Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşte ile cümle

ateşte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ateşten oluşmuştur ve onu kontrol edebilir.炎を発生させ、自在に操ることが出来る。
Sürekli ateşte yıkandığı için vücudu çürümemekte ve güzelliği hiç yokolmamaktadır.空手一家で育ったせいか常に髪はボサボサで、おしゃれもしない。
Kısık ateşte yaklaşık bir saat daha pişirilir.沸騰後は弱火にて1時間程度煮る。
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.記憶を取り戻した後は、たい焼きも食べられるようになった。
Pişince ateşten alınıp üstüne kepleme dökülür.倒すには崖から落とすか、炎で焼くのみ。
İlk ateşte 2 saldırgan öldürüldü.2話でテロリストに射殺された。
Çünkü metal ve demir işçiliği ateşten ayrılamaz ve ateş bu zanaatın bir parçasıdır.つまりスチール・ウールはライターなどで着火が可能であるが、鉄塊は火を近づけることで燃焼させることはできない。
Açık ateşte kurutma.空中に向かって発砲してはいけない。
Baba rüyasında oğlunun kordan (ateşten) doğacağını görür.父親是赤座直則(本能寺之變時戰死),兒子為永原孝治。
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.砲行必有乘也,惟砲與砲不相乘,亦不相食。
Hastalıkları iyileştirebilir, ateşte yanmaz.禁絕疾病就不會生病,禁絕火就無法燃燒。
Alt kısımları kızarınca iki tepside ateşten indirilir.或使坐兩缸間,外逼以火。
Açık ateşte kurutma.不要把雜物放在走火通道。
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.食用魚,適合紅燒。
Daha önceden cehennemde kıyametin ateşten tacını giyerdi.而前降神者,復號於眾曰:「焚之。
Ona göre tüm evren ateşten var olmuştur ve bir süre sonra yine ateşe dönecektir.万物由火而产生,又复归于火,而这种活动是有一定“分寸”,也即是遵循一定规律的。
Di Luna onun ateşte yakılarak öldürülüp idam edilmesi için adlî hüküm verir.桓玄敗後因劉裕而試圖謀反,被誅殺。
Suyu çekince bir defa daha karıştırıp ateşten alınız.叛亂平亂之後,以髮為記,論功行賞取水防火。
Ateşten alındıktan sonra üzerine şerbeti ve fıstığı eklenip sıcak olarak servis yapılır.비롯없는 처음부터 불과(佛果)에 이르기까지 상속하면서 종자를 집지(執持)하는 지위.
Ve ateşten indirilir.(8) 무간지옥(無間地獄).
İnsan ruhu aslında ateşten meydana gelmiştir; ancak bu ateş ruh haline dönüşürken nemlenen bir ateştir.그러므로 내가 너희들에게 격렬하게 타오르는 불지옥을 경고하나니 가장 불행한 자들만이 그곳에 이르게 되니라.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.주로 제물의 인육은 햇볕에 말려 먹거나 불에 구워 먹는다.
Saçları ateştendir.머리 모양이 납작하다.
Ateşten zarar görmez.אני לא פוחד מאש.
Kısık ateşte pişirilir.הוא מתבשל לאט, על אש קטנה.
Metallerin dayanıklılığı ve ateşte dövülerek şekillendirilmeleri bu durumun en önemli nedenidir.להעלות אותם באש על המזבח זהו המצב מעיקר הדין.
IMDb'de Kısık Ateşte 15 Dakika SinemaTürk'te Kısık Ateşte 15 Dakika15 דקות של תהילה 15 דקות (סרט) 15 הדקות של אסף אמדורסקי 15 דקות (ארגון) 15 דקות (סדרת טלוויזיה)
Çünkü metal ve demir işçiliği ateşten ayrılamaz ve ateş bu zanaatın bir parçasıdır.Затова нито металът може да се отдели от огъня, нито огънят от метала.
Her şeyin kökeninin ateşten geldiğini, ve asla bitmeyen bir süreç ile ona döndüğünü varsaydı.От огъня всичко е произлязло и го връща обратно в период на непрекъснат процес.
Sadece iki yıl sonra, Titus yüksek ateşten öldü.След четири седмици Лудвиг умира от висока температура.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Когато започнали да копаят, намерили кости.
Geleneksel olarak, miş-maş, orta ateşte sıcak yağda pişirilmiş doğranmış biber ve domateslerden yapılır.Традиционно миш-маш се приготвя от нарязани чушки и домати, които се задушават в загрято олио на умерен огън.
Saçları ateştendir.Kosa joj je raspuštena.
Bu aşk her ikisi için de ateşten bir gömleğe dönüşür.Iz tih je razloga majica postala izbor za dječake.
Ateşten zarar görmez.Nik oheň nevybije.
Hangi ateşte yanmayı dilerdin, pişmeyene söyle ne denirdi?Alebo čo keby sme to urobili tak, ako chce Kacuie?
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Kvet potom podpáli a máva ním vo vzduchu.
Örneğin Uchiha klanı katonda (ateşte) ustalaşmışlardır.Známa je napríklad gotická katedrála vo Wells.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Pahnili jih bodo v ognjeno peč.
Sadece iki yıl sonra, Titus yüksek ateşten öldü.Po dvejų valdymo metų Titas mirė nuo karštinės.
Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına gelir.Pragaro ugnis jam bus amžina.
Çoğunlukla yüksek ateşten şikâyetçiydi.Mirties bausmė dažniausiai būdavo sudeginimas ant laužo.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Pane ta põlema ja ta põleb.
Açık ateşte kurutma.Ära kasuta otsest soojusallikat.
Çoğunlukla yüksek ateşten şikâyetçiydi.Sokud on tihti langenud süütamise ohvriks.
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.Tu as besoin d'être capable d'endurer, d'être moulé et cuit
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.قلت يجب أنّه كي أكون قادرة على التحمّل, يجب أن يتّم تشكيلي, تصويبي ثم حرقي في درجة حرارة عالية
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.後悔しないようにって 先輩 そう言ったじゃないですか
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.1 явились їм поділені язики, ніби огняні, і сїв на кожному з них.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.Apparvero loro lingue come di fuoco che si dividevano e si posarono su ciascuno di loro
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.A ukázaly sa im rozdeľujúce sa jazyky jako čo by jazyky ohňa, a sadol na jedného každého z nich.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.Các môn đồ thấy lưỡi rời rạc từng cái một, như lưỡi bằng lửa hiện ra, đậu trên mỗi người trong bọn mình.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.Các môn_đồ thấy lưỡi rời_rạc từng cái một , như lưỡi bằng lửa hiện ra , đậu trên mỗi người trong bọn mình .
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.E lhes apareceram umas línguas como que de fogo, que se distribuíam, e sobre cada um deles pousou uma.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.Entonces aparecieron, repartidas entre ellos, lenguas como de fuego, y se asentaron sobre cada uno de ellos
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.És megjelentek elõttük kettõs tüzes nyelvek és üle mindenikre azok közül.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.In se jim prikažejo razdeljeni jeziki kakor ognjeni, in sedejo na slehernega med njimi;
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.I ukázali se jim rozdělení jazykové jako oheň, kterýžto posadil se na každém z nich.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.I ukazały się im rozdzielone języki na kształt ognia, który usiadł na każdym z nich.
Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler.Ja he näkivät ikäänkuin tulisia kieliä, jotka jakaantuivat ja asettuivat heidän itsekunkin päälle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod