Ana içeriğe geç
Sözlük

atm ile cümle

atm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
"Bu ne dükkanı?" "İçeri girip bir göz atmalı mıyız?" "Tamam.""What's this shop?" "Should we go in and have a look?" "OK."
Odadaki atmosfer kesinlikle soğuktu.The atmosphere in the room was decidedly frosty.
Hangi adımları atmamız gerekir.What steps should we take?
Belki kendini tehlikeye atmamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Bunu atmam gerektiğini düşünüyor musun?Do you think I should throw this away?
Bir göz atmamızın sakıncası var mı?Do you mind if we have a look?
Etrafa bir göz atmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we have a look around?
Eğer çamur atmaya gidersen onun birazı sana yapışır.If you go around flinging mud, some of it will stick to you.
Bazen bir adım geri atmamız ve düşünmemiz gerekiyor.Sometimes we need to take a step back and think.
Araba sürerken mesaj atmak tehlikelidir.Texting while driving is dangerous.
Bunu yaptırmak için kendini tehlikeye atmak zorundasın.In order to get it done, you'll have to take risks.
Onu başarmak için kendini tehlikeye atmak zorunda kalacaksın.In order to achieve that, you'll have to take risks.
O küçük çocuk komşunun çatısına taş atmayı seviyor.That little boy likes to throw rocks on the neighbor's roof.
Bu şeyleri ateşe atma!Don't throw those things in the fire!
Sadece kırık olduğu için onu atma.Don't throw it away just because it's broken.
Bir sonraki adımı atmak istiyoruz.We want to take the next step.
Kimseye yumruk atmadım.I didn't punch anybody.
Daha fazla gol atmak istiyorum.I want to score more goals.
Bu eşyayı atmanı istiyorum.I want you to throw this stuff away.
Ben sadece bunu riske atmak zorunda olacağım.I'll just have to risk it.
Mesaj atmak istiyorum ama gözlerim ağrıyor.I want to text, but my eyes hurt.
Bana mesaj atmaktan vazgeç.Stop texting me.
Bana mesaj atmayı bırak.Stop texting me!
Ben yiyecekleri hemen hemen hiç çöpe atmam.I hardly ever throw food away.
Bu notu atman çok akıllıca değildi.It wasn't very smart of you to throw that note away.
Troposfer tüm atmosfer kütlesinin dörtte üçünü içerir.The troposphere contains three-quarters of the mass of the entire atmosphere.
Egzosfer atmosferimizin en dış tabakasıdır.The exosphere is the outermost layer of our atmosphere.
Ekzosfer atmosferimizin en dış tabakasıdır.The exosphere is the outermost layer of our atmosphere.
Mars'ın karbondioksit, azot ve argondan yapılmış çok ince bir atmosferi vardır.Mars has a very thin atmosphere made of carbon dioxide, nitrogen, and argon.
Atmosferde ne kadar yüksekte seyahat edersen o kadar az hava vardır.The higher in the atmosphere you travel, the less air there is.
Eşyaları dışarı atmak zordur.It's hard to throw things out.
Tom bir şey atmak istemedi.Tom did not want to throw anything away.
Tom, Mary'yi kurtarmaya gelmek için hayatını riske atmaya çekinmedi.Tom did not hesitate to risk his life in order to come to Mary's rescue.
Buna bir göz atmak ister misin?Would you like to take a look at it?
ATM, kartımı yuttu.The ATM swallowed my card.
Mary gerçekten hava atmayı seviyor.Mary really likes to show off.
Tom sadece hava atmak istiyor.Tom just wants to show off.
O hava atmayı sever.He likes to show off.
Mary hava atmayı sever.Mary likes to show off.
Tom yerde bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.Tom was sitting cross-legged on the floor.
Kollarınızı üst üste atmayın.Don't cross your arms.
Kollarınızı göğsünüzde üst üste atmayın.Don't cross your arms across your chest.
Her seferinde bir adım atmamız gerekiyor.We have to take it one step at a time.
Tom onun hepsini riske atmaya karar verdi.Tom decided to risk it all.
Neden yazı tura atmıyoruz?Why don't we flip a coin?
Tom kar atma makinesiyle araba yolunu tahliye etti.Tom cleared out his driveway with his snow blower.
Oradaki atmosfer çok iyi değil.The atmosphere there is not very good.
Hayatımda daha önce hiç böyle çığlık atmamıştım.I never screamed like that before in my life.
Buradaki atmosfer inanılmazdır.The atmosphere here is unbelievable.
Atmosfer çok gayrıresmiydi.The atmosphere is very informal.
Atmosfer çok laubaliydi.The atmosphere is very informal.
Tom içeriye bir göz atmalı.Tom should take a look inside.
Tom'un kalbi küt küt atmaya başladı.Tom's heart began pounding.
Kalbim küt küt atmaya başladı.My heart began to pound.
Tom'un tepesi atmaya başladı.Tom started flipping out.
Tom sana tekme atmaya çalıştı mı?Did Tom try to kick you?
Çığlık atmak üzereyim.I'm about to scream.
Tom uyuşturucuları tuvalete atmaya çalıştı.Tom tried to flush the drugs down the toilet.
ATM nerede?Where is the bank machine?
Bu İtalyan restoranı romantik bir atmosfere sahiptir.This Italian restaurant has a romantic atmosphere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod