Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."In the end you have to go to Hell."
Giyimleri katrandandır, yüzlerini ateş bürümektedir.Of molten pitch shall be their garments, their faces covered with flames,
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.
Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık.As We fashioned jinns before from intense radiated heat.
Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.
Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.Every time (its fire) subsides We will intensify its flame.
Şüphesiz Biz zalimlere bir ateş hazırlamışız, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.We have prepared for the sinners a fire which will envelope them in its tent.
Biz de dedik ki: "Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol.""Turn cold, O fire," We said, "and give safety to Abraham."
Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.But those who try to defeat Our signs are people of Hell.
Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.Their abode is Hell; and what an evil destination!
Hani Musa ailesine: "Şüphesiz ben bir ateş gördüm" demişti.(Remember) when Moses said to his family: "I see a fire.
"Size ondan ya bir haber veya ısınmanız için bir kor ateş getireceğim."I shall bring you news from it, or bring an ember that you may warm yourselves."
Fasık olanlar içinse, artık onların da barınma yeri ateştir.As for those who disobey, their abode is Hell.
Gerçekten Allah, kafirleri lanetlemiş ve onlar için 'çılgın bir ateş' hazırlamıştır.Verily God has cursed the infidels, and prepared a blazing fire for them.
Onlardan kim Bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.Anyone of them who turned from Our command was made to taste the torment of blazing fire.
O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır.He only calls his faction to be the residents of Hell.
İnkar edenlere gelince, onlar için de cehennem ateşi vardır.As for the unbelievers, there is the fire of Hell.
Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.Who gave you fire from a green tree, with which you ignite the flame."
Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü.He looked down and saw (his friend) in the midst of Hell.
Şüphesiz o, ‘çılgınca yanan ateşin’ dibinde bitip çıkar.It is a tree that grows at the bottom of Hell.
Sonra onların dönecekleri yer, elbette (yine) çılgınca yanan ateştir.Then to Hell they will surely be returned.
Ancak kendisi çılgınca yanan ateşe girecek olan başka (onu sürüklersiniz).Except one who is (destined) to burn in Hell.
Ateşten (görecekleri azaptan) dolayı vay o inkar edenlere.So for the unbelievers there is woe from the fire.
Çünkü onlar ateşe gireceklerdir." (denilir).They will roast in the fire.
Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."They will say: "O Lord, give him who has brought this upon us two times more the torment of Hell;"
Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."He said: "I am better than he. You created me from fire, and him from clay."
De ki: "İnkarınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın."Say: "Take advantage of your denying for a while: You will be among the inmates of Hell."
Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır.Above them will be a covering of fire, below them a cloud (of flames).
Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?Can you save him who is in the Fire?
Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar.Fire, to which they are exposed morning and evening.
Kaynar suyun içinde; sonra ateşte tutuşturulacaklar.Through boiling water, and then burnt in the Fire.
Barınma yeriniz ateştir. Ve sizin için hiçbir yardımcı yoktur."Your dwelling place is Hell, and there is none to save you:
O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler:The day they will be burnt in the Fire,
Cehennem ateşine, 'küçültücü bir sürüklenme ile ' sürüklenecekleri gün;The day they are dragged and pushed into Hell,
(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."(And told:) "This is the fire which you denied.
Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek)On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell."
İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.He created man of fermented clay dried tinkling hard like earthen ware,
Cann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı.And created jinns from the white-hot flame of fire.
Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?Consider the fire that you strike (and get by friction).
Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da.And the roasting in Hell.
Onlar, ateşin halkıdır, içinde süresiz kalacaklardır.They are the people of Hell, and there will abide for ever.
Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır.Both of them will end up in Hell, where they will abide for ever.
Ateş halkı ile cennet halkı bir olmaz.Alike are not the inmates of Hell and the residents of Paradise.
Çılgınca yanan ateşin halkına (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.Deprived (of all joys) will be the inmates of Hell.
Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir:It is pure white flame
Çünkü Bizim yanımızda bukağılar ve cayır cayır yanan bir ateş vardır:Verily We shall have fetters with Us, and a roaring furnace,
Doğrusu Biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.We have prepared for unbelievers chains and collars and a blazing fire.
Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman,When Hell is set ablaze,
Ve şüphesiz facir (kötü) olanlar da, elbette çılgınca yanan ateşin içindedirler.The wicked certainly in Hell:
Çılgın alevli ateşe girecek.But will be roasted in the fire.
'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,'Full of fire fed by faggots,
Ki o, en büyük ateşe yollanacaktır.Who will burn in the terrible Fire,
Kızgın bir ateşe yollanırlar.Burning in the scorching fire,
"Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir.The Fire will vault them over.
Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.So, I warn you of the blazing Fire.
(Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,Then those striking sparks of fire,
O, kızgın bir ateştir.It is the scorching fire.
Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.You have indeed to behold Hell;
Alevi olan bir ateşe girecektir.He will be roasted in the fire,
İşte onlar ateşin yakıtlarıdır.They shall be but faggots for (the fire of) Hell,