Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?Teraz, czy ktokolwiek widzi drapieżnika, który zaraz na was skoczy?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?Vidí niekto predátora, ktorý na Vás môže každú chvíľu vyskočiť?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?Μπορεί κανείς να δει το θηρίο που είναι έτοιμο να πηδήξει πάνω σας;
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?А может ли кто-нибудь разглядеть хищника, готового на вас броситься?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?А тепер - чи бачите ви хижака, який готовий на вас кинутись?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?Може ли някой от вас да види хищника, който е на път да се хвърли върху вас?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?עכשיו, האם מישהו מכם יכול לראות את הטורף שמתכוון לקפוץ עליכם?
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?والآن .. هل يمكن لأحدكم أن يرى الحيوان المفترس الذي يكاد ينقض عليكم ؟
Şimdi, üzerinize atlamak üzere olan vahşi hayvanı görebileniniz ar mı?見えなければ、やられています
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Ali misliš, da sem lahko kdaj preskočite tako? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Apakah Anda pikir saya pernah bisa melewatkan seperti itu? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Azt hiszem, hogy valaha ugrani, mint ez? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Bạn có nghĩ rằng tôi đã bao giờ có thể bỏ qua như thế? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "¿Crees que yo podría saltar de esa manera? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Crezi că aş putea sări vreodată aşa? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Czy uważasz, że mógłbym pominąć takiego? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Denk je dat ik ooit ga zo? '
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Glaubst du, ich könnte immer so überspringen? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "당신은 내가 다시는 그런식으로 생략 할 수 있을까? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Luuletteko, etten voisi koskaan ohittaa tuollaista? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Myslíte, že bych mohl někdy přeskočit, jako je to? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Myslíte, že by som mohol niekedy preskočiť, ako je to? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Pensez-vous que je ne pourrais jamais sauter comme ça? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Pensi che potrei mai saltare così? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Tror du att jag någonsin skulle kunna hoppa så där? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Tror du jeg nogensinde kunne springe sådan? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Você acha que eu poderia pular assim? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Πιστεύετε ότι θα μπορούσα ποτέ να παρακάμψετε αυτόν τον τρόπο; "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Как вы думаете, я мог пропустить такой? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Смятате ли, че някога бих могъл да пропусне подобно? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "Як ви думаєте, я міг пропустити такий? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "אתה חושב שאני יוכל לדלג ככה? "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? "هل تعتقد أن أتمكن من تخطي أي وقت مضى من هذا القبيل؟ "
Şimdiye kadar olduğu gibi atlamak düşünüyor musunuz? ""あなたはちょうどそれを試して、"マーサは彼女のスキップロープ渡して、促した。
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.1時間に1回、撮影しています
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Acum să rulăm scurgerea timpului.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Ahora encendamos nuestras cámaras rápidas.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.이제 저속촬영 영상을 보시겠습니다.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Maintenant nous enclenchons notre accéléré.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Most bekapcsoljuk az időzítést.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Nun starten wir den Zeitraffer.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Nu zetten we onze time-lapse weer aan.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Ora torniamo alla nostra sequenza di immagini.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Teď spustíme náš časosběr.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Włączę teraz film.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.А сега включваме нашата специална камера.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.Теперь посмотрим на цейтраферную съёмку в движении.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.עכשיו נפעיל את הדילוג בזמן.
Şimdi zaman atlama özelliğini çalıştırıyoruz.الآن نعود بالصورة إلي الوراء .
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Mereka Memimpin, atau lebih tepatnya memaksa,
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Vedou, nebo spíše násilně ženou krávy z vozu, bez vykládacích plošin.
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Vodijo, ali bolje rečeno prisilijo, živino na bankine in gor in dol iz tovornjakov brez klančin.
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.הם מובילים, או ליתר דיוק כופים, על הבקר לעלות ולרדת ממשאיות ללא רמפות,
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Estavam a pagar para passar à frente na fila, a fila longa.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Fizettek, hogy kikerülhessék a sort, a hosszú sort.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Họ sẵn sàng trả tiền để tránh xếp hàng, hàng dài.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Ils payaient pour passer devant tout le monde, devant la longue file d'attente.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.새치기를 하기 위해 돈을 내고 있었지요. 매우 긴 줄이었으니까요.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagaban para no hacer la cola, la larga cola.
Sırayı atlamak için rüşvet veriyorlardı, bu uzun sırayı.Pagavano per saltare la coda, la lunga coda.