Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşte ile cümle

ateşte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ucu sallanmaması için soyulup ateşte yumuşatılan söğüt (kʼąyʼ) dallarıyla bağlanır.Celui-ci tente de raisonner avec lui puis, désespéré, le poignarde avec un stylo (non mortellement).
Yanmış bir çocuk ateşten anlar.Un niño quemado le teme al fuego.
Çocuğu ateşten uzaklaştır!¡Aleja al niño del fuego!
Bulgogi, kelime anlamıyla ''ateşte et'' anlamına gelir.Bulgogi significa literalmente la "carne al fuego".
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Después, le prenden fuego y mueren quemados.
Baba rüyasında oğlunun kordan (ateşten) doğacağını görür.Uno a uno vio perecer a sus hijos.
Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına gelir.En algunas ponían que yo ardería en el infierno por toda la eternidad.
Patlıcanlar şeffaflaşınca tırnak üzerine bir damla şurup dökülür, akmazsa ateşten alınır.Cuando ya están listas las carnes, se sacan de la cazuela y se desmenuzan en un mortero.
Ateşten indiri­lir ve servis yapılır.Durante el funeral se quema incienso y dinero.
Saçları ateştendir.Ha i capelli fucsia.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Poi con la scoperta del fuoco impararono a cuocere la carne.
HELVA: Un daha önce eritilmiş tereyağına dökülür ve ateşte kızartılır.Poi lo acceca con un tronco appuntito ed arroventato nel fuoco.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Così il fuoco non li toccò affatto, non fece loro alcun male, non diede loro alcuna molestia".
Açık ateşte kurutma.Non esporre alla luce.
Çünkü metal ve demir işçiliği ateşten ayrılamaz ve ateş bu zanaatın bir parçasıdır.Ora non si ha più bisogno di torri e merli, ora che la febbre di libertà brucia.».
Diğer iki saldırgan ise açılan ateşte öldürüldü.Morirono entrambi nell'incendio, e furono ritrovati abbracciati l'uno all'altro.
Daha sonra kısık ateşte ocağa konulup pişirilir.Lentamente ci apprestammo ad accendere il fuoco ed a preparare il caffè.
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.Li uccide dandogli fuoco.
Sahip olduğunuz ateşten dolayı, evden dışarı çıkamazsın.С такой температурой тебе нельзя выходить из дома.
Kehanetin dizeleri şöyledir: Yedi melez çağrıya yanıt verecek, Dünya fırtınada ya da ateşte yok olacak.Примерная формулировка: На зов ответят семь полукровок, В огне и буре мир гибнет снова.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Аллах создал рай и ад до сотворения творений, и они не будут уничтожены.
Pişince ateşten alınıp üstüne kepleme dökülür.Здесь они сжимают руки и плавятся от огня.
Saçları ateştendir.Волосы растрёпаны.
Diğer taraftan süzme, su ile ezilir, ateşte ısınıncaya kadar pişirilir (kaynamamalı).Либо варятся в кипящей воде либо обжариваются на огне.
Ateşten oluşmuştur ve onu kontrol edebilir.Он может контролировать и управлять огнём.
Kısık ateşte yaklaşık bir saat daha pişirilir.В пресной воде рачок умирает примерно через час.
Ateşten zarar görmez.Не боится огня.
Kısık ateşte uzun sürede pişirilir.Долго варится на медленном огне.
Ve ateşten indirilir.Вышедшая из огня (неопр.).
Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.И, вытягивая их на себя, молотить огнём.
Bizi cennete koyup ateşten kurtarmadın mı?Ария (тенор): But Thou didst not leave His soul in hell (инф.)
Yağ ve salça ateşte bir iki çevrilir.واحفظ الرطوبة والبرودة بواسطة رش رذاذ من الماء في الداخل مرتين يومياً على الأقل.
Diğer taraftan süzme, su ile ezilir, ateşte ısınıncaya kadar pişirilir (kaynamamalı).تُجمع كلمةُ «خُلد» في اللُغة العربيَّة على «مناجذ»، وبالتالي يُجمع «خُلدُ الماء» على «مناجذ الماء».
Gözle görülemeyen, ateşten yaratılmış varlık.يسر المتنعم برؤيته لمقعده في النار الذي أبدله الله بمقعده في الجنة.
Kısık ateşte pişirilir.وهو قليل الدخان عند الاحتراق.
İlk ateşte 2 saldırgan öldürüldü.أطلق النار عليه من قبل اثنين من المهاجمين.
Pişene kadar hafif ateşte tutulur.ويترك على النار حتى يهدأ.
Pişince ateşten indirilir.خلود أهل الجنة وأهل النار فيهما.
Tepsi hafif ateşte biraz bekletilir.وضع الكل في قدر على نار خفيفة.
Bu mükemmel olmayan bir çözümdü çünkü plakalar sürekli ateşte dayanıklı olamıyordu.هذا يبدو مبتذلًا لأنّ العربة لن تتوقف أبدًا.
İslam dininde cinlerin ateşten yaratıldığına inanılır.باب القول في الشفاعة وبطلان قول من قال بتخليد المؤمنين في النار.
Saçları ateştendir.وله شعر رائق.
Açık ateşte kurutma.لا تشعل كبريتًا.
Beklemek ateşten beterdir.الانتظار أشد من النار.
Beklemek ateşten daha yakıcıdır.الانتظار أشد من النار.
HELVA: Un daha önce eritilmiş tereyağına dökülür ve ateşte kızartılır.Era envolto em folhas, colocado em um buraco no chão, sobre o qual era acesa uma fogueira.
Üstelik kendini daha üstün hissetti, çünkü ateşten yapılmıştı.Ela pegou fogo a si mesma porque tinha se tornado feia.
Kısık ateşte yaklaşık bir buçuk-iki saat veya et yumuşayıncaya kadar pişirilir.A carne deve ser cozida lentamente, durante cerca de duas horas e meia, para que fique tenra.
Tencerenin kapağı kapatılıp orta ateşte 40 dakika kadar pişirilir.Reduz-se o lume e cozinha-se por dez minutos.
Daha sonra kısık ateşte ocağa konulup pişirilir.De seguida procede-se à redução do molho sob fogo forte.
Daha önceden cehennemde kıyametin ateşten tacını giyerdi.Voordien speelde hij onder meer voor SK Brann.
Ama hiçbiri ABD deniz güçlerinin açtığı ateşten kurtulamamıştır.Volgens andere bronnen was echter niet de Zonnegod, maar de stormgod.
Açık ateşte kurutma.Niet in de volle zon zetten.
Ancak, cehennem bazıları için sonsuza dek ateşte yanmak anlamına gelir.Maar daarvoor moet de monnik wel tot in de eeuwigheid branden in de hel.
Bu duruma tezat olabilecek bir durum ateşten set paradoksunda karşılaşılmıştır.Zo kon een zekere pariteit aan vuurkracht bereikt worden.
Niketas onu "ateşteki çaydanlık gibi öfke ile fokurdardı" diye tanımlamaktadır.Toen zei Ingimund: "Het schijnt toe dat dit fjord Hrútafjörður (Ramsfjord) moet heten".
Tavuk çok küçük olmamak kaydıyla parçalara ayrılır ve bir tavada tereyağında yüksek ateşte kızartılır.De uien in niet al te kleine stukken versnijden en op een matig vuur in olie aanstoven.
Kısık ateşte pişirilir.Alles wordt langzaam verhit op het vuur.
Ateşten zarar görmez.Het vuur doofde niet.
Genellikle açık havada odun veya meşe kömürü yakılmış bir ateşte pişirilir.Vaak is alleen een klein sfeer- of kookvuur toegestaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod