Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşinde ile cümle

ateşinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Deň nášho kráľa? Chorým ho urobily kniežatá rozpálením od vína; naťahuje svoju ruku s posmievačmi.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Ðến ngày vua chúng ta, các quan trưởng vì sự nóng của rượu mà đau ốm: vua cũng bắt tay những kẻ hay nhạo báng.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.În ziua împăratului nostru, căpeteniile se îmbolnăvesc de prea mult vin, împăratul dă mîna cu batjocoritorii.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Királyunk napján a fejedelmek beteggé lesznek a bor hevétõl; csúfolóknak nyújtja az õ kezét.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.우리 왕의 날에 방백들이 술의 뜨거움을 인하여 병이 나며 왕은 오만한 자들로 더불어 악수하는도다
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Meidän kuninkaamme päivänä ovat ruhtinaat sairaina viinin hehkusta. Hän lyö kättä pilkkaajain kanssa.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Nel giorno del nostro re i capi lo sommergono negli ardori del vino, ed egli si compromette con i ribelli
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konges dag drikker fyrstene sig syke av den hete vin; han rekker spottere hånden.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konungs dag drucko sig furstarna febersjuka av vin; själv räckte han bespottarna handen.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V dan našega kralja so oboleli poglavarji od vinske vročine; on je podal svojo roko zasmehovalcem.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V den krále našeho k nemoci jej přivodí knížata láhvicí vína; vztahuje ruku svou s posměvači.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.„День нашего царя!" говорят князья, разгоряченные до болезни вином, а он протягивает руку свою к кощунам.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.יום מלכנו החלו שרים חמת מיין משך ידו את לצצים׃
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.يوم ملكنا يمرض الرؤساء من سورة الخمر. يبسط يده مع المستهزئين.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我 們 王 宴 樂 的 日 子 、 首 領 因 酒 的 烈 性 成 病 . 王 與 褻 慢 人 拉 手
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我們王 宴樂 的 日子 、 首領 因 酒 的 烈性 成病 . 王與褻 慢 人 拉手
Onlar adaletsizliğin solduran ateşinde solmuşlardı.희망의 횃불로 다가왔습니다.
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Es gibt Ruinen statt Gebäude, hinter denen sich Fahrzeuge vor der Artillerie verbergen können.
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Miasto jest bardziej zniszczone, a osłonę przed artylerią stanowią teraz ruiny, a nie budynki.
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >A u nás na nerovné základe starého ohňa hovoril. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >A u nás na nerovné základě starého ohně mluvil. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >A z nami przez nierówne światło starej kominku rozmawialiśmy. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Dan dengan kita oleh cahaya yang tidak merata api kayu tua berbicara. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >E con noi dalla luce ineguale del fuoco legno vecchio parlato ". >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >E conosco pela luz desigual do fogo madeira velha falou. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >En met ons door de ongelijke licht van het oude hout vuur gesproken. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >És mi az egyenlőtlen fényében a régi fa tüzet beszélt. " > 14.
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Et avec nous par la lumière inégale du feu de bois anciens parlé. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >그리고 우리와 함께 오래된 나무 화재 등한 빛으로 했어요. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >> 第14章旧住民と冬の訪問者
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >In z nami z neenako glede na stare ogenj les govoril. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Ja meille epätasainen valossa vanha puu tulen puhui. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Och med oss ​​av ojämlika bakgrund av gammalt trä elden pratade. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Og med os ved den ulige lyset af gammelt træ ilden talte. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Şi cu noi prin lumina inegală a focului lemn vechi vorbit. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Und bei uns durch die ungleiche Licht der alten Holzfeuer gesprochen. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Và với chúng tôi bằng ánh sáng không đồng đều của củi cũ nói chuyện. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Y con nosotros por la luz desigual de la leña vieja hablado. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >Και με μας από την άνιση φως της παλιάς φωτιά ξύλο μίλησε. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >И с нами по неравные свете старые дрова говорили ". >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >И с нас от неравностойното светлината на старото дърво огън говори. " >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >І з нами по нерівні світлі старі дрова говорили ". >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >ועם אותנו באור שוויונית של האש העץ הישן דיבר ". >
Ve bizimle birlikte eski odun ateşinde eşitsiz ışığı ile konuştuk. " >ومعنا في ضوء التفاوت في النار الخشب القديم وتحدث ". >
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod