Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Вижте тук, преди две поколения в Швеция - донасяйки вода от потока, отоплявайки с дърва и перейки така.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Погляньте, два покоління тому у Швеції - воду брали з річки, гріли на вогні і так прали.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.Посмотрите, два поколения назад в Швеции воду брали из реки, нагревали на костре и так стирали.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.הביטו, לפני שני דורות בשבדיה -- שואבות מים מהנהר, מחממות בעזרת עצי הסקה ומכבסות כך.
Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- nehirden su çekilip, su odun ateşinde ısıtılarak çamaşır yıkanıyordu.川から水を汲んで 火で水を温め洗濯していました この女性達も全く同じ状況で洗濯機を欲しがっているのです
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Během svého života musela ohřívat vodu na ohni a musela prát prádlo v ruce pro sedm dětí.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Celý svoj život zohrievala vodu nad ohňom a v rukách prala bielizeň pre sedem detí.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Durante su vida siempre tuvo que calentar agua con leña, y lavar la ropa a mano para siete hijos.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Durante toda a sua vida havia aquecido água na fogueira, e lavado à mão roupa suja de sete crianças.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Egész életében tüzelőfával melegítette a vizet, és kézzel mosott hét gyerekre.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Gennem hendes liv havde hun varmet vand med brænde, og hun havde vasket tøj i hånden for syv børn.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Haar leven lang had ze water verwarmd met hout, en met de hand de was gedaan voor zeven kinderen.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Întreaga ei viață a încălzit apa cu lemne, și a spălat manual rufele pentru șapte copii.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.In vita sua ha sempre scaldato l'acqua sul fuoco, e ha fatto il bucato a mano per sette figli.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.할머니는 평생 땔나무로 물을 데우고 일곱 자녀를 위해서 손으로
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Sepanjang hidupnya dia memanaskan api dengan kayu bakar, dan dia mencuci baju dengan tangan untuk tujuh anak.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Skozi svoje celo življenje je grela vodo na ognjišču in z rokami prala perilo za sedem otrok.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Trong suốt cuộc đời bà đã phải đun nước bằng bếp củi, và giặt bằng tay cho bảy đứa con.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Under hela hennes liv hade hon värmt vatten genom elda med ved, och hon hade handtvättat för sju barn.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Σε όλη της τη ζωή ζέσταινε νερό με καυσόξυλα, και έπλενε στο χέρι ρούχα για επτά παιδιά.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Всю свою жизнь она грела воду на костре и стирала вручную за семью детьми.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.През целия си живот тя нагряваше водата с дърва за огрев, и переше на ръце за седем деца.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Усеньке своє життя вона гріла воду на вогні і вручну прала одяг для семи дітей.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.במשך כל חייה היא חיממה מים בעזרת עצי הסקה, והיא כיבסה את הכביסה ביד
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.لقد كان الغسيل لديها يعني تسخين المياه على نار الاخشاب ومن ثم البدء بالغسل اليدوي
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.水を薪で沸かし 子供7人分の洗濯物を 手洗いしてきました
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Doporučujeme manévrovat a snažit se vyhýbat nepřátelské palbě.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Ihr solltet entsprechend manövrieren, um gegnerischem Feuer auszuweichen.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Vous devez manœuvrer pour éviter les tirs ennemis.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Warto mieć oczy szeroko otwarte i unikać ognia przeciwnika.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Hvis han fortsætter sådan, - - vil han brænde hjertet i stykker med sit eget had.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Jeśli się nie zreflektuje, spali własne serce w ogniu nienawiści.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Pela forma como estava, ele vai queimar o coração dele nas chamas do ódio.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Por el camino que va, acabará quemando su propio corazón entre las llamas del odio.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Se continua così, finirà per bruciare il suo cuore nelle fiamme dell'odio.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Som han håller på- -kommer han att bränna sönder sitt eget hjärta med sitt hat.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Tätä menoa hän polttaa oman sydämensä vihan liekeissä.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Έτσι όπως πάει, θα κάψει την ίδια την καρδιά του στις φλόγες του μίσους.
Gittiği yolda öfke ateşinde kendi kalbini yakacak.Если так пойдёт и дальше, он сожжёт своё собственное сердце в этом пламени ненависти.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Cada hogaza era cocinada en su propia panadería, por un panadero a la vez, en un horno de leña.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Cada pão era cozido na padaria de que era dono, por um padeiro de cada vez, num forno a lenha.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Chaque miche est préparée dans une de ses boulangeries, par un boulanger à la fois, dans un four à bois.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Elk brood werd gebakken in een van zijn bakkerijen, door een bakker, in een houtoven.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Jeder Laib wird in einer seiner eigenen Bäckereien gebacken, von nur jeweils einem Bäcker, in einem Holzofen.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Każdy bochenek z jego piekarni wypiekał dokładnie jeden piekarz w opalanym drewnem piecu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Každý bochník upečený v jeho pekárně, jedním pekařem, ve dřevem vytápěné peci.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.라이오넬은 처음으로 제과점을 막 시작했을 때부터 마지막까지
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Mỗi chiếc bánh anh ta sỡ hữu chỉ nướng bởi 1 người trong một thời điểm, và được đặt trong lò đốt bằng gỗ.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Ogni pagnotta cotta in un forno di sua proprietà, da un fornaio alla volta, in un forno a legna.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Setiap roti dipanggang di toko miliknya, satu persatu, di tungku kayu.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Varje bröd bakades i ett av hans bagerier, av en bagare i taget, i en vedeldad ugn.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Vsaka štruca je bila spečena v njegovi pekarni, v krušni peči in spekel jo je le en pek.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Όλα ετοιμάζονταν στο δικό του φούρνο, από έναν ψήστη τη φορά, σε φούρνο με ξύλα.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Всеки самун хляб, изпечен в негова пекарна, бе направен поотделно от един пекар във фурна на дърва.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.Каждая буханка испечённая в его пекарне была сделана конкретным пекарем в дровяной печи.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.כל ככר לחם נאפה במאפייה שבבעלותו, ככר אחר ככר, בתנור עצים.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.كل رغيف في مخبزه الذي يملك، من خباز واحد كل مرة، في فرن يعمل بالخشب.
Her bir ekmek somunu onun sahip olduğu fırında, odun ateşinde, birer birer yapılırdı.ライオネルがベーカリーを始めた時、 フランス人はバカにしてたんです。
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Au jour de notre roi, Les chefs se rendent malades par les excès du vin; Le roi tend la main aux moqueurs.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.De gør på Kongens Dag Fyrsterne syge af Rus. Spottere giver han Hånden,