tlen i dwutlenek węgla.
28 Mayıs 1973'te atmosfere girerek yandı.30 maja 2004 spłonął w atmosferze.
Salyut 1, 11 Ekim 1971'de atmosfere girerek yandı.Salut 1 spłonął w atmosferze ziemskiej 11 października 1971.
Roket 2002 yılının Mayıs ayında atmosfere tekrar girdi.W maju 2002 roku ponownie podniesiono moc silnika.
Atmosfer Atmosferin katmanlarıWilgotność atmosferyczna
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Ponieważ Neptun nie jest ciałem stałym, atmosfera ulega rotacji różnicowej.
Rihanna çok havalı bir insan, çok iyi atmosferi ve enerjisi var.Sumomo jest zawsze pełna energii i dobrego humoru.
İlk atmosferde serbest oksijen gazı yoktu.Początkowo atmosfera ziemska była pozbawiona tlenu.
Gaz halindeki azot (N2), atmosferin %78'ini oluşturur.Azot molekularny (N 2) stanowi 2,7% atmosfery.
Konakta sanat atmosferi içinde büyüdü.Wyrastała więc w atmosferze sztuki.
2005 yılında atmosfere yeniden girerken yok oldu.Został zniszczony, wchodząc w atmosferę w 2005 r.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Pole magnetyczne Ziemi chroni jej atmosferę przed wiatrem słonecznym.
Bütün film nerede ise tiyatrovari bir atmosferde, tek bir odanın içinde geçer.Cała akcja sztuki-filmu rozgrywa się w jednym pomieszczeniu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod