Orada 28 maç yaptı ama gol atmayı başaramadı.Il joue 29 matchs mais ne marque aucun but.
Bireysel ve kurumsal müşteriler için çeşitli türlerde kredi ve ATM kartları ihraç edilmektedir.Un grand nombre de types de cartes de crédit et de débit est produit pour les clients commerciaux et privés.
Bunların ikisini sözleşmeli takımı Trabzonspor'a atmıştı.Tous deux furent impliqués dans l'opération Tracer.
Atmosferle gezegenin manyetik alanındaki iyonların etkileşimi de olası sebeplerden biridir.La présence de ce gaz dans l'atmosphère terrestre est probablement d'origine humaine.
Böylelikle daha önce yaptığı isteklerde biraz geri adım atmış oldu.Elle revenait un peu plus tard avec ce qui était nécessaire.
Atmosfer basıncı deniz seviyesinden yükselindikçe azalır.La pression atmosphérique est donc moins élevée en altitude qu'au niveau de la mer.
19 Ocak 1989'da atmosfere tekrar girmiştir.Le satellite a effectué sa rentrée atmosphérique le 19 janvier 1989.
2012 yılında Yunanistan da benzer bir karara imza atmıştır.En avril 2008, la Finlande a annoncé une initiative similaire.
Atmosferdeki gazların yaklaşık %78'i azot (nitrojen), %21'i oksijendir.L'air que nous respirons est composé environ à 78 % d'azote (nitrogen en anglais) et à 21 % d'oxygène.
Dört atma dalından biridir.Une des quatre cloches.
Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.Ne jamais trahir les secrets de la confrérie.
Ama yerlere çöp atmayın.Ne pas arroser sur les feuilles.
1960'ların sonunda müziğe adım atmıştır.La fin des années 1960 sourit au chanteur.
60. dakikada oyuna giren Podolski, yarım saatte iki gol atmıştı.Goetz pouvait jouer jusqu'à douze parties simultanées à l'aveugle.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Un baromètre permet de mesurer la pression d'air à l'intérieur.
Gülleyi savurarak atmak yerine, adeta iter gibi atmak gerekir.Pour le neutraliser, il suffit d'éclater de rire.
Jovian atmosferindeki dairesel akımın 60 milyon ile 140 milyon amper arasında olduğu tahmin ediliyor.Le courant radial total dans la magnétosphère de Jupiter est estimé de 60 à 140 millions d'ampères,.
Peter D. Mitchell 1961 yılında kemiozmotik hipotezi ortaya atmıştır.C'est en 1961 que le biochimiste britannique Peter Mitchell a publié sa théorie chimiosmotique.
Cirit atma, atletizm dallarından olan bir spordur.Le pas d'armes est un sport médiéval de chevalerie.
İlk golünü Lecce'ye karşı atmıştır.Au demeurant, la folie est devenue prégnante chez De Lecce.
2011 yılından bu yana Kemppi markasının Türkiye'deki tek distribütörü ATM Endüstriyel Kaynak'tır.Le principal fabricant en 2011 pour ces appareils reste ATR.
Maçın yaklaşık beş dakikasında dışarıdaki güreşçiler silahları çemberin içine atmaktadırlar.Mais en cinq minutes, les forgerons font basculer la partie.
Stratopoz, stratosfer ve mezosfer arasındaki sınır olan atmosfer seviyesidir.Stratopause La stratopause est la limite entre la stratosphère et la mésosphère.
Ülkesi adına 37 gole imza atmıştır.Il marque 31 buts sous les couleurs de son pays.
Kendilerini kayalıklardan denize atmalıydılar."Ils le précipitèrent donc au bas des rochers.
Hava ayrımı ^ "atmosphere."Article détaillé : Atmosphère.
Bu sezonda 26 maçta görev alıp 10 gole imza atmıştır.Lors de cette saison, il prend part à 26 matchs et délivre 10 passes décisive.
Bu maçlarda gol atma başarısı gösteremedi.Le succès mondial de ce jeu de cartes ne se dément pas.
Tuzaklarda ustadır ve ok atmada iyidir.Il a une très bonne aptitude au bouturage et bonne au greffage.
Max, yaşamını tehlikeye atmamak için evi terk edemez.Il est inutile de se précipiter au risque de mettre sa propre vie en danger.
Angel ise onu neden hala dışarı atmadığını merak etmektedir.Il s’adressa alors à Ánanda et lui demanda pourquoi il ne s'était pas manifesté.
O sezonda 30 lig maçında 42 gol atmıştır.Ce dernier inscrit 30 buts en 44 matches cette saison.
Atmosferin iki temel bileşeni moleküler hidrojen (H2) ve helyum (He)'dur.Les deux constituants principaux de l'atmosphère jovienne sont le dihydrogène (H2) et l'hélium.
David arabasını ATM'nin yakınına park eder.La voiture de Michel tombe en panne près du camping.
Fakat bu hücum Selçuklu ordusunu kuşatma yerinden atmayı başaramadı.Cela ne l'empêcha pas néanmoins de constituer son armée autour de cette unité opérationnelle.
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar.Il me disait je vais te faire virer »,.
1992 yılında sahne kariyerine adım atmıştır.C'est en 1992 que sa carrière prend un tournant.
Aynı zamanda kayın biraderi olan Peter Waage ile birlikte çeşitli buluşlara imza atmışlardır.En outre, Peter Van de Veire accueille une nouvelle associée.
Kalbim atmayı bıraktı.Mi corazón dejó de latir.
Köpeğe kemik atma!¡No le eches huesos al perro!
Beni aramaktan ve bana mesaj atmaktan vazgeçmeyecek.No va a dejar de llamarme y de mandarme mensajes.
O resmi atmalıydın.Debiste haber tirado aquella foto.
Herhangi üç gözlemin ortalaması için bir formül de ortaya atmıştır.Dedujo una fórmula para la media de tres observaciones.
9 Temmuz 2009 Jüpiter'in atmosferinde bir siyah noktaya neden olan çarpma gözlenmiştir.El 19 de julio de 2009 se observó un impacto, que causó un punto negro en la atmósfera de Júpiter.
National Oceanic & Atmospheric Administration (İngilizce).National Oceanic and Atmospheric Administration (en inglés).
Sezar'ın MÖ 44'te öldürülmesi tüm Roma Cumhuriyetinde istikrarsız bir atmosfere yol açmıştı.El asesinato de César en 44 a. C. provocó una atmósfera de inestabilidad por toda la República romana.
Kanadalı patenci Vern Taylor 1978 Dünya Artistik Patinaj Şampiyonası'nda ilk üçlü axel'ı atmıştır.El canadiense Vern Taylor realizó el primer axel triple en el Campeonato Mundial de 1978.
Cesedini ise o daireye getirip kendileri aşağıya atmışlardır.Fueron, pues, y retiraron su cuerpo.
Bunun yanında 13 Venera sondası da Venüs'ün atmosferinden veri iletmiştir.Además, la prueba del Venera trece ha logrado transmitir con éxito datos de la atmósfera de Venus.
Kriptonun atmosferdeki konsantrasyonu yaklaşık 1 ppm'dir.El kriptón está presente en el aire aproximadamente en 1 ppm en la atmósfera.
Amerikan kartalının Pasifik Okyanusu üzerinde çığlık atmasını istiyordum." diyordu.Quería que el águila norteamericana fuera gritando sobre el Pacífico.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.En muchas aplicaciones, los gases nobles se utilizan para formar una atmósfera inerte.
O gece Gervin'in ödülü kazanması için 58 sayı atması gerekiyordu.Esa noche, Gervin ya sabía que necesitaba 58 puntos para conseguir el título.
Oynadığı 10 sezonda Macauley toplam 11,234 sayı atmıştır ve 1960 yılında Basketball Hall of Fame'e girmiştir.Macauley anotó 11.234 puntos en toda su carrera y entró en el Basketball Hall of Fame en 1960.
Büyük yer teleskopları için, çözünürlük atmosferik görmeyle sınırlanmıştır.Para los grandes telescopios basados en la Tierra, la resolución está limitada por la visibilidad atmosférica.
Benzer bir düşünce, Penguen'in ailesi tarafından nehre atmasında da kullanılmıştı.Una noción similar se utilizó cuando los padres del Pingüino lo arrojaron a un río siendo un bebé.
Erişim tarihi: 2013-02-17. ^ "Susan Solomon: Pioneering Atmospheric Scientist".Consultado el 17 de febrero de 2013. «Susan Solomon: Pioneering Atmospheric Scientist».
Cedric'e tokat atmıştır.En cambio sí atrapan a Cedric.
Atmosfer (birim) ("atm"), atmosfer basıncı birimi.ATM o atm puede referirse a: Atmósfera (unidad), unidad de presión atmosférica.
Bu kaza, uzayda (yüksek atmosfere karşıt olarak) gerçekleşen tek insan ölümüyle sonuçlanan olaydı.Hasta la actualidad es el único accidente mortal sucedido en el espacio (y no en la alta atmósfera).