Romalı şair Terrence'in dediği gibi, "Ne kadar umutsuzsam aşkım o kadar ateşli olur."Rimski pesnik Terentius je enkrat rekel, manjše kot je upanje, bolj vroča je moja ljubezen.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.구매된 와인 병들의 원소유자는 18세기에 가장 열정적이었던 와인광 중 하나였습니다.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.18世紀の最も熱狂的なワインマニアの一人でした シャトー・ラフィートは世界でも最高品質のワインの一つであり
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Az üveg eredeti tulajdonosáról kiderült, hogy a 18. század legfanatikusabb borrajongója volt.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.El propietario original de la botella resultó ser... ...uno de los enófilos más entusiastas del siglo XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Flaskens oprindelige ejer viste sig at være en af de mest entusiatiske vineksperter i det 18. århundrede.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Izkazalo se je, da je bil prvotni lastnik steklenice eden najbolj navdušenih vinskih poznavalcev 18. stoletja.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.La bottiglia era appartenuta inizialmente a uno dei più appassionati cultori di vino del XVIII secolo.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Okazało się, że oryginalnym właścicielem butelki był jeden z największych amatorów wina XVIII wieku.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.O proprietário original da garrafa fora um dos mais entusiásticos apreciadores de vinho do século XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Pemilik asli dari botol wine tersebut ternyata salah satu penggemar wine yang paling antusias di abad ke-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Původní majitel láhve, jak se ukázalo, byl jeden z největších nadšenců vinařství v 18. století.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Ο κάτοχος του μπουκαλιού αποδείχθηκε να είναι ένας από τους πιο ενθουσιώδεις γνώστες κρασιών του 18ου αιώνα.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Предыдущий владелец бутылки был одним из страстных поклонников вин 18 века
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.הבעלים המקורי של הבקבוק היה אחד מחסידי היין המושבעים של המאה ה-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.المالك الأصلي لقنينة النبيذ كان واحد من اكثر متذوقي النبيذ حماسة في القرن الثامن عشر
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam:- Je suis toujours beau.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.Das war schon immer echt heiß.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.사샤: 전 늘 뜨거운 남자라고요. 남자: 오, 그래?
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.ساشا: إنه دافئ دائمًا. الرجل: هذا صحيح. نعم.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.そんなもんでいいだろう
Sen Ateşli Prenses Seol'sun..
Sen Ateşli Prenses Seol'sun.Te vagy az Eleven Seol hercegnő.
Sen Ateşli Prenses Seol'sun.Tu es la Princesse Seol osée.
Sen Ateşli Prenses Seol'sun.Σου είπα ότι είσαι η σέξι πριγκίπισσα!
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.Acum vom merge la bal şi vom arăta bine.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.A teï, jdeme na tu party a budeme vypadat perfektnì.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.Bây giờ, chúng ta sẽ bên này và chúng tôi sẽ xem xét nóng.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.Bien, vamos a ir a esa fiesta y vamos a lucir sensuales.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.Gremo na to zabavo in izgledali bomo vroče.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz. Onlar zengin, güçlü ve güzel olabilirler.Nu gaan wij naar de party en wij kijken heet. zij zijn rijk, machtig en mooi.
Şimdi, Bu partiye gidiyoruz ve ateşli gözüküyoruz.Θα πάμε σε αυτό το πάρτι και θα είμαστε καυτοί.
Tolkien henüz dört yaşındayken babaları Arthur'u ateşli romantizmaya kaybettilerHol van a lányom? Érzed, te gyilkos? Ezzel fojtalak meg.
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."A já miluji své děti z celého srdce a ony mě milují také."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."A ja vášnivo milujem svoje deti a oni mi lásku vracajú."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar.""Amo os meus filhos com todas as forças e eles também me amam.
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Dan saya sungguh menyayangi anak-anak saya, dan mereka menyayangi saya juga."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Ed io amo, ricambiata, i miei bambini".
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Em yêu con em lắm và chúng cũng yêu em"
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."En ik hou hartstochtelijk van mijn kinderen, en zij van mij."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."És én a gyermekeimet mindennél jobban szeretem és ők is szeretnek engem."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Et j'aime farouchement mes enfants, qui m'aiment en retour."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."제가 우리 아이들을 끔찍히 사랑하고 아이들도 저를 사랑하는 가정이요.
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Och jag älskar mina barn och de älskar mig tillbaka."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Og jeg elsker virkelig mine børn, og de elsker mig."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Ogromnie kocham moje dzieci, a one kochają mnie.
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Und ich liebe meine Kinder über alles, und sie lieben mich zurück."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Y yo amo intensamente a mis hijos, y ellos me aman".
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Και αγαπάω με πάθος τα παιδιά, και το ίδιο με αγαπούν και αυτά."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."Аз обичам безумно децата си, те също ме обичат."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."А я безумно люблю своих детей, и они тоже меня любят".
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."І я палко люблю своїх дітей, а вони люблять мене".
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."ואני אוהבת את הילדים שלי אהבה עזה, והם אותי."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."وأنا أحب أطفالي بشراسة، ويبادلوني الحب."
Ve ateşli bir şekilde çocuklarımı seviyorum, ve onlar da beni seviyorlar."そして「私は医者になりたいと思っていたわ
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Aujourd'hui, une sorte de pessimisme évangélique nous entoure.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Hoje em dia estamos rodeados de um pessimismo evangélico.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Iar astăzi avem un fel de pesimism evanghelic peste tot în jurul nostru.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.요즘 우리는 비관론에 빠진 사람들을 주위에서 많이 봅니다.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Obecnie ogarnia nas wszechobecny pesymizm.