Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Man tänder brasor och hoppar över elden.
Her iki taraftan yaralılar bu ateşin içinde kaldılar.По обидві сторони вогню сидять два чоловічка.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Закрити кришку і зменшити вогонь.
Ormanda ateş yakmamalıyız, yakmak zorundaysak çimensiz bir alanda ateşin etrafına taş koyarak yakmalıyız.І тут нема чого соромитися… Страх, як вогонь, горить всередині тебе.
Ani bir rüzgar kapıyı açtı ve ikonostasın önünde yanan mumların ateşini söndürdü.Раптом стало зовсім темно, коли порив вітру відчинив врата церкви і загасив свічки перед іконостасом.
Fakat bu sırada İngiliz savaş gemileri topçu ateşine başladı.Проте німецькі солдати починають стріляти у борт.
Avrupa'da tüm pişirme yöntemleri ateşin kullanılmaya başlanması ile gelişti.Всі типи приготування їжі вимагали використання вогню.
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.Її особливість — вміння дихати вогнем.
Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.Vyhledává vody s písčitým či plochým a skalnatým pobřežím.
İşaret olarak Dorthonion'daki büyük işaret ateşinin yakılması olarak belirlendi.Známením pro společný útok mělo být zapálení velkého majáku v Dorthonionu.
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.Hlavním důvodem by mohl být přínos ohně.
Fakat bu sırada İngiliz savaş gemileri topçu ateşine başladı.Následně britské lodě zahájily palbu.
Muğlak başlıkları seven Martin seriye Buz ve Ateşin Şarkısı adını verdi.Martina zasazená do světa jeho ságy Píseň ledu a ohně.
Ateşin koruyucu ruhu olarak saygı gösterilir.Srdce kmene je tak chráněno před ohněm.
Ateşin parmaklığı yakması üzerine yerine demir bir parmaklık, altına da bir mumluk konuldu.Věž byla navýšena o zděné zvonicové patro, na jehož vrcholu byl zbudován ochoz, a zastřešena zděným jehlanem.
Kömür ateşinde pişirilir.Proč si zapálit uhlí pod nohama.
Böylece ocak ateşinin devamını sağlar.Vyzařuje z něj atmosféra parného srpnového dne.
Topun kalkanı mürettebatı şarapnel ve hafif düşman ateşinden koruyordu.Navíc věže chránily svou posádku před palbou nepřítele a nepřízní počasí.
1996 yılında Atlanta, Georgia'da 1996 Yaz Olimpiyatları'nda ateşini yakma onuruna vardı.V roce 1996 byl poctěn tím, že zapálil olympijský oheň na letní olympiádě v Atlantě.
Buz ve Ateşin Şarkısı karakterleri ^ Alter, Alexandra.Lumea din Cântec de gheață și foc
Bu kapları, suyla doldurarak ya da susuz olarak ateşin üzerine yerleştiriyorlardı.Ele sunt apoi puse direct în apă sau lăsate să se răcească la aer.
Avrupa'da tüm pişirme yöntemleri ateşin kullanılmaya başlanması ile gelişti.Această metodă de preparare a hranei s-a răspândit în întreaga lume odată cu descoperirea focului.
Her gelen, ateşini Dünyadan getirir» cevabını verdi.”Inima îl trăgea mai curând spre lumea care „va să vină".
Bizimkiler iki ateşin arasında kalmışlardır bile.Jimmy két tűz közé kerül.
Kömür ateşinde pişirilir.A kályhát fűtőelemek fűtik.
Bazen ateşin içinde barınır.Néha fél a sötétben.
Danielle elindeki tüfekle kamp ateşine doğru yürür.Danielle fegyvert ragad, hogy kimenjen.
Yer üstündeki bütün ruhlara dua edebilmek için ilkin ateşin ruhuna adak vermek gerekir.Tengeren evezők reménycsillaga Könyörögj érettünk.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Az eső és források istennője.
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.A vizsgálat szerint valószínűleg dohányzás miatt keletkezett a tűz.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Tuli otettiin talteen ja liekkiä pidettiin yllä.
Bir şöminede taş parçaları odun ateşinde ısıtırlır.Kuumat räjähdyskraatterista sinkoutuneet kappaleet sytyttivät metsää tuleen.
Al, ateşin rengidir.Valo on tulen väristä.
George R. R. Martin'in Buz ve Ateşin Şarkısı serisini Türkçeye çevirerek adından sıkça söz ettirmektedir.Στη σειρά βιβλίων Το Τραγούδι της Φωτιάς και του Πάγου του Τζωρτζ Ρ.Ρ. Μάρτιν γίνεται συχνά αναφορά στο ζώο.
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.Αυτό το φαινόμενο είναι χρήσιμο στην πυρόσβεση.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Den kryber med sindige bevægelser rundt i træerne og bærer sine unger på ryggen.
Buz ve Ateşin Şarkısı karakterleri ^ Alter, Alexandra.En sang om is og ild (orig.
Tabi kaç tane alev silahı olan birim var ise ateşiniz o kadar geniş alanlara ulaşır.Jo flere brannmenn som deltar i brannslukking, desto større blir skaden.
Hazırlık ateşinin ardından taarruz başlamış ve üç saat sürmüştü.Etter at været hadde bedret seg fikk de rettet den opp og drev omkring i tre uker.
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.Som smakstilsetning gir flytende røyk en smak av røyking.
Saçta odun ateşinde pişirilir.Dibakar menggunakan kayu api.
9.Yanan ateşin üzerine su dökülmesi, işenmesi.Strategi 9 Pantau api yang terbakar sepanjang sungai.
Ateşin İbrahim için bir gül bahçesine dönüştüğü rivayet edilir.Kemudian, dijelaskan juga, batu yang menjadi pijakan Nabi Ibrahim itu berasal dari Surga.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Jika sudah mendidih, matikan api dan angkat masakan.
Kömür ateşinde 8 saat gibi pişirme süresi ile yavaş yavaş pişirilen bir yemektir.Nó được thực hiện bằng cách nung nấu sữa trên lửa nhỏ cho ít nhất tám giờ.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Nhóm và quạt cho hừng lửa than.
Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi?」 15. この火獄が良いのか、それとも主を畏れる者に約束されている永遠の楽園が良いのか。
Zenginlikleri biriktirenlere cehennem ateşini vadeden Kur'an ayetleri okumuştur.彦火火出見尊(ひこほほでみのみこと) 主祭神は彦火火出見尊(山幸彦)である。
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.あなたは拷問にかけられ、火と硫黄を浴びせられる」と。
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.風などでは蝋燭が消えることが無いが、酸素を絶たれる(水没する)ようなことがあると火は消える。
Ateş yutma veya ateş yeme, ateşin ağza alınarak söndürülmesine dayanan bir gösteri.雷火による天災か神火(じんか)による人災か不明である。
Çünkü o büyük bekleyişin Düşman ateşinden kurtaracak beni.また、目から放つ強力な破壊光線で敵を攻撃する。
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.炎を用いたスタント自体が大掛かりなものだった。
Ateşin içinde olan demektir.熱と関係する。
Pişirmenin en basit yolu, yiyecekleri bir sopaya geçirip ateşin üzerinde kızartmaktır.キャンプファイヤーでの調理で最も簡易かつ一般的な方法は、食品を長い串に刺して炎の上に固定し、炙り焼きにする調理である。
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.魔物の足音を感知して炎が地中を潜り、魔物の足元で噴き上がる。
Kömür ateşinde pişirilir.ココレッチは炭火で焼かれる。
İşaret olarak Dorthonion'daki büyük işaret ateşinin yakılması olarak belirlendi.決起の合図はドルソニオンの大狼煙であった。
Ateşin yılıydı.火災の年表
Fakat bu sırada İngiliz savaş gemileri topçu ateşine başladı.それに続いてイギリス海軍の戦隊全てが砲撃を開始した。