"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""그럼 당신이 다르게 생각까지 당신 flints 던질거야."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Lalu aku akan melemparkan flints pada Anda sampai Anda berpikir berbeda."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Pak budu házet kamínky na vás až si myslet jinak."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Potem bom vrgel kremenov na vas dokler ne mislijo drugače."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Potom budem hádzať kamienky na vás až si myslieť inak."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Sau đó, tôi sẽ ném đá lửa cho đến khi bạn nghĩ khác nhau."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Sitten Aion heittää sytyttimenkivet sinua kunnes luulet toisin."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Wtedy rzucę krzesiwa na ciebie, aż myśleć inaczej."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Τότε θα πάω να ρίξει πέτρες σε σας μέχρι να σκέφτονται διαφορετικά."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Тогава аз отивам да хвърлят камъчетата по вас, докато не мислят по различен начин."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Тогда я буду бросать камнями в вас, пока вы думаете по-другому."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""Тоді я буду кидати камінням у вас, поки ви думаєте по-іншому."
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""ثم انني ذاهب الى رمي أحجار من الصوان في حين كنت تعتقد بشكل مختلف".
"Sonra ben farklı düşünüyorum kadar flintler atmak için gidiyorum.""しかし、YERどこですか?"
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Apoi, el defineste acest eveniment cum ar fi ca zarul sa arate 1 care poate sa se intample intr-un singur mod
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Então ele define o acontecimento esperado como a saída da "face 1" que pode ocorrer de uma maneira.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Entonces, él define el evento en cuestión, como por ejemplo sacar un uno, que puede ocurrir de una manera.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Poi, definisce l'evento che sta indagando, come tirare un 1 il che può accadere in un modo solo.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Potom definuje žádanou událost, jako hod jedničky, která se může vyskytnout.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Potom definuje žiadanú udalosť, ako hod jednotky, ktorá sa môže vyskytnúť.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .Rồi ông ta định nghĩa sự kiện đang bàn tới như là lăn được số 1 Điều chỉ có thể xảy ra một cách duy nhất
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .У одной кости 6 возможных граней, которые могут оказаться наверху.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .אחר כך הוא מגדיר את האירוע הנדון למשל זריקת "1" בקוביה אשר יכולה לקרות רק באופן יחיד.
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .بعدها يقوم بتعريف الحدث في سؤال مثلا دحرجة رقم واحد وهو ما سيظهر بطريقة واحدة
Sonra, sorudaki "olay"ı tanımlıyor; 1 atmak gibi; sadece tek şekilde gerçekleşebilir. . .一つのさいころを転がした際の ある一つの目とします。 確率は
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Also geht es für mich nicht nur um diese kleinen Schritte.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Bagi saya bukan hanya soal langkah-langka kecil ini saja.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Donc pour moi, il ne s'agit pas que de ces petits pas.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Então, para mim, não se trata apenas destes pequenos passos.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.I min mening handlar det om mer än dom här små stegen.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil. Kadınların kendisi hakkında.Chodzi nie tylko o te małe kroki, ale o same kobiety.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil. Kadınların kendisi hakkında.Vì thế với tôi, điều quan trọng không chỉ nằm ở những bước tiến nhỏ này mà còn ở chính bản thân người phụ nữ.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.제게 이 이야기는 단지 작은 발걸음에 관한 것이 아닙니다.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Mij gaat het niet om die kleine stappen.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Para mí no solo son importantes estos pequeños pasos.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Pentru mine nu sunt importanţi doar aceşti mici paşi.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Per me non si tratta solo di piccoli passi.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Pro mě to není jen o těchto malých krůčcích.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Számomra ez nem csak a kis lépésekről szól.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Takže pre mňa to nie je len o malých krokoch.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.Κατά τη γνώμη μου το θέμα δεν προχώρησε μόνο με τα μικρά αυτά βήματα.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.А у самих жінках.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.За мен въпросът не е в тези малки стъпки.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.И для меня дело не только в этих шажках.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.אז בשבילי, לא מדובר רק בצעדים הקטנים הללו.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.بالنسبة إلي، إنها ليست عن هذه الخطوات الصغيرة.
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil.女性自身も考えねばなりません
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Ahelyett, hogy kipréselték volna a vizet, a víz visszaáramoltatására használták a csatornákat.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Anstatt das Wasser herauszudrängen benutzten sie die Kanäle, um das Wasser wieder hereinzuziehen.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Au lieu d'extraire l'eau, ils ont utilisé les canaux pour ramener de l'eau.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Daripada mendorong air keluar, mereka gunakan saluran-saluran itu untuk menarik air masuk.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Em vez de expulsar a água, utilizaram os canais para a fazer entrar.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.En vez de empujar el agua hacia afuera, utilizaron los canales para atraer el agua hacia adentro.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.În loc să împingă apa afară, ei au folosit canalele să aducă apa înapoi.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.In plaats van water eruit te duwen, gebruikten ze de kanalen om er weer water in te laten.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Invece di convogliare l'acqua via dalla terreno usarono i canali per inondarlo.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Istället för att trycka ut vattnet, använde de kanalerna för att dra in vatten igen.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.물을 빼내는 대신 수로를 통해 다시 끌어들였습니다.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Místo aby vodu vytlačovali, použili ty kanály, aby vodu natáhli zpátky.
Suyu dışarı atmak yerine kanalları suyu geri çekmek için kullandılar.Thay vì đẩy nước ra, họ đã sử dụng các kênh đào để kéo nước vào lại.