Ateşlerle yanmalarla geçti."Tema külge olid kinnitatud põlevad küünlad."
Çok kısa bir süre içinde gemi ateşler içinde kalarak kontrolden çıktı.Allveelaev uppus kontrolli alt väljunud tulekahju tõttu mootorisektsioonis.
Lüledeki ateşleme aletiyse yakıtın dışarı püskürtüldüğü süre boyunca yakıtı ateşlerdi.Põlemine toimub täpselt nii kaua, kui pihustist tuleb kütust.
5 veya 6 defa "Rahatla" ile bunu yapsam (Silahı ateşler)לאחר 5 או 6 זיווגים של "להירגע" + קול יריה .
Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.El coronel deberá tener cuidado con sus llamas.
Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.logo o Coronel não se pode descontrolar com as chamas.
Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Ο συνταγματάρχης προσέχει.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.정말 훌륭한 선생님들은 또한 멘토로서의 역할을 합니다. 자극하고, 유발하고, 집중하게 하는 일이죠.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.אך בנוסף לכך הם גם מורים רוחניים, שמנסים לעורר, לגרות, לעניין.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.لكن ما يقوم به المعلمون العظام أيضا هو اﻹرشاد، والتحفيز والإثارة والمشاركة.
Ama mükemmel öğretmenler ayrıca yol gösterir, teşvik eder, ateşler ve ilgi uyandırırlar.刺激し 引き出し 関わるのです 教育は 学びのためのものです
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Ale jesteśmy w środku miasta, więc pułkownik się hamuje.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Everstin on varottava liekkejään kaupungissa.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Ma siamo in mezzo alla città, e il colonnello deve andarci piano con le fiamme.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Men vi är mitt i stan så han måste ta det lugnt.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Men vi er midt i byen, så han må tage det roligt.
Ama şehrin göbeğindeyiz. Albay ateşleriyle fazla ileri gidemez.Но мы в центре города, и полковник должен сдерживать пламя.
Ateşler içinde yanarsam... ...ve hasta olup yatağa düşersem... ...benim için endişelenirsin.Και όταν είμαι ξαπλωμένος στο κρεβάτι άρρωστος με τον πυρετό μου να με καίει...
Ateşler içinde yanarsam... ...ve hasta olup yatağa düşersem... ...benim için endişelenirsin.لانه عندما سأكون مريضا ومحموما واكون مستلقيا في الفراش عندها ستكونين الى جانبي وتضعين لي ضمضات باردة
Ateşleri çıkmış!Hé !
Ateşleri çıkmış! Suyu nasıl kirlettiğine baksana!Hé, nézd, milyen koszos lett a víz.
Ateşlerimi hafife alma!Älkää aliarvioiko tultani.
Ateşlerimi hafife alma!Não subestimes as minhas chamas!
Ateşlerimi hafife alma!Nie lekceważ moich płomieni!
Ateşlerimi hafife alma!Non sottovalutare le mie fiamme!
Ateşlerimi hafife alma!¡No subestimes mis llamas!
Ateşlerimi hafife alma!Underskatta inte mina lågor.
Ateşlerimi hafife alma!Undervurder ikke mine flammer.
Ateşlerimi hafife alma!Μην υποτιμάτε τις φλόγες μου!
Ateşlerimi hafife alma!Не надо недооценивать моё пламя!
Ayaklarım nezle mi oldular acaba? Ateşleri çıkmış!Μήπως τα πόδια μου έχουν κάποια ασθένεια; Έχουν πυρετό!
Ayaklarım nezle mi oldular acaba? Ateşleri çıkmış!هل اصيبت رجلاي بالبرد؟ او بالحمى؟
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.A queda de um asteróide, e o mundo foi envolvido em chamas.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Asteroidi törmäsi maahan ja maailma tuhoutui liekeissä.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Becsapódik egy aszteroida, és a világ lángba borul.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Cayó un asteroide, y el mundo se vio envuelto en llamas.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Een asteroïde slaat in, en de wereld verging in vlammen.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Ein Asteroid schlug ein, und die Welt ging in Flammen auf.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Jeden náraz asteroidu, a svet skončil v plameňoch.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.소행성이 부딪쳤을 때 세상은 화염 속에 빠졌습니다.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Một tiểu hành tinh va vào, và thế giới chìm trong biển lửa.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Po uderzeniu asteroidu świat stanął w płomieniach.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Sebuah asteroid menghantam, dan dunia jatuh dalam api.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Un asteroid a lovit și lumea a dispărut în flăcări.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Un asteroide colpisce, ed il mondo crolla tra le fiamme.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Un astéroïde frappe, et le monde part en fumée.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Πέφτει ένας αστεροειδής και ο κόσμος φλέγεται.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.На Землю упал астероид и планету охватил огонь.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.Удар от астероид, и светът се сгромолясал в пламъци.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.נופל אסטרואיד, והעולם יורד תהומה בלהבות.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.ضرب الكويكب، و اشتعل العالم.
Bir göktaşı çarpar ve dünya ateşler içinde yerle bir olur.しかし それを目撃した 暗闇の生存者がいました
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.Ela pode ter uma brecha menor, ou maior e você estreita-a para que faça faísca.
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.Může mít kratší či delší mezeru a vy ji dáte blíž a tak dojde k jiskře.
Buji tırnaklarında küçük ya da geniş bir açılma olmuştur, ve o boşluğu kapattığınızda bujiler motoru ateşler.لأنها قد تكون هناك فجوة اقصر او اكبر ثم تجرب ان تقرب الفجوة و تحصل علي الشرارة
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,Czy nie słyszą - Co, ho! Ci ludzie, to bestie, to ugasić ogień swojej wściekłości szkodliwe
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,Eivätkö he kuule? - Mitä, ho! te miehet, te pedot, Se sammuttaa tulen sinun turmiollinen raivoa
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,Họ sẽ không nghe thấy gì, ho! bạn nam giới, con thú, đó dập tắt ngọn lửa của cơn giận dữ nguy hại của bạn
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,그들은 듣지 않을 겁니다 - 뭐, 호! 귀하의 악성 분노의 불을 끄지 너희들, 당신 짐승,
Duymayacağım?, Ho! zararlı öfke ateşlerini söndürmeye erkek, hayvanlar,Kommer de inte höra - Vad, ho! ni män, ni djur, som släcker branden i ditt perniciös ilska