Mars atmosferinde ksenonun bulunuşu Dünya'dakine benzerdir: yaklaşık olarak milyonda 0.08 parça.L'atmosphère de Mars présente une abondance de xénon similaire à celle de la Terre, soit 0,08 ppm.
Otto’nun ilk atmosferik motoru, 1867 yılının mayıs ayında tamamlandı.Son premier moteur atmosphérique est construit en mai 1867.
Su ve amonyağa ek olarak, gaz devi gezegenlerin atmosferindeki bulutlar amonyum sülfit içerir.En plus d'eau et d'ammoniac, les nuages de l'atmosphère des géantes gazeuses contient des sulfures d'ammonium.
2005 yılında atmosfere yeniden girerken yok oldu.Il fut détruit en rentrant dans l’atmosphère en 2005.
Bu kişiler yollarına çıkan otomobillere taş ya da gübre atmaktan çekinmezler.Ces derniers n’hésitent pas à lancer des pierres ou du fumier sur les automobiles qui croisent leur chemin.
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.Se dirigeant vers l'ouest, la dépression commence à montrer des signes de organisation convective le 11 août.
Dünya'nın manyetik alanı atmosferini, Güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur.Le champ magnétique terrestre protège l’atmosphère du vent solaire.
Bunun yanında 13 Venera sondası da Venüs'ün atmosferinden veri iletmiştir.La sonde principale elle-même plongea sur Vénus.
Fransa ve İtalya pakta imza atmadılar.La France et l’Italie refusent d’être cosignataire.
8 Şubat - Allende meteoru Meksika üzerinde atmosfere giriş yaparak infilak etti.8 février : chute de la météorite d'Allende au nord du Mexique.
Dünya Kupası tarihindeki ilk golü ise Fransız Lucien Laurent atmıştı.Le premier but de la compétition est marqué par le Français Lucien Laurent.
Atmosfer (birim) ("atm"), atmosfer basıncı birimi.L'atmosphère (atm) est une unité de pression.
Cesedini ise o daireye getirip kendileri aşağıya atmışlardır.Au fil de leur quête, les liens entre eux se resserrent.
Atmosferik kirliliğe hoşgörülüdür.Les oligochètes sont tolérantes à la pollution.
Eserde kendisinin ok atmakta üstadı "Neşet" isminde biri olduğu yazılıdır.On est jaloux de ce qu'on appelle son bien propre.
Yaklaşımın dezavantajı ise müşteriyi arka plana atmasıdır.Il est déshonorant de montrer votre dos à l'ennemi.
Bunların yanı sıra, global alanda da birçok başarıya imza atmaktadır.En plus de ces résultats s'ajoutent de nombreuses victoires sur le plan national.
Oyunculuğa tiyatro ile Lenkom Tiyatrosu'nda sahne alarak adım atmıştır.Il a écrit et mis en scène pour le Theater Stap.
1935'te mezonlar teorisini ortaya atmıştır.En 1950, Lacan théorise le signifiant.
Romanya'ya 1 de gol atmıştır.Il inscrit trois buts contre la Roumanie.
Mürettep Grubu" adlı ekibe alınarak, atom bombası atmaya hazırlandı.Et il dit à son équipage de se préparer à faire feu.
Oyuncular hurleylerini pas vermek, şut atmak, yerde sektirmek veya topu yakalamak için kullanabilirler.On pouvait attraper l’adversaire, le faire tomber au sol, porter le ballon.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Il a plusieurs fois risqué sa vie.
Atmacacılık ^Rechargement : .
Bu yıllarla başlayarak atmosferdeki kloroflorokarbon miktarı artmaktadır.Cette stabilité augmente donc avec le nombre d'atomes de chlore présents.
Bunun yanı sıra "Atmacacılık" da yaygındır.Cette situation est aussi « fréquente ».
Georges Cuvier (1769-1832) karşılaştırmalı anatomi ve paleontolojinin temellerini atmıştır.Georges Cuvier (1769-1832) est le promoteur de l'anatomie comparée et de la paléontologie des Vertébrés.
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Lavoisier pose les fondements de la chimie moderne.
Columbia mekiği ise 2003 yılının Şubat ayında atmosfere tekrar girişi sırasında parçalarına ayrılmıştır.Columbia, quant à elle, se désagrégea lors de sa rentrée dans l'atmosphère en février 2003.
Fadeaway, basketbolda oyuncunun geriye doğru çekilerek şut atma stilidir.Un fadeaway est, en basket-ball, un tir au panier effectué lors d'un saut vers l'arrière.
Atmosfer basıncı 5 km'de yaklaşık %50 azalır.50 % de l'atmosphère est située en dessous de 5 km d'altitude.
Bugüne kadar birçok önemli çalışmaya imza atmıştır.Pendant ces années, il entreprit plusieurs grands travaux.
Sonraki iki hafta da aynı şekilde gollerini atmaya devam etti.Les deux années suivantes, il joue tout autant.
El Niño Güney Salınımları, küresel bir okyanus-atmosfer olayıdır.Cette oscillation est reliée au El Niño, un phénomène climatique global.
22 Temmuz 1972'de Venüs atmosferine girdi.Venera 8 est lancée le 27 mars 1972 et la capsule pénètre dans l’atmosphère de Vénus le 22 juillet.
Ayrıca köprüleri atmak için de zaman olacaktır.Il finance aussi des ponts.
Oldukça vurucu bir tasarıma imza atmıştır.Il était très fier de donner un de ses dessins contre une cigarette.
Ve bunun üzerine Fin Mitolojisinin temellerini atmaya başlamıştır.Bref, ils dissipent le mythe du bon vieux temps.
İki cesedi bahçeye gömmüş, dört cesedi de nehre atmıştı.Avec l'aide de Sam, il se débarrasse des deux corps dans la rivière.
Bir disko versiyonu olan bu versiyon 1970'lerde büyük bir başarıya imza atmıştır.Une version disco de cette chanson fut également un succès dans les années 1970.
İlk başta grup Universal Island Records'a imza atmıştı.Initialement, McFly ont été signés pour la grande maison de disques Universal Island Records.
O sezon 29 maça çıkmasına rağmen gol atmayı başaramadı.Pendant cette saison, en 29 journées, il ne marque pas un but.
Böylece 8 lig maçında 8 gol atmış oldu.Ils perdent alors huit matches sur dix.
Havaalanına adım atar atmaz polis tarafından gözaltına alındılar.Ils sont appréhendés par les policiers dès leur arrivée à l'aéroport.
Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni.Un hiver volcanique serait la conséquence directe de l'éruption d'un supervolcan.
Bu düşünceyi ortaya ilk Rene Descartes atmıştır.René Descartes n'a pas été le premier à poser sa réflexion sur les idées reçues.
Atmosferde bulunan su buharının %99'u troposferde bulunur.Le pourcentage de volume d'eau dans la salive est de 99 %.
Bu takım ile toplamda ise 2 gol atmıştır.S'il ne le fait pas, il pioche 2 cartes.
Ayrıca 9 gol atmıştır.Il vole aussi 19 buts.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton a été projeté par la fenêtre du bus, et ce dernier s'est écrasé sur lui.
Oguzhanspor'a atmıştır.Il se jette dans l'Ouvèze.
Bartu, Fenerbahçe'de 330 lig maçında 162 gol atmış ve 4 lig zaferi yaşamıştır.Bartu aura joué au Fenerbahçe 330 matchs de Ligue pour 162 buts.
Sen de O’sun." - "Bana lütfen Atman'dan biraz daha söz eder misin?" - "Peki..Et maintenant ? » / Eos : « Vous êtes un héros Parker, détendez-vous.
Üçüncü ve son kol ise atmosfer durağanlığını konu almaktadır.La troisième et dernière section contient la propulsion.
Murat, bu iki karşılaşmada da gol atmayı başaramamıştır.Coralie échoue à s'allumer lors de ces deux tentatives.
Fakirdir ancak pis işlere el atmamakta ve hayatını iyi sürdürmeye çalışmaktadır.Je veux que vous viviez vos vies misérables sans déranger.
Fakat atmosfer hala barış dolu.Toute l'Apulie est pacifiée.
Golleri 68 ve 82. dakikalarda K. İbrahim ve 75. dakikada Selahattin atmıştır.Schreder de 87 et Krang sont trahis dans le même temps.
625 yılında kuvvetleri Fırat'a doğru geri adım atmaya çalıştı.En 625, ses forces se dirigèrent vers l’Euphrate.
Yavaş, karamsar ve atmosferik bir kayıttı.Lévesque, standard et gravure du Lévesque.