Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşte ile cümle

ateşte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Embert ültettél fejünkre, tûzbe-vízbe jutottunk: de kihoztál bennünket bõségre.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.사람들로 우리 머리 위로 타고 가게 하셨나이다 우리가 불과 물을 통행하더니 주께서 우리를 끌어내사 풍부한 곳에 들이셨나이다
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.lod Mennesker skride hen over vort Hoved, vi kom gennem Ild og Vand; men du førte os ud og bragte os Lindring!
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Vsadils člověka na hlavu naši, vešli jsme byli do ohně i do vody, a však jsi nás vyvedl do rozvlažení.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Wsadziłeś człowieka na głowę naszę; weszliśmy byli w ogieó i w wodę, wszakżeś nas wywiódł na ochłodę.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Επεβιβασας ανθρωπους επι τας κεφαλας ημων διηλθομεν δια πυρος και υδατος και εξηγαγες ημας εις αναψυχην.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Направил си да яздят човеци върху главите ни; Преминахме през огън и вода; Но Ти ни изведе на богато място.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.הרכבת אנוש לראשנו באנו באש ובמים ותוציאנו לרויה׃
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.‎ركبت اناسا على رؤوسنا. دخلنا في النار والماء ثم اخرجتنا الى الخصب
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車 軋 我 們 的 頭 . 我 們 經 過 水 火 . 你 卻 使 我 們 到 豐 富 之 地
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車軋 我 們的頭.我們經過 水火 . 你 卻使 我 們 到 豐富 之地
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Bælgen blæser, af Ilden kommer kun Bly. Al Smelten er spildt, de onde udskilles ej.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Foalele ard, plumbul este topit de foc; degeaba curăţesc, căci zgura nu se deslipeşte.``
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.풀무를 맹렬히 불면 그 불에 납이 살라져서 단련하는 자의 일이 헛되게 되느니라 이와같이 악한 자가 제하여지지 아니하나니
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Mechy práhnu, olovo mizne od ohňa, zlatník nadarmo prepaľuje a prepaľuje; zlí nie sú vyprataní.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Megégett a fúvó a tûztõl, elfogyott az ón, hiába olvaszt az olvasztó, mert gonoszok, meg nem tisztíthatók.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Palkeet puhkuvat, tulesta lähtee vain lyijyä. Turhaan on sulatettu ja sulatettu: pahat eivät ole erottuneet.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Prahnou měchy, od ohně mizí olovo, nadarmo ustavičně přepaluje zlatník; nebo zlé věci nemohou býti odděleny.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Духалото изгоря; оловото се изпояде от огъня: Разтопителят напразно разтопява, Защото злите не се отделиха.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.Раздувальный мех обгорел, свинец истлел от огня: плавильщик плавил напрасно, ибо злые не отделились;
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.נחר מפח מאשתם עפרת לשוא צרף צרוף ורעים לא נתקו׃
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.احترق المنفاخ من النار فني الرصاص. باطلا صاغ الصائغ والاشرار لا يفرزون.
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.風 箱 吹 火 . 鉛 被 燒 毀 . 他 們 煉 而 又 煉 、 終 是 徒 然 . 因 為 惡 劣 的 還 未 除 掉
Körük üfürdükçe üfürüyor, Kurşunu ateşte eritiyor, Ama boşunadır yapılan işlem, Çünkü kötüler arınmıyor.風箱 吹火 . 鉛被燒毀 . 他 們煉 而 又 煉 、 終是 徒然 . 因 為惡 劣 的 還未 除掉
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.A húst pedig egyék meg azon éjjel, tûzön sütve, kovásztalan kenyérrel és keserû fûvekkel egyék meg azt.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Aquella misma noche comerán la carne, asada al fuego. La comerán con panes sin levadura y con hierbas amargas
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Carnea s'o mănînce chiar în noaptea aceea, friptă la foc; şi anume s'o mănînce cu azimi şi cu verdeţuri amare.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng .
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Die nacht moet iedereen geroosterd vlees eten, met ongezuurd brood en bittere kruiden.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.E naquela noite comerão a carne assada ao fogo, com pães ázimos; com ervas amargosas a comerao.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I będą jeść mięso onej nocy pieczone przy ogniu, i przaśniki, z zioły gorzkiemi będą go jeść.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I budou jísti noci té maso pečené ohněm, s chleby přesnými; s bylinami hořkými jísti jej budou.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In jedli bodo meso njegovo tisto noč, pečeno na ognju, in opresne kruhe; z grenkimi zelišči naj ga jedo.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In quella notte ne mangeranno la carne arrostita al fuoco; la mangeranno con azzimi e con erbe amare
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I skal spise Kødet samme Nat, stegt over Ilden, og I skal spise usyret Brød og bitre Urter dertil.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Jeho mäso budú jesť tej noci pečené na ohni, aj nekvasené chleby; s horkými zelinami ho budú jesť.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.그 밤에 그 고기를 불에 구워 무교병과 쓴 나물과 아울러 먹되
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Malam itu juga dagingnya harus dipanggang dan dimakan dengan sayur pahit dan roti tak beragi
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Og de skal ete kjøttet samme natt; stekt ved ild og med usyret brød og bitre urter skal de ete det.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Και θελουσι φαγει το κρεας την νυκτα εκεινην, οπτον εν πυρι με αζυμα, και με χορτα πικρα θελουσι φαγει αυτο
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.През същата нощ нека ядат месото, печено на огън; с безквасен хляб и с горчиви треви да го ядат.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ואכלו את הבשר בלילה הזה צלי אש ומצות על מררים יאכלהו׃
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ويأكلون اللحم تلك الليلة مشويا بالنار مع فطير. على اعشاب مرّة ياكلونه.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當 夜 要 喫 羊 羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與 無 酵 餅 和 苦 菜 同 喫
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當夜 要 喫 羊羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與無 酵餅 和 苦 菜 同喫
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışA dzsinnekhez hasonló természetfeletti lények
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmış연기가 나지 않는 불을 만든다거나 알수 없는 그 어떤 걸 상징하는
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışאנו רואים בהם חלק מהאזור של העל-טבעי, ממש כמו הג'יני,
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmışوننظر لها كحيز للمخلوقات الخارقة للطبيعة مثل الجن,
Onları belirsizlik simgesi olarak alma ve dumansız ateşten yapılmış彼らは得体の知れないものの 象徴だからです
Onu kelime kutsal olduğunu biliyoruz. Fotoğrafta artık güvenli olup sanki ateşte. "Tôi biết rằng lời của cô là không vi phạm được. chụp ảnh bây giờ là an toàn như thể nó là trong lửa. "
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››A já budu, praví Hospodin, jeho zdí ohnivou vůkol, a slávou budu u prostřed něho.
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››A ja mu budem, hovorí Hospodin, ohnivým múrom dookola a budem slávou v jeho strede.
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››Alzai gli occhi ed ecco un uomo con una corda in mano per misurare
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››Derpå løftede jeg mine Øjne og skuede, og se, der var en Mand med en Målesnor i Hånden.
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››Én pedig, szól az Úr, tûz-fal leszek körülötte és megdicsõítem magamat õ benne!
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››Eu Însumi-zice Domnul-voi fi un zid de foc de jur împrejurul lui, şi voi fi slava lui în mijlocul lui!...
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››Jaz pa, govori GOSPOD, mu bodem ognjen zid kroginkrog in v slavo mu bodem sredi njega.
RAB, ‹Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım› diyor.››je serai pour elle, dit l`Éternel, une muraille de feu tout autour, et je serai sa gloire au milieu d`elle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod